@UGREENOfficial merhaba 4 yıl önce HiTune T1 kulakici kulaklık aldım. Çok defa yüksekten düşmüştür, hala sağlam. Şarj performansı ilk aldığım gibi iyi. 1 sene önce Kulaklığımin tekini kaybettim.😞 Bana yardımcı olurmusunuz.
Bir kadın, evlenmeyip çalıştığı için yaşadığı pişmanlığı paylaştı:
“Mesela şu an evlenmiş olsaydım kocamı yolcu edip geri yatardım.
Sabahın 07.30’unda ne yataktan ne de evden çıkmak zorunda olmazdım.
Belki kahvaltı hazırlamam gerekirdi ama onu da zamanla azaltarak tamamen bitirirdim. Sonra sadece yolcu etmeye başlardım.
Zaten bir süre sonra da yalnızca beni öpüp giderdi. Ben de o saatte hiç yataktan çıkmamış olurdum.”
Mesut Çevik ve Can Sungur, gençlere finans ve birikim konusunda tavsiyelerde bulundu.
"Abi geri zekalı mısınız? Aileniz size bir oda veriyorsa bedava ve paranıza çökmeye çalışmıyorsa, kırın dizinizi oturun oğlum. Ben 29 yaşıma kadar ailemle yaşadım, hiç de sorunum olmadı."
BELİRSİZLİKTEN ANLAMA: ENTROPİ,
BEYİN VE
YAŞAM DEDİĞİMİZ ENFORMASYON AĞI
Bağlantısallık Bilimi ve Yaşamdaşlık Kültürü Perspektifinden Karl Friston Okuması (1/2)
(Yazıyı bir YZ ile bir infografik haline dönüştürdüm, bence anlaşılırlığını arttırdı-bir bakın)
Bilim tarihi çoğu zaman düzen arayışının hikâyesi olarak anlatılır. Oysa daha derine indiğimizde, bilimin esas meselesinin “düzensizlikle nasıl başa çıkılacağı” olduğunu görürüz. Fizikte bu düzensizliğin adı entropidir. Bilgi kuramında ise belirsizlik. Yaşam bilimlerinde ise öngörülemezlik. Karl Friston’un yaklaşımı tam da bu üç alanı tek bir kavramsal eksende birleştirir: Yaşam, belirsizliği azaltma çabasıdır.
Bu bakış, ilk anda teknik bir nörobilim teorisi gibi görünür. Oysa aslında çok daha derin bir şey söyler:
İnsan yalnızca düşünen bir varlık değildir; belirsizliği yöneten bir “canlıd��r”. Canlılık enformasyon işleyebilme yetisidir.
Entropi: Düzensizlik değil, bağlantı eksikliği
Klasik anlatımda entropi, düzensizliğin ölçüsüdür. Ancak bu tanım eksiktir. Daha doğru bir ifadeyle entropi, bağlantıların zayıflaması ya da anlamlı ilişkilerin çözülmesi demektir.
Bir sistemdeki olasılıklar ne kadar dağınıksa, yani hangi durumun gerçekleşeceği ne kadar belirsizse, entropi o kadar yüksektir. Bu yalnızca fiziksel sistemler için değil, zihinsel süreçler için de geçerlidir. Anlam kuramadığımız bir dünyada yaşamak, yüksek entropili bir deneyimdir.
Friston’un katkısı burada belirginleşir: Beyin, bu belirsizliği azaltmak için evrimleşmiştir. Yani beyin bir “gerçeklik okuyucu” değil, bir entropi düzenleyicisidir.
Beyin: Gerçekliği algılamaz, kurar
Geleneksel düşünceye göre algı, dış dünyadan gelen verilerin beyne taşınmasıdır. Friston bu görüşü tersine çevirir. Ona göre beyin önce bir model kurar, sonra duyular bu modele ne kadar uyduğunu test eder.
