FETÖ kumpaslarını desteklemek veya sessiz kalmak, 2010 Referandumunda evet ya da "yetmez ama evet" demek, 2017'de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini kabul etmek veyahut mühürsüz oyların geçerli sayılmasına ses çıkarmamak neyse bugün de Çerçeve Yasayı kabul etmek ile karnından konuşarak ya da şekil şartlarla uğraşır görünerek esasa itiraz etmemek odur. Bunları hiç unutma ve affetme Türk milleti...
Şu meselenin o kadar çok boyutu var ki sadece kısa bir özet geçelim.
1. Çin ve Hindistan dönüşüm oranı düşük çöp ithalatını yasakladı
2. Bu Avrupa için bir yıkımdı. Onca işe yaramaz çöpü nereye göndereceklerdi
3. O da ne bir anda Türkiye’de bu çöpleri alana teşvik kararı çıktı.
4. Türkiye’ye gelen çöp miktarı yıllar içinde bir anda yüzlerce kat arttı
5. Bu çöpler o kadar değersizdi ki alan iktidar yanlısı geri dönüşümcüler bunları özellikle Adana bölgesinde dağa taşa dökmeye başladı
6.Bazıları nakliye parasından kurtulmak için biriktirip biriktirip yaktı (bakınız @geridonusyangin hesabı. Bu yangınlar hep gece çıkar, kimse yaralanmaz ve ne tesadüf ki sadece depolama alanı yanar)
7. BBC bile Adana dağlarında sadece İngiltere’de satılan bazı ürünlerin atıklarından belgesel yaptı
8. 2-3 yıl önce bu iş iyice ayyuka çıkınca kısmen yasaklandı
9. Ancak yasa lobi faaliyetleriyle geri çekildi
Sonuç Afrika’nın Çin’in Hindistan’ın bile kabul etmediği artıklar Türkiye’ye geliyor. İngiltere çöpünün misal %70’i Türkiye’de
Dağlar çöp doldu, tesisler yanmaya doymadı ama durun denizler var dök gitsin aşamasına geldi.
Büyük ülkeymiş İHA’ymış Siha’ymış Trump’ın arkasına dizilen 150 beygirmiş
Büyük ülke dediğiniz çöp ülke.
Yargısı çöp basını çöp demokrasisi çöp olanı mecazi bırakmazlar denizi toprağı da çöp olur.
Hem de kamu teşviğiyle. Hani emekliye yok işçiye yok öğrenciye yok ama Avrupa’nın çöpünü toplayan vahşi sermayedarlara var!
"Çerçeve Yasa" işte böyle geldi...
Herşey gözümüzün önünde, hatta "gözümüze sokarak" yapıldı.
Lütfen 2006'lardan sonraki süreci, bilhassa kumpas davaları iyi hatırlayın!
1- Çerçeve yasa için, içeriği bilinmeyen bir belgeye atılan imza, iradenin değil teslimiyetin mürekkebiyle atılır ancak demiştik.
Milletvekili, kalemini kiraya vermemelidir. Vekil, görevini dikkat ve özenle yerine getirmedikçe azledilir!
Anayasamızın 7. Maddesine göre yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez. Kamuoyu ve dahi Türk hukukçuları olarak biz dahi içeriğini bilmezken anılan kanun teklifinin terörist başı öcalandan onay alındıktan sonra Gazi Meclisimize getirildiğine dair iddialar, sözde yasa teklifini şimdiden hukuken sakatlamıştır.
2-Kanunun adı:
“Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi.”
Ancak maddelerine baktığınızda;
“Soruşturma ve kovuşturmalar… ertelenir.”
“Cezalarının infazı… ertelenir.”
“Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılır.”
Başlık “millî dayanışma”, içerik ise PKK'lı teröristlere yönelik yargılama, ceza ve infaz ertelemeleridir.
3- Teklif yalnızca PKK/KCK’yı kapsıyor.
Buna rağmen gerekçede;
“Silahlı yapıların ortadan kaldırılması”
ifadesi tercih edilmiş.
Türkiye'de tek silahlı terör örgütü PKK mı?
