Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerifi; 24 Temmuz 2020’de yükselen ezanlar, getirilen tekbirler ve edilen dualarla yeniden aslına rücû etti.
Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın kararlı iradesiyle kırılan zincirler, milletimizin gönlünde 86 yıldır yaşayan hasreti sona erdirdi. Ayasofya’nın kubbeleri yeniden Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle yankılanırken, secdeler şükürle buluştu.
Fethin nişanesi, Fatih Sultan Mehmet Han’ın kutlu emaneti Ayasofya’nın yeniden ibadete açılışının 6’ncı yıl dönümünde; bu tarihî iradenin gururunu ve sevincini bir kez daha yaşıyoruz.
Rabbim ezanlarımızı semalarımızdan, secdelerimizi mabetlerimizden eksik etmesin.
#AyasofyaCamii
🇧🇦 Srebrenitsa Soykırımı'nın 31. yıl dönümünde, kimlikleri DNA eşleşmesiyle yeni tespit edilen 10 şehit daha dualarla son yolculuğuna uğurlanıyor.
🎙️ @cavusoglu_nisa
Boşnak Anneler:
“Biz Türkiye'ye ve Türk milletine çok güveniyoruz.Sırpların arkasında duracak Sırbistan var, Hırvatların Hırvatistan'ı var. Bizim Türkiye'den başka kimsemiz yok.”
Başta Filistin’de, bilhassa Gazze’de, gönül coğrafyamızın her köşesinde, Türkiye’nin sözü umutla takip ediliyor. Çünkü Türkiye’nin sözü, mazlumun yüreğinde bir güven, mahzun coğrafyalarda bir dua, insanlığın vicdanında bir çağrı olarak karşılık buluyor. İşte bu yüzden bizim duruşumuz da sözümüz de hassasiyetimiz de çok kıymetlidir.
Filistin’e olan hassasiyetimizden rahatsızlık duyanlar çıkacaktır. Kudüs’e olan bağımızdan rahatsızlık duyanlar elbette çıkacaktır. Gazze’de insanlığın gözleri önünde yaşanan soykırıma karşı sesimizi yükseltmemizden rahatsız olanlar da çıkacaktır ama biz, bu duruşumuzdan asla taviz vermeyeceğiz.
Kudüs’ün özgürlük davasını kalbimizde taşıyacağız. Filistin’in acısını vicdanımızda hissedeceğiz. Gazze’nin feryadına kulak vereceğiz. Mazlumun yanında durmayı, adil bir dünya düzeni için mücadele etmeyi, insan olmanın en temel sorumluluğu olarak göreceğiz.
Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın her platformda Filistin’in hakkını, Gazze’nin mazlumlarını, Kudüs’ün izzetini savunan liderlik duruşu bizlere de istikamet verecektir. Biz de aynı inançla, aynı kararlılıkla, aynı vicdanla bu hassasiyeti taşıyacağız ve bu hassasiyetimizi kimseye sorgulatmayacağız.
İstanbul Erkek Lisesi’nin 1960-61 mezuniyet yıllığına, okulun felsefe öğretmeni merhum Nurettin Topçu'nun yazdığı muhteşem not:
“Bizim işimiz sizin yalnız zekâlarınızı işlemekten ibaret değildir. Aynı zamanda kalplerinizi yoğurmaktır.
Biz sizin birtakım dersleri öğrenen zekâ makineleri olduğunuzu hiç düşünmedik.
Şahsiyet ve hâlleriniz, bizim hünerimizin gerçek eseridir.
Yükseltilen bir ruh, bir deha eserinden daha fazla bir şeydir…”
Türk Dünyası Ortak Sözcükler Afiş Yarışması'nda ilçe birinciliği ve İstanbul ikinciliği elde eden öğrencimiz Yıldız Koç'u ve danışman öğretmenimiz Fatma Çolak'ı tebrik ederiz.🥇🥈🥳👏
@istanbulilmem