BEN BU GÖRÜNTÜLERI ILK DEFA GÖRÜYORUM…
VATANDAŞ EKREM İMAMOĞLU’NU BEYLIKDÜZÜ BELEDIYE BAŞKANI IKEN SOKAKTA RESMEN DOĞRAMIŞLAR…
REZIL ETMIŞLER REZIL… LÜTFEN IZLEYIN…
“Tepki üzerine bu reklamı kaldırdılar. Fakat bu algının iliklerimize kadar bize nasıl sirayet ettiğini iyi anlamamız gerekiyor.”
Burada ilk dikkat çeken şey, meselenin yüzeyde bir reklam tartışması olmadığı vurgusu. Reklamın kaldırılması, görünürde bir “düzeltme” gibi dursa da, benim işaret etmek isteğim esas problem algının kendisi. Yani tekil bir içerikten ziyade, uzun süredir inşa edilen ve artık fark edilmeden içselleştirilen bir zihniyet. Bu, modern kültürde sıkça görülen bir durumdur: Tepkiler spesifik olaylara yönelir, fakat o olayı mümkün kılan düşünce sistemi sorgulanmadan kalır.
“Geciktirilmiş anne sendromuyla kedi köpeğe annelik yapmayı sanki marifetmiş gibi zanneden sözüm ona modern toplum maalesef çocuk konusunda aynı hassasiyeti göstermiyor.”
Birincisi “geciktirilmiş anne sendromu” ifademle, anneliğin ertelenmesinin bir psikolojik ve toplumsal durum olduğunu anlatıyorum. İkincisi ise, bu ertelenmenin alternatif bir yönelime dönüşmesi hayvanlara yönelen bakım ve şefkatin, çocuklara yönelmesi gereken duygunun yerini alması. Burada “marifetmiş gibi sunulma” ifadem kritik; çünkü mesele yalnızca bireysel tercih değil, bu tercihin kültürel olarak teşvik edilmesi.
“2035 yılına kadar konuşulacak, kadınların konuşacağı dört konudan bahsetmiştim… Bir, kedi köpek maması. İki, antidepresan. Üç, yalnızlık. Dört, Netflix.”
Bu dört başlık aslında bir yaşam tarzı tasviri sunuyor.
“Kedi köpek maması” → bakımın yön değiştirmesi
“Antidepresan” → artan psikolojik yük
“Yalnızlık” → sosyal bağların zayıflaması
“Netflix” → pasif tüketimle doldurulan zaman
Bu dört unsur birlikte okunduğunda, benim çizdiğim tablo bireyin yalnızlaştığı, duygusal ihtiyaçlarını dolaylı yollarla karşıladığı ve gerçek bağlar yerine daha kontrol edilebilir alanlara yöneldiği bir yaşam biçimine işaret ediyor.
“Yani bize yalnızlığı, kedi köpek bakmayı marifetmiş gibi sunan ama çocuk bakmayı, anne olmayı sanki yükmüş gibi anlatan bir çağa denk geldik maalesef.”
Özellikle “anne olmanın yük gibi anlatılması” ifadem, anneliğin değer kaybına uğradığına dair güçlü bir iddia içeriyor.
“Ve geciktirilmiş anne sendromuyla annelik duygusunu yaşayamayan kadınlar da günümüzde… hastalıkların nasıl arttığını göremiyorlar ama bunu da anlatmıyorlar.”
Burada ise biyolojik, psikolojik ve toplumsal sonuçlar arasında bir bağ kuruyorum. Annelik deneyiminin yaşanmaması ile bazı sağlık sorunlarının artışı arasında ilişki olduğu artık çok net gözüküyor. Aynı zamanda bu durumun “anlatılmaması” bir tür görünmezlik ya da bastırılma olduğu düşüncesi ben de öne çıkıyor...
Ez cümle: Kedi köpeğe "annem" diye seslenilmez "aşkım" denilmez çocuk yerine konulmaz. Aile olmanın önündeki engeller ve sorunlar çözülmezse 2050 yılına kadar üremenin duracağı aşikar...Ben yıllardır bu gerçeği anlatmaya devam ediyorum edeceğim de...
Şimdilik bu kadar yeter...
ÇAĞRI
Bu film çekilmesin diye her şey denendi.
Yönetmen Mustafa Akkad'ın en büyük hayali İslam'ın doğuşunu tüm dünyaya anlatmaktı. Yıllarca finansman için kapı kapı dolaştı ama kimse ona inanmadı. Sonunda Fas çöllerinde 300 kişilik ekibiyle aylarca uğraşarak Mekke'yi sıfırdan inşa ettiler.