Deaş, Hizbullah, DHKP-C, FETÖ/PDY, MLKP, TİKKO, bunlar da silahlı terör örgütü değil mi?
4-Gerekçede;
“Barış ve kardeşliğin güçlendirilmesi”
deniliyor.
Ancak teklifin maddeleri PKK'lı teröristler için soruşturmayı durduruyor, davaları erteliyor, infazı durduruyor, sonunda cezayı infaz edilmiş sayıyor.
Bu nedenle teklifi okuyan herkes şu soruyu sormalıdır:
Bu gerçekten bir “toplumsal bütünleşme” kanunu mu, yoksa PKK'lı teröristlere yönelik özel bir af mı?
5- Teklifte şu ifade yer alıyor:
“Ortak vatandaşlık…”
Basın'da Türk vatandaşlığını tartışmalara açıp sonra içinde bir kez dahi Türk veya Türk Milleti ifadesi geçmeyen bir kanun teklifinde " Ortak vatandaşlık " gibi ucube bir ifadenin Türk Milletinin menfaatine kullanılmadığının hepimiz farkındayız.
6-Bir başka dikkat çekici hüküm:
“Milli Güvenlik Kurulu Kararının… yayımlanmasını müteakip…”
Yani soruşturma, kovuşturma ve infaz rejimini değiştiren süreç, yürütmenin tespit ve kararına bağlanıyor.
Anayasa’nın 9. maddesi açıktır:
Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.
7- Teklifte ayrıca;
“Kurul tarafından değerlendirilir.”
“Kurul tarafından talep edilir.”
“Kurulun gerekli görmesi halinde…”
ifadeleri sıkça kullanılıyor.
Yürütme içinde oluşturulan bir Kurulun, ceza yargılamasının geleceğinde bu ölçüde belirleyici hâle getirilmesi kuvvetler ayrılığı ilkesinin rafa kaldırılması demektir.
Ayrıca Anayasamızın 138. Maddesine göre Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Kurulun taleplerini reddedecek Hakim ve Cumhuriyet Savcısının başına idareten ve siyaseten neler gelebileceğini öngörmek kolay.
8- Gerekçede,
“Kırk yılı aşan mücadele birikimi…”
ifadesi kullanılıyor.
Bu ifadeyi kabul etmiyoruz.
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Emniyet Teşkilatımızın, Jandarmamızın, korucularımızın, gazilerimizin ve aziz şehitlerimizin, Türk Milletinin kırk yılı aşan PKK mücadelesini başarısızlık iması taşıyabilecek bir dille anlatmayı kabul etmiyoruz. Ayrıca Türk ordusunun birikimi milattan önceye dayalı bir birikimdir!
9- Tarih, yıllar boyu Türk Milletini teslim alamayanların hezimetini yazmıştır.
Sevr'e karşı Türk Milletinin duruşundan ders almayanları uyarıyorum!
10- Cezaevinden çıkacak bir avuç PKK'lı teröristin Kürtlere ne faydası olacak? Bu teröristlerin kürtlere sağlayabileceği faydayı milletvekilleri veya hükümet sağlayamıyor mu?
Kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak anılan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Türk milletine yarar sağlayacağını düşünüyor musunuz?
NOT: Katılımı artırabilmek adına lütfen anketi paylaşınız.
Şimdi Erzurum’un altı milletvekiline ayrı ayrı soruyorum:
Sayın Selami Altınok,
Yıllarca devletin en önemli güvenlik makamlarında görev yaptınız. İçişleri Bakanlığı ve emniyet teşkilatı tecrübeniz var. Terör örgütünü kuranların, yönetenlerin ve finanse edenlerin cezalarının ertelenmesine imza atarken güvenlik geçmişiniz size ne söyledi?
Erzurumluya açıkça anlatır mısınız: Örgüt yöneticiliği yapan bir kişinin cezasının on yıl ertelenmesi ve sonunda infaz edilmiş sayılabilmesi adalet midir?
