@MustafaB49 Çılgın profesör entelijans bozguncudağ listede niye yok. Ulan çok itimat ediyordum bu adama, nasıl hemde. Kendimden utanıyorum kendimden tiksiniyorum öyle böyle değil
Naim Babüroğlu,
Bu herif orduda general rütbesindeydi.
Videoda konuşan çok bilmiş Orkun Özeller'de, Albay rütbesindeydi.
İkinci videoda konuşan kişi de amiral eskisi Türker Ertürk. “Suriye'de İslamcılar olacağına laik PYD/PKK olsun.” diyen zat.
Soruyorum: Siz, bu kafada komutanların olduğu bir ordunun savaş kazanabileceğini düşünebiliyor musunuz?
Bu kafadaki askerler görevdeyken de “PKK'nın arkasında ABD, İsrail var.” deyip dağlarda askeri geri çekmiş midir acaba diye insanın sorası geliyor.
İşte bu zihniyet, 3 kişinin kurduğu PKK'yı 40 yıl başımıza bela etti.
Bu kafa, Adalar'ı, Musul'u, Kerkük'ü, Batı Trakya'yı savaşmadan teslim etti.
Ruşen Çakır gibileri de bunların gazetecisi; varın gerisini siz hesap edin.
Allah milleti bu zihniyetten kurtarsın, inşallah!
Bugün bir kez daha, hangi siyasi görüşte olursa olsun herkesi Terörsüz Türkiye sürecinin bir parçası olmaya çağırıyorum.
Gelin, Türkiye’yi terörden kurtararak şehitlerimize ve gazilerimize olan şükran borcumuzu layıkıyla ödeyelim.
Gelin, sizler de bir ucundan tutun ve bu ağırlığı Türkiye’mizin üstünden hep beraber kaldıralım.
Gelin, tarih boyunca diz kırıp aynı sofraya oturmuş, aynı türküyü beraberce söylemiş, vatanı savunmak için aynı cephede şehit düşmüş insanlarımızın kardeşliğini daha da güçlendirelim.
Bu samimi çağrımız “önce milletim, önce memleketim” anlayışına sahip herkesedir.
“Türkiye artık bedel ödemesin” diyen…
“Gencecik fidanlarımızı gözyaşlarıyla toprağa vermeyelim” diyen…
“Anaların ipekten yüreği yeni acılarla kavrulmasın” diyen herkesi sürece omuz vermeye, sürece destek olmaya davet ediyorum.
Özellikle bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının, kanaat önderlerinin sürece daha fazla katkı sunmasını bekliyorum.
Şunu hatırlatmak isterim ki bir miladı yaşamakta olduğumuz bugünlerde sürece katkı sunan herkes tarihin yeniden inşasında rol sahibi olacaktır.
Aynı şekilde süreci zora sokan, süreci dinamitleyen, tahrik eden, karşısında yer alan her türlü girişim de tarih karşısında mesul olacaktır.
Sorumluluk mevkisinde olanların, bilhassa günübirlik hesaplarla siyaset yapan kimi partilerin Mecliste 467 kabul oyuyla tecessüm eden iradeyi iyi okumalarını, oradan gerekli mesajı çıkartmalarını temenni ediyorum.
Şu noktaya dikkat çekmek durumundayım:
Son iki yılda birçok kritik eşiği suhuletle aşmakla birlikte önümüzde hâlen dikkatle yürünmesi ve yürütülmesi gereken bir yol bulunuyor.
Herkesin bu süreçte çok daha özenli bir dil kullanması, yük olmak yerine yük almaya odaklanması, milletimizin hassasiyetlerini kaşıyacak fevri söylem ve eylemlerden uzak durması büyük önem arz ediyor.
Açık söylüyorum: Bu hayırlı süreci sabote eden, millete hesabını veremez.
Çünkü bu, iktidar ve ittifak olarak sadece bizim meselemiz değildir; bu mesele bir devlet meselesidir.
Milletimiz de artık bu meselenin kalıcı biçimde çözülmesini istemektedir.
@nechatini@samiltayyar27 Zamanla ayıklanacaklar. Siyasetin savaş alanı değil de entegre makul bir zeminde yapılması için süre gerekiyor. Süreç ilerledikçe şahit olacağız
@samiltayyar27 Sosyolojik nedenlerini irdelemek gerekiyor. Dönem ilerledikçe çatışma dilinden Şahin siyasetten uzaklaşacaklar, Kürt! Siyasetçilerin entegrasyon sürecinin sonuna doğr- ki 6-10 yıl gerekiyor, değişimini hep beraber göreceğiz. İnşallah süreç sekteye uğramaz zaman lehimize olur.
@samiltayyar27 Şamil bey shrinkflasyon tabirini araştırmanızı ve bundan sonra bu konuyu tartışmanızı naçizane öneririm. Devletin yapması gereken bir iş ve yaptığının yanında bir milyar zarar hiç-
bir-şey emin olun.
PKK’nin 1984’ü
Öcalan örgüt yöneticileriyle yapmış olduğu görüşmede "1984 girişimi yanlıştı" demiş. PKK yöneticileri de bize 42 yıldır kahramanlık hikayesi anlatıyordu. Bir bakalım mı gerçekte PKK'nin 1984'ü neymiş...?
"1984’ten günümüze 42 yıllık PKK savaşının/terörünün kanlı bilançosu…
Bugün 15 Ağustos 2026. PKK’nin 1984’te ilk eylemlerini başlattığı gün. Araştırmalarıma göre bu eylemlerin 42 yıllık kanlı bilançosu şöyle:
Asker -Polis, Sivil ölümü: 20 bin
Öldürülen PKK’li: 52 bin
PKK yöneticisi Murat Karayılan geçen yıl yaptığı açıklamalarda çatışmalarda ��ldürülen militanların toplamda 52bin olduğunu itiraf etmişti. Bu yıl da başka bir PKK yöneticisi Mustafa Karasu bir röportajında benzer rakamı verdi.
