Kadıköy Maarif Koleji, ODTÜ, Anadolu Ü.
Petrol Mühendisi, İktisatçı
CHP Kurşunlu (Çankırı) İlçe YK Üyesi
Atatürk - Galatasaray
[email protected]
05302037413
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Bir iyi haber, bir kötü haberim var.
İyi haber: Tahliye oldum.
Kötü haber: Tutuklandım.
Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, “suçu ve suçluyu övmek” suçundan tutuklandım.
Cezaevinde sıradan bir 58. gündü. Bir elimde Cici Bebe, diğer elimde İhsan Oktay. Konstantiniye’nin dehlizlerinde dolaşıyordum. “SEGBİS’in var” dediler. Bayram değil, seyran değil; bu neyin SEGBİS’i düşüncesiyle koridora çıktık. Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim.
Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler. Suçlamaya konu metni okudular. “Çocukları dövmemeliyiz.” demişim de “Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?” diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun.
90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi.
Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. Bu ay çocukkenki ağustoslar gibi hızlı geçti. Allah’tan okul yok Eylül’de.
Bu mektubu yazarken cezaevinde 10 saniyeliğine elektrik gitti. Karanlıkta bütün mahkumlar hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar. İlkokulda pikniğe giderken gezi otobüsü tünele girmiş gibi hissettim.
Karatepe 2026, efsane tayfa. Unutulmayacaksın.
Bir ülkede makamlar ehliyet yerine sadakatle dağıtılmaya başladığında kaybolan yalnızca liyakat değildir; adalet duygusu, kurumlara güven ve geleceğe dair umut da bundan payını alır.
https://t.co/jyEWjQDFpS
Bir şey oluyor…
Trabzon’da bir şey oluyor.
Karadeniz’de bir şey oluyor.
Türkiye’de yeni bir şey oluyor.
YENİ Parti’yi bir partimiz olsun diye değil; milletin sorunlarını çözmek, Türkiye’yi yönetmek ve iktidar olmak için kurduk.
Şimdi bu umudu sokak sokak, meydan meydan büyütüyoruz.
Karadeniz’den başladık.
Hiç durmadan, hiç yorulmadan yürüyoruz!
Bugünkü Türkiye’yi anlamak için en iyi örnek Deniz Göktaş vakasıdır!
Mali bir boyutu yok,
örgüt iddiası yok,
genç bir komedyen sahneye çıkıyor,
sanatını icra ediyor,
binlerce izleyiciyi güldürüyor,
yoğun alkış alıyor,
bizler de aynı zevkle videosunu izliyoruz ve bu çocuk tutuklu!
Maaş zammını %16 enflasyon hedefiyle yaptın.
Sonra dönüp hedefi %28’e çıkardın.
Çalışanın maaşı hedefe göre kaldı,
Aradaki 12 puanı kim ödeyecek?
Bunun adı tahmin hatası veya başarısızlık değil...
Bunun adı çalışanın parasına çökmektir!
2023’te rakibini PKK ile gizli iş birliği yapmakla suçla, “Bunları seçerseniz Apo’yu serbest bırakırlar” diyerek milleti korkut.
Aradan üç yıl geçsin…
Bugün, dün suçladıklarınla aynı süreçte buluşup PKK’lıları affetmek için yasal düzenleme yap.
Peki şimdi ne oldu ?
Dün söylediklerin mi yalandı, bugün yaptıkların mı?
Eğer bugün yaptığın doğruysa, 2023’te millete anlattıkların neydi?
Terörün bitmesini herkes ister. Benim itirazım buna değil.
Benim itirazım; “terörü bitiriyoruz” paketi ile sunulan ülkeyi bölünmenin eşiğine sürükleyen bir sinsi planın ilk adımının atılmasınadır.
Daha önce de “merak etmeyin, böyle olmayacak” denildi ve defalarca aldatıldınız.
“Hayır öyle değil” diyenlerin hepsi ileriyi göremeyen daha önce de defalarca aldatıldık diyenlerdir.
