Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu önderliğinde Tandoğan Meydanı’nda tarihî bir miting gerçekleştirdik.
Binlerce Türk milliyetçisi tek yürek oldu, meydan umutla doldu.
Fakat bu coşkuyu yansıtan güçlü editler ve görseller neredeyse yok denecek kadar az.
İstanbul İl Başkanlığı seçimlerinde de bunları söyledik. Sokak sokak gezen, halkla iletişim kuran İmren Başkan yerine; yatmayı alışkanlık hâline getirmiş il başkanı yeniden seçildi.
TBMM'de grubu bulunan siyasî partilerin İstanbul il başkanlarına ait resmî X hesaplarının, 9 Mayıs-9 Haziran tarihleri arasındaki duyuru ve paylaşımlarını esas alarak hazırladığım bir aylık performans tablosu. İlginize.
Memleketin hemen hemen tüm yazarları, aydınları ve kanaat önderleri bugün Meral Akşener’in hakkını teslim ederken; çatlak ses yine içimizdeki bazı isimlerden geliyor. Partide görev alıp da “Meral Akşener haklıydı” diyemeyenler, meseleyi “İYİ Parti’ye haksızlık yapıldı” söylemine indirgemeye çalışıyor.
Bugün gelinen noktada artık çok net görülüyor ki; Sn. Akşener’e ve İYİ Parti’ye yönelik operasyonlar yalnızca ana muhalefetin aparatı hâline gelen trol gazeteciler ve medya unsurlarıyla yürütülmedi. Partimizin içindeki fitne koalisyonu da bu sürece bilinçli şekilde dahil oldu ve el birliğiyle Türkiye’nin önüne konulan büyük bir alternatife zarar verdiler.
Sonuç itibarıyla muhalefet hâlâ dağınık bir görüntü veriyorsa, yapılan tüm anketlerde millete hâlâ umut olamıyorsa bunun sorumlusu Sn. Akşener değildir. Çünkü kendisi iki yıldır siyasetten uzak bir hayat sürüyor.
Türk siyasetinde pek az ismin yapabildiğini yaptı; kendi iradesiyle görevi bıraktı. O günden bugüne yalnızca @hafizahabertv’de konuştu ve çok net şekilde “Siyasete dönmeyeceğim” dedi. Takdir edilmesi gereken bu tavır karşısında hâlâ aynı çevrelerin eleştiriye devam etmesi ise düşündürücüdür.
Kurduğu partiyi iki genel seçimde Meclis’e taşıyarak siyaset tarihimizde ender görülen bir başarıya imza attı. “Size bir ev bırakıyorum” dedi ve ardından “Bunu büyütmek de küçültmek de sizin elinizde” diyerek bizlere veda etti.
Ancak bugün birçok il ve ilçe binasında kurucu genel başkanın fotoğraflarının kaldırıldığını, kongre salonlarında dahi fotoğraflarına yer verilmediğini üzülerek görüyoruz. Bu kin ve öfkenin sebebini anlamak gerçekten mümkün değil.
İYİ Parti’nin kuruluş hikâyesinin adı Meral Akşener’dir. Bizlerin bu cesur yürüyüşe dahil olma sebebi; Türkiye’yi yönetme iradesinin tapulu adresi olan merkez sağın, onun liderliğinde yeniden ayağa kalkabileceğine olan inancımızdı.
Son yaşanan olaylar bize bir kez daha göstermiştir ki Türkiye’nin; kucaklayıcı, birleştirici, devlet aklını önceleyen, memleketçi ve kalkınmacı bir iktidar alternatifine ihtiyacı vardır.
Eğer partimiz bu boşluğu doldurmak istiyorsa, köklü kadro değişikliklerine ve topluma yeniden umut verecek güçlü bir siyasi dile ihtiyaç vardır. Şu son iki günde yaşadığımız olaylar da ana muhalefet partisinin bu işi kotaramayacağını açıkça göstermiştir. Bu sebeple iki yıldır söylediklerimi bugün yeniden ifade etme gereği hissettim. Bunu başarmak da, elimizdeki büyük fırsatı yok etmek de bizim elimizdedir.
Dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say, Kılıçdaroğlu’na çok sert tepki gösterdi:
“Son iki günde Kılıçdaroğlu’nun herhangi bir sokağa çıkacak, miting yapacak gücü kalmamıştır. Tüm toplum ‘Mutlak butlan’ kararını ‘kayyum’ olarak benimsemiştir.
Bu topluma daha fazla yara açmadan… Hemen ayrılması gerekir.
Başka bir şey mümkün değil.
Mümkün değil!”
Kurucu Genel Başkanımız Sn. Meral Akşener’i ve kıymetli eşi Sn. Tuncer Akşener’i Kurban Bayramı vesilesiyle ziyaret ederek bayramlarını erkenden kutladım. Ziyaretimizde siyaset gündemine dair değerlendirmelerde bulunma fırsatı da bulduk. Nazik misafirperverlikleri için kendilerine teşekkür ediyorum. İYİ ki varlar 🙏🏻