Faili meçhul cinayetlerden kayıtlı olanlar: 4653. (Bu sayının çok daha fazla olduğu söyleniyor)
Abdullah Öcalan’a göre örgüt içi infaz: 15 bin civarında. Dağlarda örgüt tarafından yapılan bu infazların kayıtları tutulmadığı için gerçek anlamda bu sayının ne kadar olduğunu bilemeyeceğiz.
1984’te başlayan PKK savaşı, 42 yılda toplamda yaklaşık 100bin insanımızın hayatına mal olmuştur.
PKK savaşının ülkeye ekonomik maliyetinin 2 Trilyon dolar olduğunu Cumhurbaşkanı açıklıyor.
Bu 42 yılda çatışmalardan etkilenen Kürt yurttaşların şehir ve köylerinden göçlerinin 4 milyondan fazla olduğu yazılıp söyleniyor.
42 yılda 1 milyondan fazla insan, örgütle ilişkileri nedeniyle hapis edildi.
42 yılda ortalama 8 milyondan fazla insan çatışma bölgelerinde askerlik yaptı.
Bu tabloya baktığımızda gerek kanlı bilançosuyla gerekse mali bütçesiyle, ülkeyi zor durumlara düşüren ve enerjisini tüketen şeyin bu 42 yıllık PKK’nin savaşı/terörü olduğu anlaşılıyor. Bugün itibariyle ülkenin birçok şehrinde normal mezarlıkların yanına, bir de PKK çatışmalarında hayatını kaybedenlerden “Şehitler Mezarlığı” yapılmıştır. Bunca yıkıma neden olan PKK’nin 42 yılda yaptığı kanlı eylemleriyle geldiği bir yer olmadı. Kürtlere ve ülkemize ölümden ve yıkımdan başka bir şey vermedi.
Kürtler için kültürel ideolojik olarak da çok büyük yıkıma neden oldu. Kürtlerin sosyolojik psikolojik ayarlarıyla oynadı. Etkilediği dönüştürdüğü Kürt kitlesinin gerçeklik algısı bozuldu. Abdullah Öcalan İmralı’dan sunduğu projelerle Kürtleri model manyağı yaptı. Birer kurtuluş reçetesi olarak sunduğu modellerin hepsi zaman içinde çöp oldular. 1978’de “Bağımsız Birleşik Sosyalist Kürdistan” hayaliyle çıktıkları bu yolun sonunda ulaştıkları sonuç “Devlet istemiyoruz.” Oldu. Geçmişte devlet istemeyenleri “hain işbirlikçi” ilan eden örgüt, bugün devlet isteyenlere karşı hiçbir model talebi olmayan bir konumda kendini bitiriyor.
Trajik olanı ise Kürtler ve ülkemiz için yıkım olan bir örgütün halen çoğu solcu yazar – sanatçı tarafından “Özgürlük hareketi” olarak görülmesi ve anılmasıdır. 42 yılda bu kadar çok ölen ve öldüren bir örgütün hiçbir amacına ulaşmamış olması, ayrıca üzerinde düşünülmesi gerekir. Şiddet/terör yöntemiyle hiçbir örgüt ve kimse amacına ulaşmamalıdır. Ölümlerden sonra özgürlük değil, mezarlık gelir. PKK’nin yeni kuşaklara bıraktığı tek görünür şey, mezarlıklarda yatan gençlerimizdir.
42 yıldır ülkenin en acil birincil gündemi PKK savaşı/terörü olmasına rağmen, son 10 yılda sol mahallede bu kanlı bilançoyu konuşan yazan yazar – gazeteci ve siyasetçiye rastlamıyoruz. Bazen TV programlarında kendilerini muhalif sanan gazeteciler, ekonomik krizin nedenleri üzerine yorum yaparlarken PKK savaşına harcanan bütçeyi dikkate almamaları düşündürücüdür. Misal Halk TV’de bu kanlı bilançonun konuşulduğunu hiç duydunuz mu? Dört yıl önce her gün “128 milyar nerede?” sorusunu soranlar bir gün olsun “2 trilyon dolarımız niçin bu savaşa gitti?” sorusunu sorabildiler mi? Hayır sormadılar. Çünkü PKK/DEM rahatsız olurdu da o yüzden. Yeni Parti (eski CHP) muhalefet partisi olarak bu kanlı geçmişin muhasebesini yapmak yerine, PKK/DEM’le hesaplaşmak yerine son 10 yıldır seçim kazanmanın hesaplarını yaptı.
Üstadım niye bizi engellemişsiniz?@yilmaz_aytekin
https://t.co/2wsro8jbn6
@NejatOzonay Ya güzel kardeşim abicim. Şehidimizin eşi, ne kurcalıyorsunuz. Şehidim size bize emanet etti siz çakal gibi davranıp kamunun ortasına atıyorsunuz. Bu mudur emanet. İnsani duygularınızı tekrar hatırlamanız, ve her konuyu magazinleştirmemeniz dileğiyle. Ucuz işlere gerek yok
@PiyasaTturkiye Ya kardeşim zaten faiz şu an %40, faiz indirilmeyecek sadece gecelik tahvil satışı başlayacak o %37. Mart ayında son verdikleri uygulamaya dönüyorlar. Geri kalan şeyler biraz daha nefesinizi tutun diye söylenen şeyler. Eylül 20 sinden itibaren faiz peyderpey düşürülecek.