Devlet yönetiminde sizin saflığınızın bedelini millet ödemek zorunda değildir!
Bu ülke sizin deneme tahtanız, milletin iradesi de siyasi hesaplarınızın malzemesi değildir!
Timur Soykan’dan Yeni Parti’ye:
“Siyasal iktidarın talimatı altına girmiş yargı, muhalif olan herkesi ezerken…
Yargı eliyle iktidar partilerinde yolsuzluklar örtülüp muhalefetin belediyelerine delilsiz, sadece gizli tanık ifadeleriyle bitmek bilmez operasyonlar yapılırken…
AKP’ye geçmeyen belediye başkanları tutuklanma tehdidi altındayken…
CHP’li ve DEM Partili belediyeler kayyumlara teslim edilmişken…
Türkiye, halkın kendisini yönetecek kişileri seçme hakkının elinde alındığı bir döneme sürüklenirken…
Ana muhalefet partisi fiilen kapatılıp binasına polislerce biber gazı ile baskın düzenlenmişken…
Ana muhalefet liderinin dokunulmazlığının kaldırılıp tutuklanmasından bahsedilirken…
İnsanlar düşüncelerini ifade etmekten korkar haline getirilmişken…
Yeni Parti, ‘Çerçeve Yasa’ya ‘Evet’ demek zorunda değil.
Bu yasa için kurulan komisyonun, Anayasa Mahkemesi, AİHM kararlarının uygulanmasına, ülkenin demokratikleştirilmesine dair sözü var.
Bu sözlerin yerine getirilmeyeceği bu kadar aşikarken Yeni Parti’nin ‘Hayır’ oyu meşrudur.
Yeni Parti her gün hukuksuz uygulamalarla kendisini ezmeye çalışan iktidarın peşine takılmış bir görüntü verirse halkın güvenini kaybedecek.”
Gazeteci Murat Ağırel:
"50.000 vatandaşımızın ölümünden sorumlu bölücü terör örgütü liderinin bize barış güvercini olarak pazarlanmasını asla kabul etmeyeceğiz
Oy hesapları yapıp bu tezgahı açanlara da vatansever demeyeceğiz"
Dedik ki "komisyona girmeyin, bunlarla ortak hiçbir iş yapılmaz, sulu dereye götürür susuz getirirler.
📍"Merak etmeyin, asıl bizim olmadığımız yerden korkun" dediniz.
📍Komisyon raporunu imzaladınız.
📍Hangi talebiniz yerine getirildi?
📍Can Atalay mı serbest kaldı, Selahattin Demirtaş mı, Osman Kavala mı, Merdan Yanardağ mı?
📍Belediye operasyonları sona mı erdi?
📍İl başkanlarına ve ikinci derece yakınlara sıra geldi.
📍Zeydan Karalar mı göreve döndü, Ahmet Özer mi?
📍Şimdi yine şerh koyuyorsunuz, "Anayasaya aykırı ama....." diye lafı eveleyip geveliyorsunuz?
📍Ne yapmaya çalışıyorsunuz, neden korkuyorsunuz?
📍Millet size güvendi, peşinize düştü.
📍Parti tabanından ve size sempati duyanlardan gelen tepkileri görmemeniz mümkün değil.
📍Hani şeffaf olacaktınız?
📍Hani milletin dediği önceliğiniz olacaktı.
📍Milletin % 80'den fazlası pkk'ya af istemiyor.
📍Sizi EVET demeye mecbur kılan nedir?
📍Çıkın açıkça anlatın.
@eczozgurozel
Vekaletini halktan alan, o vekalete sadık kalmalıdır. Partisi ne olursa olsun her milletvekilini bu yasaya “hayır” oyu vermeye davet ediyorum.
Çerçeve yasa yarın Meclis’te oylanacak. “Cumhuriyetin kuruluşu kadar önemli” denilen bu yasa bir oldubittiye getirilerek milletimize dayatılıyor.
