Konser ve festival adı altında düzenlenen etkinlikler, yolsuzluk kalemlerinden biridir.
Bu, Şile Belediyesi'ne veya muhalefet-iktidar belediyelerine özgü de değildir.
Nerede kamu kaynaklarıyla düzenlenen bir konser, festival varsa orada çalınan kaynaklarımız vardır.
Çocuktan vazgeçmeyi kimden öğrendi bu toplum diye sormaya gerek yok. Narsizm kıvamında egoyu, enaniyeti, bencilliği kimden öğrendiyse ondan aldı.
Çocuğu zahmet olarak görmeyi kim üfledi kulağına. Bananeciliği, bahaneciliği kim üflediyse ona kapıldı.
Nereye bu gidiş?
https://t.co/fPEfC0Reiv
Bugün Kozluk’ta güzel bir birlikteliğe şahitlik ettik.
Katılım sağlayan, duaları ve samimiyetleriyle bizleri yalnız bırakmayan tüm hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyorum.
Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.
Amerikancıya bak
İspanya'nın 300 yıl önceki sömürgeciliği bahsini açarak İspanya'yı karalamaya çalışıyor
Biz 300 yıl öncesinin sömürgeci İspanya'nı değil; Avrupa'da Filistini destekleyen tek devlet olan bu çağın İspanyasını destekledik
Siz ise bugünün sömürgecisinden yanasınız
Değerli meslektaşlarım!
EYS eczacı yerleştirme sonuçları, yeni mezun genç eczacılarımızın yaşadığı mağduriyeti bir kez daha gözler önüne serdi.
Gençlerimiz zorunlu yardımcı eczacılık yapacak yer dahi bulamazken; 6-10 milyon TL'yi bulan astronomik ruhsat devir bedelleri mesleğe bağımsız olarak başlamayı imkânsız kılıyor
Mesleğimizin kanayan yarasına merhem olması adına acilen şu adımlar hayata geçirilmesi lazım
EYS başvurularında puan sistemi yerine yeni mezunların atanmasını sağlayacak adil bir sistem kurulmalı, yeni mezunların mağdur olmayacağı bir atama modeli oluşturulmalıdır.
Hastanelerdeki eczacı kadrosu zorunluluğu standardı 50 yataktan 25 yatağa düşürülmelidir.
Nüfusu 100.000'in altında olan İlçe Sağlık Müdürlüklerine de eczacı alımı yapılmalıdır.
5 ve üzeri aile hekiminin hizmet verdiği Aile Sağlığı Merkezlerine eczacı kadrosu şartı getirilmelidir.
Üniversite kontenjanları, özel sektör ve kamu alanındaki toplam eczacı istihdamı kapasitesine yetecek şekilde azaltılmalıdır.
Karma Eğitim ile ilgili sunmuş olduğumuz kanun teklifine kamuoyu, çok ciddi bir destek verdi.
Bunun sebebi, konuyla ilgili çok büyük bir dip dalganın olmasıdır.
Fakat bir gerçekliğe dikkat çekmek istiyorum.
Bu destek ve velilerimizin talepleri, saman alevi gibi bir anda parlayıp sönmemelidir.
Kamuoyu, bu kanun teklifinin peşine düşmelidir ve hayata geçene kadar da takibini sürdürmelidir.
Zira bürokrasi, ısrarlı takip ve kamuoyu baskısıyla hareket etmektedir.
Hiç kimse bize bu hakkı vermeyecek, ancak biz alabiliriz.
İslami camialar, STK'lar, kanaat önderleri, hassasiyet sahibi siyasetçiler, bu konuda gerçekten dertli olanlar kamuoyu önünde, bireysel görüşmelerde vatandaşın bu talebini dile getirmeli, eylemler düzenlemelidir.
Bu mesele, yabana atılabilecek, sümen altı edilebilecek bir konu değildir. Söz konusu olan evlatlarımızdır, onların sağlıklı bir eğitim öğretim sürecinden geçmeleridir.
Madem bu mesele, TBMM'den talep edilebilecek bir noktaya ulaştı, o zaman hep birlikte en gür sesimizle sahip çıkalım.
Bu, HÜDA PAR'ın kazanımı olmayacak, Müslümanların kazanımı olacaktır.
KARMA OLAMAYAN EĞİTİM ve SADECE KADIN PERSONELDEN OLUŞAN HASTANELER konusundaki tekliflerimiz kamuoyu anketine sunulsa, vatandaşlarımızın bu haklı talebi ne derece desteklediği açıkça görülecektir.
Çocuğu için karma olmayan eğitimi tercih eden ailelerimizin ve yalnızca kadın hekim ile personellerin görev yaptığı hastaneleri talep eden kadınlarımızın bu haklı beklentisi mutlaka karşılanmalıdır.
6 Şubat depremlerinde kumarbaz hırsız arsızlar telefon başında kameralara piar yapıp çeplerini doldururken..
Ayağının engeline rağmen "Gerekirse bir ayağımı daha feda ederim." diyebilen bu mütebessim çehreli iyilik hareketleri gece gündüz depremzedelere hizmet ediyordu.
#deprem