Son bir asırdır sanatta, politikada, modada isteyen istediğini her yere eklemeyi aklının ucundan geçiremez ama ülkede dine herkes karışır. Öyle acayip ciddiye alınır yani (!)..
34 yıl önce bölücü mürted örgüt tarafından Silvan’ın Susa (Yolaç) Köyü Camii'nde akşam namazı sonrası hunharca şehit edilen Susa Şehitlerini, Cami Yarenlerini rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyoruz.
Mekânları cennet, makamları âli olsun.
#SusaKatliamı
Mısır’ın meşru ve seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı şehid #MuhammedMursi’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.
Senin 'Bizim ölümümüz dahi davamıza hizmet edecektir' duruşun, adalet mücadelesi verenlere her zaman rehber olmaya devam edecektir.
Ruhun şad olsun."
1950-1953 yılları arasında, BM'nin çağrısıyla Kore Savaşı'na en çok asker gönderen ülkelerden Türkiye, savaşta 721 askerini kaybetmişti.
Savaşta ilginç bir sahne vardır.
Kunuri Muharebeleri'nde ve diğer kritik cephelerde, askeri dehasıyla savaştaki diğer pek çok ülke askerinin kurtulmasına vesile oluşuyla bilinen Tahsin Paşa (Tahsin Yazıcı), orada karşıladıkları Kurban Bayram’ına büyük bir ehemmiyet verir.
Binlerce müslüman askerin olduğu bir karargâhta Bayram Namazı kılınacaktır. Sivil hayatta imamlık yapan bir er, namazı kıldırır. Sonra bu imam asker, bir masanın üzerine çıkar ve bayram hutbesi verir. Hutbenin konusu kurbandır.
Kurbanlık hayvanda aranacak şartlardan bahseder. Koyun ve keçi, bir yaşını doldurmalı diye başlar ve ekler: “Koyun irileşmişse, gösterişliyse altı aylık iken de kurban edilebilir, sığır ve manda iki yaşını, deve ise beş yaşını doldurmalı” der. Tabi bildiği bütün detayları aktarır: “Dikkat edin, kurbanlık hayvan hasta, kötürüm değil, besili ve azaları tam olacak. Kesileceği yere gidemeyecek derecede topal yahut kör veya dişlerinin çoğu dökülmüş, aşırı zayıf ya da kuyruk/meme gibi kısımları kopuk olmayacak. Doğuştan boynuzsuz ise, hafif kulağı yırtıksa sorun değil.”
Kurbanı kesmedeki tüm fıkhî hükümleri tek tek saydıktan sonra kurban etlerinin nasıl pay edileceğini de söyler. Böylece uzun bayram hutbesini bitirir. Namazdan sonra paşa, bu imam askeri yanına çağırır ve aralarında şu konuşma geçer:
- Oğlum biz şu an neredeyiz?
- Kore’deyiz komutanım.
- Oğlum buraya neden gelmişiz?
- Savaş için komutanım.
- Peki burada kurban kesecek bir durumumuz var mı?
- Hayır komutanım.
- Sen hutbede neyden bahsettin? Kurbanlık hayvanlardan, nasıl kesileceğinden, danaya kaç kişinin gireceğinden, payından hissesinden. Oğlum, burada kesilecek ne keçi var ne sığır. Biz buraya kurbanlık diye gönderilmişiz. Kim bilir çoğumuz şurada kurban olup gidecek. Sen askere moral olacak şeylerden bahsetsene. Tamam yine kurban de. Ama bak İsmail’lerimizi çok uzaklarda bıraktık. İbrahim’den bahset. Yiğitlik ve adanmışlık de. Korkularımızı kurban edelim de. Ne bileyim cesaret, fedâkârlık desene evladım.
Hikmet, noksan kalınca maalesef mevzu, böyle fıkralık hale geliyor.
Yazının tamamı: https://t.co/tczK8okGLk
Dünya Kupası Vesilesiyle
Müslüman bir beldenin çocukları şunu zaman zaman unutsa da tekrar hatırlamak zorunda:
Kazanmanın da kaybetmenin de öncesini ve sonrasını kapsayan bir âdâbı vardır.
Asıl teknik direktör, asıl antrenör herhalde bunun için lazım.
Sonuçta bugün futbol, dost düşman tüm dünyanın benimsediği bir oyun. Ve ülkelerin farklı birçok alanda olduğu gibi burada da temsiliyeti mühim bir mesele.
O yüzden ilgili olup olmama elbette ki herkesin tercihine tabidir ve "malâyâni" deyip hiç oralı olmamak da makbuldür ancak bir nesne, bir olgu, bir davranış "haram liaynihi" değilse yani alkol içmek gibi özü itibariyle yasaklanmış bir hükmü yoksa o zaman bu durumu, neye "vasıta" olduğuna yahut neye “vesile kılınabileceğine” bakarak değerlendirmek gerekir.
Şimdi şu turnuvanın anlam stadına kenardan bir göz atalım:
Yazının devamı şurada:
https://t.co/JwlGHNMPJu
İl Başkanlığımızda kıymetli hemşehrilerimizle bir araya geldik. Taleplerini, önerilerini ve beklentilerini dinledik.
Bizim siyaset anlayışımız; milletimizin sesine kulak vermek, derdiyle dertlenmektir.
Rabbim birlik ve muhabbetimizi daim eylesin.
Şehitkamil ve Şahinbey ilçelerimizin Olağan Kongrelerini büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. Emeği geçen herkese gönülden teşekkürler.
Şahinbey İlçe Başkanlığı görevini devreden Mustafa Kaya kardeşime ve İlçe Yönetim Kurulu Üyelerine, yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür ediyor, hayırlı hizmetlerinin devamını diliyorum.
Şahinbey İlçe Başkanlığı görevini devralan Abdülhakim Övet kardeşime, Şehitkamil İlçe Başkanlığı görevine yeniden seçilen Adem Kılıç kardeşime ve İlçe Yönetimine seçilen tüm kardeşlerime başarılar diliyorum.
Rabbim, hayırlı hizmetlerinde kardeşlerimizin yardımcısı olsun inşallah.
Tüm kadrolarımızla birlikte iyilikte yardımlaşmaya, hayırda yarışmaya devam edeceğiz, dava bayrağını hep birlikte ileriye taşıyacağız inşallah.
Kongrelerimiz hayırlara vesile olsun.