Tam çekimler başlayacakken Fas kralından "15 gün içinde ülkeyi terk edin" mesajı geldi. Böylelikle Mustafa Akkad tek başına kaldı ve son çağrı olarak Libya lideri Kaddafi'den yardım istedi. Kaddafi ona "Hz Muhammed'in hikayesini anlatan bir film sahipsiz kalamaz. Ekibini de al çöl ise çöl, para ise para." diyerek tüm imkanları sundu. Hatta Libya ordusundan binlerce askeri figür olarak gönderdiği de rivayet ediliyor.
Film gösterime girdiğinde ise Hollywood tarihinin en gergin gecelerinden biri yaşandı. Film galası basıldı ve insanlar rehin alındı. Galayı basanlar Anthony Queen'in Hz Muhammed'i oynadığına inanıyordu. Oysa ki sinema tarihinde bir ilke imza atılmış, başrolün gölgesi bile filmde gözükmemişti.
İşte tüm bu engellemelere rağmen Çağrı filmi tüm dünyada izlendi ve milyonları etkiledi. Ama kaderin en acı cilvesi ise İslam'ı dünyaya anlatan Akkad, İslam adı altında yapılan bir siyonist terör saldırısında hayatını kaybetti.
ŞAKA GİBİ ..
Barajlar YAP
Tüneller YAP
Köprüler YAP
Metrolar YAP
Limanlar YAP
Marmaray YAP
Statyumlar YAP
Tersaneler YAP
Hızlı Trenler YAP
Havaalanları YAP
Milli silahlar YAP
Üniversiteler YAP
Nükleer santral YAP
Milli Helikopter YAP
Adliye sarayları YAP
Bölünmüş yollar YAP
Taksim'e cami YAP
Tiyatro Sahneleri YAP
Şehir hastaneleri YAP
Dar gelirliye konut YAP
İnsansız hava aracı YAP
Başörtüsünü serbest YAP
Geri dönüşüm tesisleri YAP
Boğazın altına tüp geçit YAP
Sismik Araştırma Gemisi YAP
Kanser Tarama Merkezleri YAP
Hastane sayısını ARTIR
Ambulans sayısını ARTIR
MR Cihazı sayısını ARTIR
Tomografi sayısını ARTIR
Diyaliz Cihazı sayısını ARTIR
Orman alnının ARTIR
Milli park sayısını ARTIR
Yeşil Alan miktarını ARTIR
Temiz Plaj sayısını ARTIR
Açılan İşyeri Sayısını ARTIR
Turist sayısını ARTIR
Öğrenci sayısını ARTIR
Öğrenci Burslarını ARTIR
Doğalgazlı il sayısını ARTIR
Suya ulaşan insan sayısını ARTIR
Tarımsal üretimi ARTIR
Okullaşma Oranını ARTIR
Çiftçiye Destekleri ARTIR
Halka Sosyal Destekleri ARTIR
Şehit Ve Gazilere Desteği ARTIR
Eğitim ve Sağlıkta Düzenlemeyi ARTIR
Türkiyenin ilk Tohum GEN Bankasını AÇ
Türkiyenin ilk Milli Botanik Bahçesini AÇ
AYASOFYA yi AÇ
Faizleri DÜŞÜR
Kamu Borcunu DÜŞÜR
İMF ye Borcu YOK ET
Hava Kirliliğini YOK ET
Çöp Sorununu YOK ET
Trafik Canavarını YOK ET
Katsayı Zulmünü YOK ET
Kitaplari ücretsiz DAĞIT
Öğrenciye Süt DAĞIT
Öğrenciye Tablet DAĞIT
Okullara Bilgisayar DAĞIT
Okullara Akıllı Tahta DAĞIT.
Üniversite Harçlarını KALDIR.
Binlerce Tarihi Eserimizi Yurda GETİR
Binlerce Tarihi Yapıyı RESTORE ET
Paradan 6 sıfır AT
Terörle Mücadele ini YAP
Sınır dışı operasyon YAP
DAHA NELER NELER YAP
SONRA BİRİLERİ ÇIKSIN
SİZ NE YAPTINIZ DESİN,
GERÇEKTEN ŞAKA GİBİ !!!🙄
Batı camileri yıkarken biz burada kiliseleri tamir ediyoruz çünkü korkumuz yok, biz kendimize güveniyoruz.
Biz devletlerden bir devlet, milletlerden bir millet değiliz.
Biz inancımızla, kimliğimizle, ideallerimizle üç kıta yedi iklimde düzen kurmuş Türk milletiyiz.
Sultan 2. Abdülhamid Avustralya Müslümanlarına da el uzatmış.
Muhterem İçişleri Bakanımız @mustafaciftcitr bey bir hatırasından yola çıkarak önemli bir tespitler bulunuyor.
🗣️İspanya Başbakanı Pedro Sánchez:
“İspanya, tarihin doğru tarafında durmaktadır.”
“Gazze’de yaşananlar bir soykırımdır.”
“Hanımefendiler, beyefendiler… Benimle birlikte söyleyin: Bu bir soykırımdır!”