Parası olmayan bir adam, sesi olmayan bir adamdır. Odadaki en zeki adam olabilirsin ama cebin boşsa, kimse seni dinlemez. Aile ve akrabalar yalnızca sunabileceğin bir şeyin olduğunda iyidir. Her gün kalk ve daha fazla çalış. Dünya fakir bir adama karşı çok zalimdir.
abi spor yapın güzel giyinin güzel kokun gülümseyin ibadetinizi yapın her fırsatta dağ bayır göl baraj deniz orman tarihi manevi gezin tozun sonra şükredin boş yaşamayın, imkan varken mutlaka yapın.
BORCU OLANLARA REÇETE
Efendimiz (s.a.v.) bir gün mescide girince, Ensar’dan Ebu Ümame (r.a.) isimli zatla karşılaşır. Peygamberimiz ona:
“Ey Ebu Ümame, niçin seni namaz vakti dışında da mescidde oturmuş görüyorum?” diye sorar.
“Peşimi bırakmayan bir sıkıntı ve borçlar sebebiyle ey Allah’ın Resulü.” diye cevap verir.
Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v.) :
“Sana bazı kelimeler öğreteyim mi? Bunları okursan, Allah senden sıkıntıyı giderir ve borcunu öder.” diye buyurur.
“Evet, ey Allah’ın Resulü, öğret.” der.
“Öyleyse akşama çıktın mı sabaha erdin mi şu duayı oku” buyurur:
"Allah'ım! Üzüntüden ve kederden sana sığınırım. Acizlikten ve tembellikten sana sığınırım, korkaklıktan ve cimrilikten sana sığınırım. Borcun galebe çalmasından ve insanların kahrından sana sığınırım."
Ebu Ümame (r.a.) der ki;
"Ben bu duayı yaptım, Allah benden gamımı giderdi, borcumu ödememi nasip etti."
(Ebu Davud, Salat 367)
Erkek ol, babanın gurur duyacağı.
Erkek ol, karının saygı duyacağı.
Erkek ol, kardeşinin hayranlık duyacağı.
Erkek ol, oğlunun hayranlıkla bakacağı.
Erkek ol, kız kardeşinin güvende hissedeceği.
Erkek ol, kızının kahraman olarak gördüğü.
Hiçbir sıkıntı boşuna değildir.
Allah, birimize dert verirken diğerimize de o dertle ilgilenme fırsatı sunuyor. Her biri ahiret için yatırım oluyor.
Peygamberimiz buyurdu ki:
"Kim bir insanın dünyalık sıkıntısını giderirse Allah da onu kıyamet gününün dertlerinden kurtarır." (Müslim, 2699)
Sıkıntı içinde devam eden hayatın sebeplerinden biri de günahlardır. Elbette bu dert, iman edenler içindir.
Hayatı oyun ve eğlenceden ibaret gören birinin, günah diye bir endişesi olmadığı için, kafası rahattır.
Rabbimiz buyurdu:
"Kim beni hatırlamaktan yüz çevirirse onun için sıkıntılı bir hayatı olur." (Tâhâ, 124)
Kalp, günahlarla kirlendikçe ve paslandıkça nasihat duymak, doğruları yapmak zorlaşır.
İnsan Kur’an’dan beslenmedikçe Allah’ı unuttuğu bir tarzda yaşamaya başlar. Şeytan ona arkadaş olur ve Rabbine karşı hata üstüne hata yaptırır.
İç aleminde bunalım yaşayan her birimiz günahlarımıza ve yerine getirmediğimiz farz ibadetlerimize bakmalıyız.
Samimi bir tevbe ile hem kalbimizi hem de amellerimizi düzeltmeliyiz.
Kalbimiz temizlendikçe kötü duygulardan arınır, iman merkezli bir düşünce ile kendimize geliriz.
Böylece ahlakımızda ve ibadetimizde bambaşka bir olgunluk oluşur.
Bunu devam ettirmek için de kalbini Allah’a sımsıkı bağlamak isteyen dostlarla birlikteliğimizi sürdürmeliyiz.