Bu nedenle gördüğümüz şey, dış dünyanın kendisi değil; beynin o dünya hakkında kurduğu en iyi modellemedir.
Burada kritik nokta şudur:
Beyin sürekli olarak “sürprizi” azaltmaya çalışır. Sürpriz, yani beklenmeyen durum, aslında yüksek entropidir. Dolayısıyla algı dediğimiz süreç, entropiyi minimize etme sürecidir.
Bu, Bağlantısallık Bilimi açısından çok “anlamlıdır”. Çünkü anlam dediğimiz şey, rastgelelikten değil; ilişkilerin kurulmasından doğar. Beyin de tam olarak bunu yapar: Dağınık veriler arasında bağlantılar kurarak dünyayı anlamlandırır.
Serbest Enerji: Belirsizliğin yönetilebilir biçimi
Friston’un teorisinin merkezinde “serbest enerji” kavramı yer alır. Bu kavram, doğrudan entropiyi ölçmenin zorluğuna karşı geliştirilmiş bir üst sınırdır. Beyin entropiyi doğrudan hesaplayamaz; ancak serbest enerjiyi azaltarak aynı sonuca yaklaşır.
Basitçe söylemek gerekirse:
Serbest enerji ne kadar düşükse, sistem o kadar öngörülebilir ve kararlıdır.
Bu nedenle yaşamın temel eğilimi şu şekilde özetlenebilir:
Belirsizliği azalt, bağlantıları güçlendir, canlılığını sürdür.
Bu üçlü, aynı zamanda Yaşamdaşlık Kültürü’nün de temelidir. Çünkü yaşamdaşlık, yalnızca birlikte yaşamak değil; birlikte anlamlı bağlantılar kurarak var olmaktır.
Yaşam: Entropiye rağmen değil, entropiyle birlikte
Fizikte ikinci yasa bize şunu söyler: Tüm sistemler zamanla düzensizliğe gider. Yani entropi artar. Peki yaşam bu yasaya nasıl rağmen var olur?
Friston’un cevabı radikaldir:
Yaşam, entropiye karşı duran bir istisna değil; onu yöneten bir süreçtir.
Canlı sistemler, çevreleriyle sürekli etkileşim içinde olarak kendi iç düzenlerini korurlar. Yani entropiyi yok etmezler; onu dışarı aktararak ve içsel bağlantıları güçlendirerek dengelerler.
Bu noktada yaşamı şu şekilde yeniden tanımlayabiliriz:
Yaşam, bağlantılarını koruyabilen ve yenileyebilen bir enformasyon örüntüsüdür.
Bu tanım, atom merkezli klasik biyolojiden farklıdır. Burada temel yapı taşı madde değil, enformasyondur. Ve enformasyon, ancak bağlantılar içinde anlam kazanır.
Uzun ekran zamanı maalesef sadece yeni nesli değil, tüm insanları aptallaştırıyor.
Kısalan dikkat süresi, dopamin tuzakları
- Anksiyete
- Panik bozukluk
- Kronik stres ve kortizol yüksekliği
- Sürekli enflamasyon
- Kalp sağlığı da dahil tüm metabolizmamız ekranlardan etkileniyor ...
Tek bir insan hücresinin 3D görüntüsü bu iken… endoplazmik retikulumlar, mitokondriler, ribozomlar/proteinler/enzimler vs. Yani hepimiz gerçek bir mucize bir varlıkken… nasil oluyorda kendimizi değersiz hissettiriyorlar? Unutmayın..süpersiniz ♥️
🚨🚨 El 84,4 % de los pacientes con cáncer que tomaban ivermectina + mebendazol declararon haberse recuperado después de 6 meses...
CIENTOS de estudios preclínicos demuestran que los antiparasitarios ejercen más de 12 mecanismos anticáncer en más de 12 tipos de cáncer...
Nicolas Hulscher MpH.