Geriye tek bir yol kalıyor. O da milletin iradesini Meclis’te temsil eden vekillerin “hayır” oyu vermesi. Halkın istemediği, vicdanlarda derin yara açacak bir yasaya evet demek, halkın vekaletine ihanet etmektir.
Meclisi mutat mesaisi dışında zoraki çalıştırarak, malum yasayı Sevr’in yıldönümü olan 10 Ağustos’a yetiştirme ısrarınızın kaynağı nedir?
Kime mesaj veriyorsunuz?
Siz bu milleti ölüm uykusuna yattı mı zannediyorsunuz?
Yeni Partinin olumlu oy kullanmasını desteklemiyorum
Kendisini gayrımeşru kılan bir iktidarı meşrulaştırmak dahil pek çok sakıncaya HAYIR demeli
Benimle ( toplumla) kimse anlaşmadı, uzlaşmadı , korkuyla titretilen bir toplumda kapalı kapı arkasındaki bu alışveriş politikası çözüm olmaz
Önce seçim sonra düzenleme
Can Atalay, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Merdan Yanardağ, Nasuh Mahruki, Deniz Göktaş, Oğuzhan Uğur, Ekrem İmamoğlu, Resul Emrah Şahan, Murat Çalık, Sinem Dedetaş ve daha nice insan haksız hukuksuz hapsedilirken…
Siyasal iktidarın talimatı altına girmiş yargı, muhalif olan herkesi ezerken…
Yargı eliyle iktidar partilerinde yolsuzluklar örtülüp muhalefetin belediyelerine delilsiz, sadece gizli tanık ifadeleriyle bitmek bilmez operasyonlar yapılırken…
AKP’ye geçmeyen belediye başkanları tutuklanma tehdidi altındayken…
CHP’li ve DEM Partili belediyeler kayyumlara teslim edilmişken…
Türkiye, halkın kendisini yönetecek kişileri seçme hakkının elinde alındığı bir döneme sürüklenirken…
Ana muhalefet partisi fiilen kapatılıp binasına polislerce biber gazı ile baskın düzenlenmişken….
Ana muhalefet liderinin dokunulmazlığının kaldırılıp tutuklanmasından bahsedilirken…
İnsanlar düşüncelerini ifade etmekten korkar haline getirilmişken…
Yeni Parti, ‘Çerçeve Yasa’ya ‘Evet’ demek zorunda değil. Bu yasa için kurulan komisyonun, Anayasa Mahkemesi, AİHM kararlarının uygulanmasına, ülkenin demokratikleştirilmesine dair sözü var. Bu sözlerin yerine getirilmeyeceği bu kadar aşikarken Yeni Parti’nin ‘Hayır’ oyu meşrudur. Yeni Parti, Kürt sorununun bu otoriter, baskıcı iktidar tarafından demokrasiden uzak zihniyetle çözülemeyeceğini topluma anlatabilir. Kendi iktidarında demokratik bir cumhuriyet inşa ederek bu sorunu çözeceğine halkı ikna edebilir. Yeni Parti her gün hukuksuz uygulamalarla kendisini ezmeye çalışan iktidarın peşine takılmış bir görüntü verirse halkın güvenini kaybedecek.
"Bize şunu, bunu derler" veya "Bize filanca küser" diyerek siyaset yapılmaz !
Kılıçdaroğlu 13 yıllık genel başkanlığında aynen böyle yaptı. Sonuç ortada.
Yeni Parti ilkesel siyaset yapmalıdır.
Çerçeve yasaya HAYIR oyu vermelidir.
Cam tavanı kırın !
@yenipartiyiz
Bir şey benim için "hayır" sa
"O öyle" der
Beni "şununla" itham eder
Beni "bununla" suçlar diye
Evet demem. Bana göre bu duruştur
"evet"ini savunabilek misin
Onu düşün...
#GazileriminYanındayım