Olmak istediğimiz gibilerle beraber olmalıyız.
İbadet ve dua ile son nefesimize kadar din üzere sabit kalmayı Allah’tan niyaz etmeliyiz.
Ayete kulak verelim:
"Allah’ın mesajından uzak yaşayana şeytanı arkadaş yaparız." (Zuhruf, 36)
Ben 25 yaşında evlendim, 35 yaşında 3 çocuğum vardı. Tek maaş, eşim ev hanımı, ev kira, ağır meslek, sık tayin... Sofrada bereket, evde huzur, aza kanaat ve çok şükür...
İslâm hukuku evin geçim sorumluluğunu erkeğe yükler. Ekonomik güç otorite sağlar. Reislik getirir. Erkeğe evinden uzaklaştırma kararı veren bir hukuk sistemi sakattır. Aile birliği sarsılır. Benim param, senin paran yok bizim paramız var demedikçe tartışmalar bitmez.
1000 erkeğin istihdamı
1000 kadının evliliğini
ve 1000 aile kurulmasını
anlamına gelir
Ama 1000 kadının istihdamı
1000 erkeğin işsizliğine
yol açar
İlk seçenekte işlerin öncelikle erkeklere verilmesi gerekmez mi‼️
ŞU AN BU 3 DUAYI SÖYLE:
1. Sevgili Allah'ım: Beni sıkışıp kalmış tutmak için gönderilen her döngüyü kır.
2. Sevgili Allah'ım: Bırakmam gereken şeyleri bana göster.
3. Sevgili Allah'ım: Dua ettiğim nimetler için yer aç. AMİN yaz.
Neden şeytan seni üzmeye çalışır?
Çünkü üzüntü onun en güçlü silahıdır.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
(Şeytandan olan fısıltılar, ancak inananları üzmek içindir.)
Şeytan rızkını engelleyemez, kaderini değiştiremez, nasibini geciktiremez ama seni üzebilir... Taki zayıflayasın, teslim olasın, duayı bıraksın ve Allah hakkında kötü zanda bulunmaya başlayasın.
Şeytan senin her şeyi kötü görmeni sever.
Takıntı hâline getirilen hiçbir şey nasip olmuyor. Neye çok takılırsan, onunla imtihan oluyorsuj. Kendini paralasan da olan sadece sana oluyor. O yüzden bir noktada durup her şeyi akışına bırakmayı bilmek gerek. Bütün dizginler Allah’ın elindedir. Kalplere her şeyi ilham eden kimse, vakti gelince nasip edecek olan da O’dur. Nasip de peşinden koşmayı bıraktığında geliyor. Tecrübeyle sabit.
harama bakmak unutkanlık yapar. evde çöp biriktirmek bereketsizliğe sebep olur. bal yemek hafızayı güçlendirir. tembellik ve cimrilik rızkın kesilmesine sebeptir. yaşlılara hürmet ömrü bereketlendirir. ilim kendisini yazanla kalır.
الإمام برهان الدين الزرنوجي
“Dünya, baştan sona bir saatlik kedere bile değmez.” O hâlde, sana fayda vermeyecek dert ve üzüntülerle kendini yorma. Zira kaygı, yarının acısını engellemez; sadece bugünün huzurunu çalar.
||İbn Kayyim||
Allah'ın bize olan sevgisinin işaretleri:
• Günah işlediğimizde suçluluk hissetmek
• Namaz kılmadığımızda endişe duymak
• İbadet etme isteği duymak
• Günahkâr olduğumuzu farketmek
• Tövbe etmek
• Namaza motive olmak
Çünkü birçok insan, bu duyguları artık hiç yaşamıyor.
Rızık için dua ederken Allah'tan rızkımızı engelleyen şeyleri de kaldırmasını istemeliyiz. Kibir, tembellik, kötü alışkanlıklar, nankörlük. Bazen rızık eksikliği değil şahsi engellerimiz bizi nimetten mahrum eder.