Sayın Mehmet Emin Öz,
Erzurum’un köylerini, ilçelerini, şehit ailelerini tanıyorsunuz. Bu insanların yüzüne bakarak bu imzanın ne anlama geldiğini anlatabilecek misiniz?
Örgüte bilerek yardım edenlerin, propaganda yapanların ve terörü finanse edenlerin de bu düzenlemeden yararlanabilmesi vicdanınıza sığıyor mu?
Sayın Fatma Öncü,
Bir kadın ve bir anne olarak şehit annelerinin yıllardır taşıdığı acıyı elbette biliyorsunuz. Bu düzenleme hazırlanırken şehit annelerine soruldu mu? Gazilerin görüşü alındı mı?
Erzurum’un analarına “Bu imzayı neden attım” diye açıkça anlatmaya hazır mısınız?
Sayın Abdurrahim Fırat,
Bu teklif, yalnızca soruşturma ve cezaların ertelenmesini öngörmüyor. Belirli şartlarda dosyaların düşmesine ve cezaların infaz edilmiş sayılmasına da kapı açıyor.
Siz bu sonucu bilerek mi imza attınız? Erzurumlu adına attığınız bu imzanın her maddesini okuyup değerlendirdiniz mi?
Sayın Kamil Aydın,
Mensubu olduğunuz siyasi gelenek yıllarca “terörle müzakere değil, mücadele edilir” dedi. Bugün örgüt yöneticilerine, üyelerine, yardımcılarına ve finansörlerine yönelik böylesine geniş bir düzenlemeye neden imza attınız?
Dün söylenenlerle bugün atılan imza arasındaki farkı Erzurumlu ülkücülere nasıl anlatacaksınız?
Sayın Meral Danış Beştaş,
Siz de Erzurum milletvekilisiniz. Bu teklifin örgütün bütün silahlı ve siyasi uzantılarını gerçekten ve kesin biçimde tasfiye edeceğine dair elinizde hangi somut güvence var?
Silahların nerede, kim tarafından ve ne kadar teslim edildiği halka açıklanacak mı? Örgütün başka bir isim altında devam etmediğini kim, nasıl denetleyecek?
Kimse bizden, söz konusu vatan ve şehitlerimizin emaneti olduğunda susmamızı beklemesin. Terörün bitmesini hepimiz isteriz; ancak terörün bitmesi başka, terör suçlarının cezasız bırakılması başkadır.
Şimdi takdir de hüküm de Erzurumlu hemşehrilerimizindir.
Bu altı imza Erzurum’un iradesini gerçekten temsil ediyor mu? Şehitlerimizin hatırasına, gazilerimizin fedakârlığına ve milletimizin adalet duygusuna sığıyor mu?
Ben sorumu sordum, sözümü söyledim.
Gerisini Erzurum’un vicdanına bırakıyorum.
@Selami__Altinok@ozmehmetemin@avfatmaoncu@AbdurrahimFIRAT@kamilaydinmhp@meraldanis
Yeni Parti, eğer bu yasaya destek verirse kendi çöküş fermanını da imzalamış olur! Onu iktidar yapacak olan etnikçiliği benimsemesi değil; ‘vatandaşı kökenine bakmaksızın kanun ve fırsatlar önünde eşit kılmayı’ amaç edinen ulus devleti kararlı şekilde savunması olacaktır!
Bu bir seçim haritası değil. Kara düzenin resmi!
* 2022'den beri olan operasyonlarda karşımıza çıkan pek çok çete, paranın büyük kısmını tek bir ağda aklıyormuş.
* Kuyumcu, dövizci, elektronik ödeme, gıda, yazılım, danışmanlık tarım vs. yüzlerce şirketten oluşuyor. 76 ili kapsıyor. 1112 soruşturmayı, binlerce mağduru içeriyor.
* Aklınıza gelebilecek her türlü suçtan elde edilen gelirler memleketi dolaşıp şirketler üzerinden bankacılık sistemine giriyor, oradan nakit olarak Kapalıçarşı'ya geliyor, kriptoya dönüşüp yurt dışına çıkıyor.
* İçinde yok yok... ROK da var, meşhur bahisçiler de...