İmara açılması karşılığı yüzde 25 verilen şirket; İngiliz Virgin Adaları merkezli RE International Invest Limited’e bağlı Diro Gayrimenkul. Bu şirket kimin olabilir?
Beykoz operasyonunun nedeni bu imar arazisi olabilir mi?
@finansalozgur94 İran Savaşı’nı eline ayağına dolaştırmış ve madara olmuş lafta bir dünya lideri, borç batağına saplanmış bir ekonomi.Amerika için acı son yaklaşıyor, bu arada büyük ekonomilerin hepsi etkilenecek önümüzdeki 5-10 senelik süreç karanlık olacak, altına dayalı rezerv para kaçınılmaz
Dünya kupası maçlarında ne olur bilmem ama Türkiye ve Arjantin arasındaki enflasyon müsabakası epey çekişmeli gidiyor. An itibarıyla Türkiye öne geçti.
Bugün “siyasetten zenginleşmeyi kaldıracağız” diyen AKP’li Gürsel Tekin ile ilgili gazeteci Serdar Akinan’ın bu videosunu hayretle dinledim:
“— Gürsel Tekin, Kars Ardahan'dan geldi. 18 yaşında Kadıköy'de çaycı olarak başladı. Garsonluk yaptı.
— 286 daire, 9 tripleks villa, 7 tane benzin istasyonu, 11 temizlik şirketin var senin. Zenginliğe bakar mısınız?”
Şimdi o zaman hep beraber sormak zorundayız. Çaycılıktan gelip bu kadar zenginleştiğin doğru mu?
1. ve 2. derece yakınlarının üzerine kayıtlı mallarını açıklayacak mısın?
Neden AKP’nin kararıyla kayyum koltuğuna oturmayı kabul ettiniz?
Siyasetçi olarak millete çamur atmadan önce tüm bu sorulara cevap vermek zorundasınız!
Hazır mısınız? Hazır mıyız? İşte Geleceğe Dair Öngörülerim:
1) Dünyada gelir dağılımı şu an bozuk, ancak çok ama çok daha bozulacak.
2) Dünya nüfusunun %1’i ulaşılamayacak seviyede zengin ve güçlü olacak.
3) Biyoteknoloji alanında akla hayale gelmeyecek gelişmeler yaşanacak.
4) Bugüne dek çözülemeyen birçok hastalık, matematik problemi ve kronik sorun arka arkaya çözülecek.
5) Bilimsel çalışmalar "eksponansiyel" (üstel) faza geçecek. Gelişme hızı baş döndürecek.
6) Çok az sayıda ülke, diğerleri ile arayı bir daha kapanmamak üzere açacak.
7) Eğitim sistemi bildiğimiz haliyle kalmayacak. Kökten değişimler olacak ve ezberci sistemler içe doğru çökecek.
8) 2035-2045 yılları ile beraber (bazı insanların!) ömrü hayal edilemeyecek kadar uzayacak.
9) Enerji üretiminde devrim niteliğinde gelişmeler olacak.
10) Yapay zekayı kullanmayan gruplar kademeli ve yavaş bir şekilde elenecek.
11) İnsan vücudu ile mekanik ve robotik bileşenler birleşecek.
12) Uzay çalışmaları daha önceden hayal edilemeyecek bir ivmeyle ilerleyecek.
13) İnanç ve yönetim sistemleri derinden sarsılacak.
14) Yapay zeka önce işsizliğe yol açmak yerine, mevcut işlerde bir "ÇARPAN" görevi görecek. Ancak son aşamaya doğru bazı meslekler tamamen silinecek.
15) Muazzam bir verimlilik artışı yaşanacak. Bazı ülkelerin Milli Gelirlerindeki artış hızlanacak.
16) Yıllar sonra bazılarının rüyaları gerçekleşecek: "Dijital Sosyalizm", toplumun %99’u için Minimum Yaşam Parası (Evrensel Temel Gelir) ile hayata geçecek.
17) Ancak toplumun çok küçük bir kısmı muazzam bir güç ve zenginliğe ulaşıp geri kalanlardan tamamen kopacak.
