özgüvenli olmak istiyorsanız öncelikle kendinize istikrarlı bir şekilde bir şeyler katmanız gerekir; sporda istikrar, kitap okumakta, dil öğrenmekte istikrar ve kaygılandığınız şeylerin üzerine gitmeniz gerekir. Çünkü konfor alanında kalmak olduğunuz yerde kalmanıza neden olur.
Modern tıbbın önerdiği günlük 400-800 IU D vitamini dozu, hücresel sağlığı korumak için (hatta sadece raşitizmi önlemek için bile) hesaplama hataları nedeniyle aşırı derecede düşük belirlenmiş, geçersiz bir dozdur.
D vitamini kan testi sonucunuzun 60-100 ng/ml aralığında ++
Yeni tanıştığın bir insanı 3 dakikada kendine hayran bırakmak istiyorsan ona sakın "Nasılsın, ne iş yapıyorsun" gibi sıkıcı sorular sorma.
Ona "Soğuk Okuma" (Cold Reading) yap ve daha ilk dakikadan ruhunun röntgenini çek.
İnsanların çoğunluğu bir ortama girdiğinde muhabbet açmak i��in polis sorgusu gibi üst üste soru sorar.
Oysa soru sormak mesafe koyar tespit yapmak ise karşındakinin beynini kilitler.
İstihbaratçıların, mentalistlerin ve usta manipülatörlerin kullandığı "Soğuk Okuma" tekniği falcılık değildir.
İnsan doğasının evrensel açıklarını kullanarak karşındakine "Bu insan benim içimi okuyor" hissi vermektir.
Üstelik bu tekniğin kusursuz bir matematiği vardır.
Yaptığın tespit doğru çıkarsa karşındaki sana büyülenmiş gibi bakar.
Yanlış çıkarsa da seni düzeltmek için gerçek sırrını kendi ağzıyla anlatır.
Yani her iki ihtimalde de muhabbeti sen kazanırsın.
4 Tane teknik var.
GÖKKUŞAĞI HİLESİ (İki Zıt Kutbu Aynı Anda Vurmak)
Her insanın dışarıya gösterdiği bir maskesi, bir de içeride sakladığı yorgunluğu vardır.
İnsanlar bu ikisinin aynı anda görülmesine asla direnemezler.
Amatör: "Nasıl birisin, insanlarla aran iyi midir?" (Sıkıcı, sıradan, çöpe giden soru.)
Profesyonel: Gözlerinin içine bak, 2 saniye dur ve sakin bir sesle şunu söyle: "Sen dışarıdan bakınca aşırı güçlü, neşeli ve her şeyi tek başına halleden biri gibi duruyorsun... Ama aslında kimseye belli etmediğin, geceleri kendi içine çekildiğin çok yorgun bir tarafın var. İnsanlar hep sana yaslanıyor ama senin yaslanacağın kimse yok."
Ne oldu biliyor musun?
Karşındaki insan (kadın veya erkek fark etmez) buz gibi donup kalır ve "Sen bunu nereden anladın?" der.
Çünkü insanların %90'ı içten içe kendini tam olarak böyle hisseder ama bugüne kadar kimse bunu onun gözünün içine bakarak söylememiştir.
Tek cümlede 5 yıllık güven kurdun.
Bu cümleleri yaratıcılığınıza göre kendiniz revize edebilirsiniz. Kafayı çalıştırın.
KALKAN İNDİRME OKUMASI (Geçmiş Yarasını Nokta Atışı Vurmak)
Ortamda sana karşı aşırı mesafeli, soğuk, sert veya kontrolcü duran biri mi var?
Onunla inatlaşma, duvarının arkasını oku.
Amatör: "Neden bu kadar soğuk ve kasıntısın?" (Gardını daha da kaldırır, seni tersler.)
Profesyonel: "Sen aslında doğuştan böyle soğuk biri değilsin. Geçmişte çok güvendiğin bir-iki kişiye bütün kapılarını sonuna kadar açmışsın oradan sağlam bir darbe yiyince 'Bir daha kimseye o kozu vermem' diyerek kendi etrafına duvar örmüşsün."
Geçmiş olsun, zırhı deldin. :D
Karşı taraf "Beni yargılamıyor, beni anlıyor" hissiyatıyla bütün savunmasını indirir ve 10 dakika içinde kimseye anlatmadığı geçmişini sana döker.
"SENİ ÇÖZDÜM AMA..." TUZAĞI (Açık Döngü / Zeigarnik Etkisi)
Karşındaki insanın bütün gece seni düşünmesini ve peşinden koşmasını istiyorsan, yaptığın okumayı YARIM BIRAK.
