Açlıkta bir daha aç kalmama isteği, sadece bağıran boş bir karın olmanın tiksintisi, bir ayaklanma çağrısı, bir kurtuluş özlemi vardır. Açlıkta başkalarının açlığını derinden bir anlama vardır [...] Her ihtiyaç bir hümanizmaya doğru kendini aşar. (J. P. Sartre)
CHP İstanbul İl Başkanlığına ilişkin kayyım kararı kaldırıldı, Gürsel Tekin ve beraberindeki heyetin görevi sona erdi.
Ancak kararı yalnızca bundan ibaret okumamak gerekir. İstanbul delegeleri hakkındaki tedbir kararı da kaldırıldı. Hiçbir hukuki temeli olmadan müdahale edilen süreç boşa düştü, sonrasında gerçekleştirilen tüm kongrelerin hukuki geçerliliği de bir kez daha kanıtlanmış oldu.
Bu kararla birlikte mutlak butlan davasının dayandırıldığı hukuki zemin tamamen ortadan kalkmış, dava açıkça konusuz kalmıştır.
Butlancıların Yargıtay korkusu tam da bundandır.
Varlık Fonu'nu da devreye soktular. Ziraat Portföy'e hisse toplatıyorlar!
Siyaseten yol verilmiş, ilgili kurumların göz yumduğu fon balonunun yarattığı 'kara delik' hokus pokusla yine kamuya yıkılıyor.
Only fans'çıların bile parasına, evine, motosikletine el koyan, MASAK raporu hazırlatan savcılık, bu fon sahiplerine de bir el atsa ya!
Değerli Yurttaşlarımız;
Bu gece itibarıyla motorinin litre fiyatı 100 lirayı aşmış olacak.
Bu 100 liranın 20 lirası ÖTV ve KDV’den oluşacak.
2009’da tedavüle giren 100 liralık banknotumuz, o gün 40 litre mazot alıyordu. Bugün aynı 100 lira, sadece 1 litre mazot alacak.
Sayın Erdoğan, 2023 seçimleri öncesinde, “Gabar’da günlük 100 bin varillik petrol bulunduğunu” müjdelerken mazotun litresi 20 liraydı. Bugün 100 lirayı geçecek.
Mazota gelen zam, pompada kalmayacak.
Meyve-sebzeden okul servisine kadar, iğneden ipliğe her şeye zam olarak yansıyacak. Mutfaklarda et değil, daha fazla dert kaynayacak.
Artık vatandaşın bu yükü taşıyacak takati kalmamıştır.
YENİ Parti olarak önerimiz; acil olarak akaryakıttaki vergilerin kaldırılmasıdır.
Dünyanın en yüksek faizlerini öderken, yollara ve köprülere fahiş garanti bedelleri aktarırken hesap yapmayanların eli, sıra vatandaşa geldiğinde titremeyecek.
Giderayak millete daha fazla zulmetmeyin, gerekli adımları atın.
Zaten YENİ Parti iktidarında bu adaletsizlik kökünden çözülecek.
Palamutun lezzetsiz olduğu eleştirisine bir açıklama getireyim. Palamut ilk çıktığında lezzetsizdir, çingene palamudu denir. Palamut büyüdükçe yağlanır. Lezzet de yağla birlikte gelir. İşte o palamut artık yenir, yerken keyif alırsınız. Daha da büyüyüp torik olmasına izin verirseniz lezzeti katlanır, zirveye çıkar. Bulursanız ve bütçenize de uygunsa kaçırmayın. Torikten daha büyük olanı pek rağbet görmez. Palamut lezzetsiz değil, biz çok aceleciyiz.
Sayın Genel Başkan tekno-oligarşiye karşı net bir tavır alınmasının zamanı geldi. Muhalif hesaplar tek tek kapatılıyor. Musk'ı tagleyerek bir mesaj paylaşmanız hem sorunu görünür kılar, hem bizler için bir koruma çeperi oluşturma imkanı doğar. @eczozgurozel
Artık saflar netleşmiştir.
Bu seçim demokratlarla otokratlar arasındadır.
Türkiye İttifakı ile butlancı-darbeci ittifakı arasındadır.
Oyun bozulmuştur, YENİ kurulmuştur.
Eskiler yolun sonunda, YENİ’ler yolun başındadır.