💊 IVERMECTINA – 12 Acciones Anticáncer Conocidas:
1. Inhibe la vía WNT/β-catenina: detiene la proliferación de células cancerosas.
2. Induce la apoptosis: desencadena la muerte programada de las células cancerosas.
3. Bloquea las proteínas transportadoras de importina α/β, lo que impide la replicación de células cancerosas.
4. Inhibe la enzima PAK1: reduce la inflamación y la progresión tumoral.
5. Antiangiogénico: detiene la formación de nuevos vasos sanguíneos en los tumores.
6. Modulador del sistema inmunológico: mejora el reconocimiento de las células cancerosas.
7. Disruptor de la autofagia: interfiere con las estrategias de supervivencia de las células cancerosas.
8. Se dirige a las células madre del glioblastoma: eficaz en cánceres cerebrales.
9. Inhibe la respiración mitocondrial: corta el suministro de energía a los tumores.
10. Interrumpe la señalización de mTOR, lo que ralentiza el crecimiento celular.
11. Supera la resistencia a la quimioterapia: hace que la quimioterapia sea más efectiva.
12. Propiedades antivirales: potencialmente útiles para cánceres relacionados con virus (como el VPH).
💊 FENBENDAZOL – 12 Acciones Anticancerígenas Conocidas:
1. Alteración de los microtúbulos: impide que las células cancerosas se dividan.
2. Inhibe la absorción de glucosa: priva a las células cancerosas de energía.
3. Activa el gen supresor de tumores p53, que ayuda a eliminar las células dañadas.
4. Desencadena la apoptosis (muerte celular), especialmente en el cáncer de pulmón, colon y próstata.
5. Inhibe la metástasis: evita que el cáncer se propague.
6. Aumenta el estrés oxidativo en las células cancerosas, haciéndolas más vulnerables.
7. Modulador inmunitario: puede ayudar al sistema inmunitario a atacar los tumores.
8. Bloquea la angiogénesis: impide que los tumores generen suministro de sangre.
9. Agota el glutatión en los tumores, lo que debilita sus defensas.
10. Suprime la vía de señalización de AKT, implicada en la supervivencia celular.
11. Restaura la regulación normal del ciclo celular: previene el crecimiento descontrolado.
12. Sinérgico con otros agentes naturales (p. ej., CBD, curcumina, vitamina D)
💊 MEBENDAZOL – 12 Acción anticancerígena conocida:
1. Desestabilización de los microtúbulos: similar al fenbendazol
2. Inhibe la angiogénesis y bloquea el crecimiento de nuevos vasos sanguíneos.
3. Desencadena la apoptosis: causa la muerte de las células cancerosas.
4. Inhibe la señalización del VEGF: bloquea las señales de suministro de sangre al tumor.
5. Cruza la barrera hematoencefálica: útil para los cánceres cerebrales.
6. Activa las enzimas caspasa-3/7, implicadas en la muerte celular programada.
7. Reduce la expresión del oncogén MYC, lo que ralentiza el crecimiento del tumor.
8. Inhibe la proteína Bcl-2, lo que reduce la supervivencia de las células cancerosas.
9. Anti-metastásico: reduce la propagación del cáncer.
10. Altera la función mitocondrial: falla la producción de energía en las células tumorales.
11. Mejora la sensibilidad a la quimioterapia: ayuda a que los tratamientos estándar funcionen mejor.
12. Baja toxicidad + largo historial de seguridad: utilizado en humanos durante décadas.
YAPAY ZEKA İLE PARA KAZANMAK İSTEYENLERE SESLENİYORUM
Stanfordun 2 saatlik bu AI dersi, bu yıl kaydırıp geçtiğin tüm AI içeriklerinden çok daha değerli.
2 saat ayırmak istemiyorsun biliyorum.
Ama en azından kaydet.
Bir gün boş zamanında izlersin.
İzledikten sonra bana teşekkür edeceksin.