Bu klasiktir fakat yerine göre çok etkilidir.
Profesyonel: O konuşurken aniden hafifçe gülümse, başını salla ve şunu de: "Tamam, ben seni şimdi çözdüm... Sende çok tehlikeli bir özellik var ama bunu şimdi söylemeyeceğim, sonra konuşuruz."
İnsan beyni yarım kalan cümlelerden (Açık Döngülerden) ölümüne nefret eder.
O cümleyi kurduğun saniye kancayı beynine taktın.
Bütün gün senin peşinden koşar "Ne olur söyle, ne gördün bende?"Söyleme, beklet.
Merak ettikçe sana olan ilgisi katlanarak büyür.
SORU YERİNE "HÜKÜM" VERMEK (Sherlock Çerçevesi)
Karşındakinin konuşma hızından, oturuşundan veya kıyafetinden yakaladığın küçük bir detayı asla soru olarak sorma.
Kesin hüküm olarak ortaya koy.
Amatör: "Sabırsız biri misin, iş hayatın yoğun mu?"
Profesyonel: "Sen beklemekten nefret eden, yavaş konuşan insanlara tahammülü olmayan, kafasında aynı anda 5 tilki dönen bir tipsin."
Şunu kafana kazı.
Bu dünyada herkes konuşuyor ama kimse kimseyi gerçekten GÖRMÜYOR.
İnsanlar anlaşılmaya aç birer yalnızdır.
Bir insanın herkesten sakladığı o gizli tarafını tek cümlede yüzüne söylersen; onun gözünde sıradan bir yabancı olmaktan çıkar,
VAZGEÇİLMEZ BİR OTORİTEYE dönüşürsün.
Soru sorma. Oku ve hükmü ver.
Bu teknikleri uygulamak için biraz sosyal zekanızın yüksek olması gerek.
Nerede hangisini kullanacağınızı ortamın ve muhabbetin akışı belirler.
Durduk yere öylesine söylemek saçma durur fakat yerine göre bunları kullanabilirseniz etkilerini görürsünüz.
Fala inanmayın falsız da kalmayın.
Çoğu self-help içeriği “düşünme, nefes al, pozitif ol” der. Adams tam tersini yapıyor: kaygının hammaddesini çalıyor. Stresi enerjiye, eleştiriyi “başkasının kafatasındaki kimyasal reaksiyona”, utancı antrenmana, egoyu düşmana çeviriyor. Yani sorunu yok etmeye değil, beynin o sorunu üretme sebebini başka yere yönlendirmeye çalışıyor.
En keskin madde aslında birincisiyle dokuzuncusunun birleşimi:
Ölüm döşeğinde bunları umursayacak mısın? ++++
hayatın hilesi:
olmak istediğin kişi gibi davranmak, zaten olmak istediğin şeyi olmuşsun veya sahip olmak istediğin şeye sahipmişsin gibi yaşamak.
> bunu yaptığında yeni "normal" bu oluyor... ve ona göre yaşıyorsun, kazanman daha kolay oluyor.
Yüz binlerce dolar maaş alan MIT profesörü, servet nasıl inşa edilir mala anlatır gibi anlatmış.
İlk 10 dakikada anlatılanları, 300 dolar verip izlediğim kurslarda bile görmedim :D
Türkçe altyazılı. Bi bakın derim.
İngilizce konuşamamanın gerçek sebebi yıllarca yanlış anlatıldı. Sorun gramer değil, karşında hata yapabileceğin sabırlı bir partnerin hiç olmamasıydı.
O partner eskiden pahalıydı. Özel hoca saati 500-1000 TL, üstelik 20. kez aynı cümlede takılınca yüzüne bakıyordu. O yüzden çoğu insan hiç başlamadı.
Şimdi aynı partner bedava ve sonsuz sabırlı. Utanacak kimse yok, saat ücreti yok, sınır yok. Kalan tek engel senin günde 15 dakikayı ayırıp ayırmaman.
Araç geldi. Bahane bitti.
TikTok'tan para kazanmak için 100 bin takipçiye ihtiyacın yok.
İhtiyacın olan şey:
Doğru strateji + doğru Claude promptları.
Claude 20 dakika içinde sana :
> İçerik planını oluşturur
> Viral video fikirleri bulur
> Hedef kitleni analiz eder
> Para kazanma stratejini hazırlar
işte kullandığımız 7 prompt: