🔴 NATO Zirvesi öncesi IŞİD gerekçesiyle evlerine yapılan baskında eşiyle birlikte öldürülen Muhammed Kavi'nin babası olay anını anlattı:
• Gece 3'te kapıyı çaldılar. Oğlumu sordular
• Muhammed içeride uyuyor çağırayım dedim dinlemediler
• Yatak odasına ateş açmaya başladılar
• Gelinim başından, oğlum ağzından vuruldu
• Çatışma olarak servis ettiler ama bizim evimizde silah yok
• Oğlum IŞİD'e karşıydı, alakası yoktu
• Polis kameraları kayıttaydı bunları yayınlasınlar
• Oğlum ve gelinime yargısız infaz yapıldı, hakkımızı istiyoruz
@CevadGok Peygambere suikast düzenlemek için her kabileden bir adam isteyen ebu Süfyan ve Ebu cehilin yolunu sürdürüyorlar
Suudi müşrikler ile Mekke müşrikleri aynı Geleneğe sıkı sıkıya bağlı
"Biz atalarımızdan gördüğümüze uyarız, onların yolundan gideriz"diyorlar
Biri Sünni, diğrei Şii
Ortak özellikleri
Sakallı kravatlılardan
abd tarafından atandılar.
ve her ikisinin görevide Siyon imparatorluğuna karşı savaşan Direniş güçlerinin ellerinden silahları almak
🔴Güneşin Doğuşundan Kanlı Gün Batımına Kadar Aşura
🔹 Hicrî 61 yılının Muharrem ayının onuncu günü sabahı doğdu. Artık Kûfe'nin binlerce kişilik ordusu, savaşçı sayısı birkaç on kişiyi bile aşmayan bir kafilenin karşısında durmuştu.
🔹 İmam Hüseyin bin Ali (a.s.), yarenlerini saf düzenine soktu. Sancağı Abbas bin Ali’ye teslim etti ve son kez Kûfe ordusuna hitap etti. Kendini tanıttı; onlara, Peygamber’in kızının oğlu olup olmadığını ve davet mektuplarını yazanların kendileri olup olmadığını sordu. Ancak sözleri, Yezid’in komutanları üzerinde hiçbir etki bırakmadı.
🔹 Nihayet Ömer bin Sa’d ilk oku fırlattı ve şöyle dedi: “Emirin huzurunda şahitlik edin ki ilk oku atan benim.” Ok yağmurunun başlamasıyla savaş da başladı.
🔹 Çarpışmanın ilk anlarında İmam’ın ashabından bazıları meydana çıktı ve birer birer şehit düştü. Müslim bin Avsece, Habib bin Mezahir, Züheyr bin Kayn, Büreyr bin Hudayr ve diğer sadık dostlar bunların en seçkinleri arasındaydı. Son nefeslerine kadar savaştılar ve İmam’ın yanındaki insanların sayısı her geçen an azaldı.
🔹 Öğle vakti geldiğinde İmam, korku namazını (salâtü’l-havf) kıldırdı. Her taraftan oklar yağarken, Saîd bin Abdullah Hanefî gibi bazı yoldaşlar kendilerini İmam’a siper ettiler ve bedenleri oklarla delik deşik olmuş halde şehadete ulaştılar.
🔹 Ashabın şehadetinden sonra sıra Benî Hâşim ailesine geldi. Peygamber soyunun gençleri birbiri ardınca meydana çıktılar. İçlerinde özellikle Ali Ekber bin Hüseyin’in şehadeti, çadırlarda derin bir hüzün bıraktı. Ardından İmam’ın diğer oğulları, yeğenleri ve yakın akrabaları da şehit düştü.
🔹 Saatler ilerledikçe sıra Abbas bin Ali’ye geldi; ordunun sancağını taşıyan, çadırların dayanağı olan o yiğit adama. Çocukların susuzluğu dayanılmaz bir hâl almıştı. Abbas, su getirmek için Fırat’a doğru yöneldi. Büyük bir cesaretle nehre ulaştı ve kırbasını suyla doldurdu.
🔹 Abbas (a.s.), suya vardığında, şiddetli susuzluğuna rağmen bir yudum bile içmedi; suyu Ehl-i Beyt’e ve çocuklara ulaştırmak için sakladı. Ardından dönüş yoluna koyuldu.
🔹 Ancak Yezid’in askerleri önünü kesti. Şiddetli çarpışma sırasında sağ kolu kesildi. Sancağı ve kırbayı diğer eliyle taşıdı. Kısa bir süre sonra sol kolu da kesildi. Buna rağmen suyu çadırlara ulaştırabilmek için mücadeleyi sürdürdü. Derken bir ok kırbaya isabet etti ve su toprağa döküldü. Çok geçmeden ağır bir darbe aldı, atından yere düştü.