18) Bazı insanların ömrü ciddi şekilde uzadığında doğum oranları daha da düşecek. Bu düşüş, verimli ekonomi kuramayan; yani büyümek için sadece "kuru insana" ihtiyaç duyan ülkelerin ekonomik çöküşünü hızlandıracak.
19) Binlerce yıl sonrasında ise geride kalan insanlık, gerçeğinden ayırt edilemeyecek bilgisayar simülasyonları ile bizzat atalarının simülasyonunu yapacak.
Hazır mısınız? Hazır m��yız?
Evet Sayın AKİT mensupları soruyorum sizlere;
İBB davasında sahte faturalarla ve kaçak dökümden gelen paraları akladığı iddia edilen, etkin pişmanlıktan yararlanan Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinden seçimlerden sadece 2 ay önce hangi sponsorluk için 5 Milyon 700 bin TL aldınız?
Kalemini namus bilen gazeteciler öyle miş,müş diye yalan haber yapmaz.Bak böyle ortaya belge koyar .
30.01.2024 tarihli e-faturada; “Kuzey İstanbul Modern İnşaat A.Ş.” tarafından, “AKİT TV SPONSORLUK HİZMETİ” açıklamasıyla, AKİT TV’ye 5 milyon 700 bin TL ödeme yapıldığı açıkça görülüyor.
Madem bu kadar büyük bir sponsorluk anlaşması yapıldı;
Hangi program için? Hangi organizasyon için?Hangi yayın karşılığında?
Kamuoyuna açıklayın.
First they sell the gold; then the "gold-based" bonds
Turkish Treasury Sells Gold-Based Bond, Sukuk
Treasury says 7,943 kilogram gold for gold bond and 12,438 kilogram gold for lease certificates collected on May 18 from institutional investors with settlement date of May 20
📍VE TUTUKLANDI!
Başlığı okuyunca suçlu, kriminal biri sandınız di mi? O halde dikkatle okuyun:
— AKP Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş'ın 12. sınıfta okuyan oğlunun okula silahla geldiği, silahı okul arkadaşlarına doğrultarak fotoğraf çektirdiği iddia edildi.
— Bu iddiayı haberleştiren yerel gazeteci Yelis Ayaz hakkında halkı yanıltıcı bilgiyi yaymak suçlamasıyla soruşturma açıldı, apar topar gözaltına alındı.
— Ancak gazeteci, 4 öğrencinin durumu CİMER'e şikayet ettikleri ortaya çıkarttı ve CİMER şikayetleri savcılık dosyasına sunuldu!
— Peki ne mi oldu? Öğrencilerin CİMER şikayetleri dosyaya sunulmasına rağmen Gazeteci Yelis Ayaz az önce “yalan bilgi yaymaktan” tutuklanarak cezaevine gönderildi! (Aydın Post-Etkili Haber)
Yani şahıs gözaltına alınacağına, olayı haber yapan gazeteci Yelis Ayaz tutuklanmış! Yelis hanımı soğuk betonlarda yalnız mı bırakacağız?
Bu yanlıştan dönülmeli, Yelis Ayaz derhal serbest bırakılmalı!
Ne güzel dünya lan!
Asgari ücret %16 hedefine göre belirlendi.
Memur maaşı %16 hedefine göre verildi.
Kiralar, vergi dilimleri, faturalar hepsi %16'ya endeksli!
Merkez Bankası bugün hedefi hop %24 yaptı.
Hedef hop diye değişti, Maaşlar hop diye değişmedi.
Eee ne olacak şimdi?
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan yani 1923-2002 arası 80 senede verilen maden arama izni yaklaşık 1186 adet fakat AKP yönetimindeki 25 senede (2002-2027) verilen izin sayısı 386.000…. Madenlerimizin peşkeş çekilmesini #sindiremiyorum#radyodakiadam#kafaradyo
Dolar kurunu baskılayınca, artık ilkokul öğretmen maaşlarında TOP10 ülke arasındayız :) gerçekten öyle bolluk içinde olduğunu düşünen varsa sıkıntı yok bence..
yada '' dolar kuru kaç tl olmalı ? '' diyenler buradan ülke seçsinler kıyaslasınlar mesela
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?