“Kim Allah'tan daha güzel renk verebilir...” (Bakara/ 138)
Dışardan şekilsiz ve anlamsız görünen milyonlarca yıllık taşı incelemek amacıyla ortadan ikiye ayıran arkeologlar, olağanüstü bir tabloyla karşılaştı.
Bu kaydırmalı izlemeler insanın kalb-nefis kuvvetini bozmak için geliştirilmiştir. Her insanın nefsinin ve kalbinin nazarının kesâfetinin bir kuvveti vardır. Bir insan sabah seher vakti bir mum yaksa mumun ışığına 20 dakika kesintisiz odaklansa 1 ay sonra söylediği sözler daha+
💥 Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinde neler yaptığı anlatıldı:
“Uzun zamandır içerde neler yaptığımı merak ediyordu herkes. Ben de dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. Sesimi yapay zeka ile duyurabiliyorum.
Bu yazı Ramazan öncesi yazıldı şimdi yayınlanabiliyor. Kahvaltımı sahur gibi düşünebilirsiniz.”
Günlük rutini
• Sabah ilk duyduğu ses avlunun demir kapısının sert kilit açılışı oluyor; gardiyanlarla selamlaşarak güne başlıyor.
• Biraz esneme ve hafif hareketlerle güne devam ediyor, ardından kahvaltısını hazırlayıp çayını içerek haberleri kısa bir bakışla takip ediyor.
• Avukatı geldiğinde günlük ziyaretçi programını gözden geçirip görüşme notlarını ve çalışma raporlarını toparlıyor.
• Günlük rutinini avulada 15–20 dakika yürüyüş ile tamamlıyor.
• Spor için sabahı beklemiyor; gün içinde mat üstünde ya da pencere demirlerine dönük şekilde yarı şınav, bacak, bel, boyun, omuz hareketleri yapıyor ve günde 2–3 tur yürümeye çalışıyor.
• Haftada bir açık sahada tek başına futbol topuyla yürüyüş/koşu yapıyor.
• Hapishanede kapalı alan 12 m², açık alan 24 m² büyüklüğünde olduğunu belirtiyor.
Yediği yemekler
• Yemek seçme huyu olmadığını söylüyor; kahvaltısını çeşitlendirmeye çalışıyor: peynir, zeytin, çay, haşlanmış yumurta, bazı günler bal ve az zeytinyağıyla bir dilim ekmek.
• Elektrikli su ısıtıcısı üzerinde kavurma veya ton balıklı salata yaparak sofrayı renklendirmeye çalıştığını aktarıyor.
• Ayda bir de olsa tüm tutuklular için balık öğünü verilmesini önerdiğini belirtiyor.
Okuduğu kitaplar
• Birden fazla kitabı aynı anda okuduğunu ifade ediyor:
• Ayn Rand – Yaşamak İstiyorum
• Ahmet Ümit – Patasana
• Ayşe Kulin – Veda
• Akşam 22.00–24.00 arası romanlara zaman ayırıyor.
• Gün içinde ayrıca Bilsay Kuruç – Mustafa Kemal Döneminde Ekonomi kitabını okuyor ve tavsiye ediyor.
• Okumaya devam ettiği diğer kitaplar arasında Tanıl Bora – Cereyanlar ve Timur Kuran – Ertelenen Özgürlükler bulunuyor.
• Nutuk’u üçüncü kez okuduğunu ve bu kez çokça not aldığını söylüyor.
Bir kadın, kocası kayınvalidesine para gönderdiği için tartıştıklarını anlattı:
���Her ay maaşını aldığında annesine 100, 200, 300 TL atıyordu zaten.
Bu ay annesi eşimi arayıp ‘Bana bundan sonra 800 TL at’ demiş.
Duyunca çok sinirlendim izin vermedim. Benim iki çocuğum var onlara birikim yapamıyorum.
‘Her ay o 800 TL’yi alıp kumbaraya atacağım’ dediğim için de çok büyük kavga ettik.”
Dün bir paylaşıma denk geldim, aklıma geldikçe gülüyorum. Şöyle bir şeydi:
“Bir arkadaşım çağdaş sanat müzesinde çalışıyor.
Temizlik görevlisi her gün elinde bir şeyle gelip soruyormuş: ‘Bu sanat mı, yoksa atayım mı?’ diye.”
Kâbe'yi ilk olarak Hz Adem inşaa etmiştir. Zamanla türlü sebeplerle temellerine kadar yıkılmış olan Kâbe'yi Hz İbrahim ve oğlu İsmail tekrar inşaa etmiştir. Allah onlara, İnsanları hacca davet etmelerini emretmiştir.
Mekke'deki Kabe Allah'ın evi değildir.
Allah kişi değildir ki evi olsun.
O ev Hz. İbrahim'in Hacer ile ondan doğan İsmail için yaptığı evdir.
Hiçbir kutsallığı yoktur.
Peki, Hacer kimdir?
İslam'i kaynaklarda ismi geçen Mısırlı kadındır.
Çocuğu olmayan Sare tarafından
Ayrıca böyle evleri olan köylülerin bazılarının imkanları olduğu halde kendi tercihleri oluyor. Biz hayvancılık yapıyoruz bize daha ötesi iyi gelmez der bir çoğu. Tabi birde alışkanlıklar..