Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, AKM'de ilk kez sahnelenen Gazze temalı “Sumud” oyununun ardından açıklama yaptı:
“Kayıtsız kalamazdık, kalmadık, kalmayacağız”
Karadağlı, “Bu gece burada sadece bir oyun izledik ama Gazze’de bu soykırım her gün yaşanıyor.
Her gün bunu yaşayan binlerce aile var”
ABD'li bir aktivist:
-Gördüğünüz iade edilen yüzlerce Filistinlinin cesetleri.
-Kaçırılan, esir tutulan, işkence gören ve parasını ödediğiniz tanklarla ezilerek infaz edilen insanlar.
-Bazıları organları alınmış olarak gönderildi. Soykırımdan daha büyük suç yoktur.
Bölgeden son gelen görüntülere bakıyorum…
Bir yanda halen İsrail tarafından acımasızca vurulan Gazze…
Bir yanda o yıkıntıların arasında bir bidon su almaya çalışan çocuklar…
Bir yanda da yıllarca uğraşılsa bile kolay düzelmeyecek bir enkaz…
Gazze’de 18 yaşında bir genç kaç savaş gördü biliyor musunuz…
Tam 5 savaş…
18 yıla sığan 5 büyük katliam…
Gazze’de 3 yaşındaki bir kız çocuğu, İsrail’in evlerine düzenlediği hava saldırısının ardından annesinin yanarak hayatını kaybetmesine tanık oldu.
Vücudunda yanıklar oluşan çocuk, tedavi altına alındı.
eskisi kadar Gazze’den haberler anlık gelmiyor çünkü gazetecilerin büyük çoğunluğunu şehit ettiler şimdide soykırmın arşiv olarak kalacak hesaplarını siliyorlar bu şekilde yaptıklarını unutturabileceklerini sanıyorlar ne yapsalarda sonraki nesiller onların katil olduğunu bilecek
KANLI BİR KIYIM!
Bir Anne Başından Vuruldu:
Bir Eylül sabahı, yerinden edilmiş çaresiz insanların sığındığı derme çatma bir çadırın içinde, 31 yaşındaki beş çocuk annesi Fida al-Toutah, küçük kızının saçlarını tarıyordu. Bir anlık anne şefkati, sıkılan kurşunların yırtıcı sesiyle parçalandı.
“Annem bize 'Yere yatın!' diye bağırdı!”
Oğlu Ezz, o dehşet anını gözyaşları içinde anlatıyor. Ezz, annesinin vurulduğunu ancak küçük kardeşinin ellerine baktığında anlayabildi: Küçük kız, kurşunlar çadırı delip geçerken annesine sımsıkı sarılmıştı ve elleri annesinin kanıyla kaplanmıştı.
Fida al-Toutah, 21 Eylül 2026’da, evlatlarının gözü önünde başından vurularak katledildi.
“Annem çok iyi, çok cömert bir insandı. Onun suçu neydi?” diye haykırıyor Ezz.
Fida’nın katledilmesi münferit bir olay değil!
Bu, diplomatik masalarla maskelenmiş sistemli devam eden bir kırımın resmidir.
BM tarafından geçerli kabul edilen Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre; 10 Ekim 2025’te sözde "ateşkes anlaşması" duyurulduğundan bu yana 1.400’den fazla insan İsrail saldırılarında hayatını kaybetti!
Kâğıt üzerinde bombalamaların duracağı, insani yardımların ulaşacağı ve barışın sağlanacağı vaat edilmişti. Binlerce Filistinli tutsak ile 48 İsrailli rehinenin takası yapıldı; ancak işgalci güçler için anlaşmalar sadece birer kılıftan ibaret kaldı.
HER GÜN SALDIRI, HER GÜN ÖLÜM!
Gerçekler kâğıt üzerindeki süslü kelimelerden çok farklı: Anlaşmanın imzalandığı günden beri İsrail, Gazze’ye hemen her gün saldırı düzenlemeye, sivilleri çadırlarında vurmaya devam ediyor.
Dünya "ateşkes" tiyatrosunu izlerken, Gazze’de anneler çocuklarının saçını tararken başlarından vuruluyor. Bu bir barış değil; göz göre göre işlenen, kuralları çiğnenen, cezasız kalan sistematik bir cinayettir!
Kimsesiz bebekler Gazze'de çaresizliğe terkedilmiş durumda. Burada gördüğünüz acıların tarifi yok. Burada çocuklar aç susuz ve kimsesiz 😞 https://t.co/9tVFGvM1s9
27 yaşındaki Gazzeli genç doktor Muhammed… Şarapnel başının arkasına saplandığı için felç oldu. Artık hiç ayağa kalkamayacak, yürüyemeyecek, konuşamayacak. Kardeşimizin yanından ayrılırken gözleri yaşla doluydu. Muhammed gibi nice gencin hayatını çalan İsrail’i kahret Ya Rabbi!