🔹 İmam, kardeşinin yanına koştu. Abbas’ın şehadetiyle birlikte çocukların suya kavuşma ümidi de söndü; çadırlar o ana kadar yaşadıkları en ağır acıyla sarsıldı.
🔹 Artık İmam’ın neredeyse bütün dostları ve aile fertleri şehit olmuştu.
🔹 İmam Hüseyin son kez meydana çıktı. Tarihçiler, susuzluğa, yorgunluğa ve bedenindeki sayısız yaraya rağmen uzun ve çetin bir mücadele verdiğini aktarırlar. Ne zaman bir grup üzerine saldırsa dağılır, geri çekilirdi. Kûfe ordusundaki birçok kişi onunla yüz yüze gelmeye cesaret edemiyordu.
🔹 Sonunda her taraftan üzerine saldırıldı. Bedeni sayısız yara aldı ve nihayet yere düştü.
🔹 Ardından son saldırıya birçok kişi katıldı. Eski kaynaklarda, İmam’ın başının bedeninden ayrılması hadisesinde Sinan bin Enes ve Havlî bin Yezîd el-Asbahî gibi isimler anılır. Tarihî rivayetler arasında en meşhur olanına göre ise bu cinayette asıl rolü, Şimr’in emriyle Sinan bin Enes üstlenmiştir.
🔹 İmam’ın şehadetinin ardından askerler çadırlara hücum etti. Malları yağmaladılar, çadırlara zarar verdiler. Kadınlar ve çocuklar, ateş ve düşman saldırıları arasında sığınacak yer arıyordu. Aralarında, hastalığı sebebiyle savaşa katılamayan Ali bin Hüseyin (İmam Zeynelabidin Aleyhisselam) hayatta kaldı.
🔹 Kerbelâ toprağında Hüseyin bin Ali’nin, Abbas bin Ali’nin, Ali Ekber’in, Habib’in, Züheyr’in, Müslim bin Avsece’nin ve onlarca diğer şehidin naaşları kaldı. Peygamber’in ailesi ise esarete götürülüyordu.
🔹 Fakat Hicrî 61 yılının Âşûrâ gününde yaşananlar, yalnızca bir savaşın sonu değildi; Kerbelâ’nın ve Hüseyin bin Ali’nin adını İslam tarihine ebediyen nakşedecek bir hadisenin başlangıcıydı.
Selamün aleyküm, Değerli hayırseverler, verdiğiniz hayırlarla Yemen’in başkenti Sanaa’da , Allahın ümmete emanet ettiği yetim kardeşlerimizi bayrama hazırladık…
Kameraya yansımayan o kadar çok güzellikler vardı ki hiçbir kelime ile bile anlatılmaz…
Çok dua aldınız çoook 🤲🥹
Valiye Tepki Gösteren Acılı Baba Susturuldu!
Kahramanmaraş’taki okul saldırısında oğlunu kaybeden bir babanın valiye tepki göstermesi sonucu ağzı kapatılarak susturulmaya çalışıldı.
https://t.co/lwJ72Qwnxx
Takipçi sayım yıllardır yerinde sayıyordu, şimdi ise istikrarlı bir şekilde düşüyor. Kendileri gidiyorsa yapacak bir şey yok, uğurlar olsun deriz. Ama sanki X düşürüyor gibi geliyor bana. Yine de çizgimizde değişme olmaz vesselam.
Cümle aziz dostlardan Allah razıı olsun diyaliz bugüne alındığı için maalesef taziyet mesajlarına bugün cevap veremiyeceğim belki!innâ lillahi ve innâ ileyhi râci'un elfatiha!Allahumme salli alâ Muhammed ve Âli Muhammed!
Adamlar binlerce kitap okuyor, kitaplar yazıyor, medreselerden medreselere ilim peşinde koşuyor, alim oluyor, akademik makaleler yayınlıyor, Profesör oluyor... ama hepsi koca bir hiç.
Her gün karşımıza çıkan, İslami vahdetten yoksun ilim sahibi bu tayfanın asıl sorunu bu işte 👇🏻
İran'ın eski Dışişleri Bakanı ve Dış İlişkiler Stratejik Kurulu Başkanı Dr. Kemal Harrazi, Epstein koalisyonunun evine yaptığı hava saldırısında yaralandı. Harrazi'nin eşinin hayatını kaybettiği açıklandı.