@OKAN_AS_EFE Çağımızın hastalığı,ifşa etmeden iyilik yapılmaz oldu..Oysa büyüklerimizin bize öğrettiği,bir elin verdiğini diğer elin görmeyecek..Bu bağlamda ben bu çağa ait olduğumu düşünmüyorum zaten.
Timur Soykan: “Özgür Özel’in açıkladığı teklif doğrulandı.
İddiaya göre Kemal Kılıçdaroğlu genel başkan olarak kalacak, seçimde milletvekili yapılıp Meclis Başkanı olacak; Özgür Özel ise grup başkanlığını sürdürecek ve milletvekili listelerini belirleyecekti.
Teklifi ileten Gürsel Erol, Kılıçdaroğlu’nun bunu kabul ettiğini söyledi. Özgür Özel ise ‘Biz Cumhurbaşkanlığını, iktidarı hedefliyoruz. Böyle bir teklifle uzlaşmayız’ diyerek reddetti.
Bir yanda ayakkabı parasını, pazar parasını, harçlığını partiye bağışlayan insanlar; diğer yanda 13 seçim kaybettikten sonra hâlâ Meclis Başkanlığı koltuğunun pazarlığı…”
Nasuh Mahruki, PKK ile müzakere için hazırlanan ortak rapor hakkında:
“Türk milleti 2 kere yendi, bitirdi bu hainleri ama AKP ve MHP ölmüş PKK’yı iki kere yeniden diriltti.”
Gerizekalılara anlatır gibi anlatalım.... ola ki anlarlar..
Türk Milleti; egemenliğini, bağımsızlığını, kadim devlet varlığını ve anayasal Cumhuriyetini hiç kimsenin lütfuna borçlu değildir. Bu düzen; Millî Mücadele’yle kazanılmış, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen Cumhuriyet devrimleriyle siyasi ve hukuki bir iradeye dönüştürülmüştür.
Milletvekillerine verilen yasama yetkisi ise sınırsız, aslî ve kurucu bir iktidar değildir. Bu yetki; kaynağını Türk milletinden alan, Anayasa ile belirlenmiş ve yine Anayasa ile sınırlandırılmış bir temsil yetkisidir.
Siyaset alanındaki çıkar ilişkileri, bağımlılıklar veya geçici parlamento çoğunlukları; milletvekillerine Türk milletinin egemenliğini devretme, devletin bağımsızlığını tartışmaya açma, millî ve üniter yapıyı aşındırma yahut anayasal Cumhuriyetin kurucu esaslarını işlevsizleştirme yetkisi vermez.
Çünkü Meclis, egemenliğin sahibi değildir. Egemenliğin sahibi Türk milletidir. Meclis yalnızca bu egemenliği, Anayasa’nın çizdiği sınırlar içinde ve Türk milleti adına kullanır.
Hiçbir seçim sonucu, hiçbir siyasi ittifak ve hiçbir sayısal çoğunluk; millî egemenliğin, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün ve Cumhuriyetin değiştirilemez kurucu esaslarının tasfiyesi için yetki belgesi sayılamaz.
Bu nedenle bir Meclis çoğunluğu, kendisine emanet edilen yasama yetkisini milletin varlığına, egemenliğine ve anayasal devlet düzenine zarar verecek biçimde kullanırsa; Türk milletinin bu işlemlerin hukukiliğini ve söz konusu çoğunluğun siyasi meşruiyetini sorgulaması en tabi demokratik hakkıdır.
Bu sorgulama; hukuk içinde, demokratik örgütlenmeyle, düşünce ve ifade özgürlüğüyle, anayasal denetim yollarıyla ve seçim iradesiyle yapılır. Bu, Meclisi reddetmek değil; Meclisi var eden millî egemenlik ilkesine sahip çıkmaktır.
Parlamentonun varlığı, milletin egemenliğini sınırlamaz. Tam tersine, parlamento ancak milletin egemenliğine sadık kaldığı ölçüde meşruiyetini korur.
Çünkü millet Meclis için değil, Meclis millet için vardır.
Apo sizin için "sayın" olsun.
Bizim için daima "bebek katili", "terörist", "şerefsiz" bir "Türk düşmanı" olarak kalacak.
Siyonist emperyalistleri memnun etmek için kendi halkınıza ihanet ediyorsunuz.
Tanrı'ya ve bu vatan uğruna can veren şehitlerimize nasıl hesap vereceksiniz?
Timur Soykan: “O adaletsizlikler içerisinde herkes cezaevine dolduruldu. Espri yaptı diye, yaşam tarzı nedeniyle, şunla bunlar. Herkes cezaevinde dolduruldu.
Ondan sonra iktidar size desin ki ‘Ben bir yasa çıkartıyorum. Bu yasanın adı da Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi.’
Herkesi cezaevine doldururken, insanları kutuplaştırırken, sandıkla iktidarın değişmeyeceği bir düzen yaratmaya çalışırken siz Kürt meselesinin çözümü üzerinden ülkeye milli dayanışmayı vaat edemezsiniz. Çünkü tam tersini yapıyorsunuz.”
Murat Ağırel, herkesin suspus olduğu bu dönemde cesurca haykırıyor:
"Dünyanın hiçbir ülkesinde 50 bin kişiyi katleden bir adama 'sayın' diye hitap edilmez.
O kişi katildir. Terörist başıdır."
@muratagirel
Yaklaşık 5 yıl terör örgütünün elinde esir kalan, sonrasında Gara'da haince Şehit edilen Er Müslüm Altıntaş'ın babası..
"Ben oğlumu sol ayak baş parmağından tanıdım.."
PKK bildirisinde “Önder Apo Kürt-Türk ilişkilerinin sorunsallaştığı Lozan Antlaşması’nın ve 1924 Anayasasının öncesini referans alarak, Ortak Vatan ve Kürt-Türk halklarının kurucu olduğu Demokratik Türkiye Cumhuriyeti perspektifini benimsedi” denilmişti.