Muhalif camiada medyasıyla, siyasetiyle, akademisiyle bir “her şeyi normalleştirme endüstrisi” oluştu. İtiraz edenler ihanetle suçlanıp marjinalleştirilirken her ilkesizliğe bir keramet yükleniyor. Oysa muhalifler eleştiriyi susturdukça, yetki verdikleri siyasi elitler tarafından ihanete uğrama ihtimalleri de artıyor. Zira ihanet tek taraflı tanımlanıyor. Siyasi elitin seçmenine verdiği sözler yerine seçmenin buna itiraz etmesi ihanetle itham ediliyor. İtirazı bastırılan ve gidecek başka yeri olmadığı düşünülen seçmenin tüm hassasiyetleri de tam bu nedenle zorbaca “şimdi zamanı mı” diye ötelenip, ısrar edenler de ihanetle suçlanabiliyor.
Unutmayalım, bu yöntem iktidarı 24 yıldır iktidarda tuttu. Yani seçmenin itiraz etme ve başka bir seçeneğe yönelme imkânını daha büyük bir tehdit göstererek engellerken onu kendine mecbur bırakmak. Yani kendisini bir felaket senaryosuna, ak parti’nin iktidar olması senaryosuna karşı tek alternatif olmaktan öteye geçemeyen bir muhalefet.
Bu, muhalif camia açısından tatmin edici olabilir ancak Erdoğan karşıtlığı haricinde hiçbir sermayesi olmayan böylesi bir muhalefet iktidar seçmeni için sadece iğreti edicidir. Kutuplaşmayı beslemekten öteye geçmez.
Elbette iktidarla muhalefet eşit olmadığının farkındayım ancak bu ilişki biçimi muhalefetin içine yerleştiğinde ortaya farklı bir siyaset çıkmıyor ve çıkması da mümkün değil.
Ekrem İmamoğlu'ndan Butlan Kemal Kılıçdaroğlu'na:
"Cumhuriyet demokrasi ve adalet mücadelesinin siyasi esiriyim ancak yaradana şükürler olsun ki milletin gözünde sokağa çıkamayan caddelerde meydanlarda dolaşmayan toplumun vicdanına hapsolmuş siyasi bir beden değil Allah kimseyi 80 yaşında bu duruma düşürmesin"
Ekrem İmamoğlu'ndan Butlan Kemal Kılıçdaroğlu'na:
"Cumhuriyet demokrasi ve adalet mücadelesinin siyasi esiriyim ancak yaradana şükürler olsun ki milletin gözünde sokağa çıkamayan caddelerde meydanlarda dolaşmayan toplumun vicdanına hapsolmuş siyasi bir beden değil Allah kimseyi 80 yaşında bu duruma düşürmesin"
Timur Soykan: "Zor durumda direnenler, zor durumda bir arada duranlar, zor durumda adaletsizliğe karşı sesini yükseltenler, iktidarın tehditlerine rağmen teslim olmayanlar…
Onlar çok kıymetli iş yaparlar, hayatları boyunca bunun onurunu, gururunu taşırlar. İnsanın erdemi, onuru, gururu böyle oluşur insan heykelini böyle yontar.
Ama şimdi Kılıçdaroğlu’nun yanında olan Zeydan Karalar, Ahmet Akın, Muharrem İnce, Vahap Seçer siz o heykeli yontamadınız.
Hiç ‘baba ocağı’, ‘şunun partisi, bunun partisi’ diye açıklamayın. Korktunuz. Cesaret edemediniz. Bu sınavı geçemediniz, siyaseten bittiniz.
Artık hayatınız boyunca ‘butlancı’ olarak anılanlarla birlikte anılacaksınız.”
Yurttaş: İmamlık yaptım. Üç yıldır emekliyim. Festivallerde su satarak geçiniyorum. Satılan fabrikaları gördükçe içim parçalanıyor. İmamlığı bıraktım kızıl komünist oldum. Sizin yumuşak muhalefetinizden de rahatsızım.
Garibin çocuğu, karakola adliyeye kolunu bükerek gidiyor. Kimisi de sakız çiğneyerek gidiyor. İçimiz parçalanıyor."
@yavuzyilmazd@eczozgurozel o sırada üzüm topluyordu meşguldü .. bu süreci baştan sona berbat yönettiniz. Tüm yük Özgür Çelik’e kaldı. KK’na önünüzü ilikleyecek kadar saygı duyuyorsunuz da Üsküdar halkının iradesine neden saygı duymadınız ? Onbinlerin belediye önüne yerleşmesi lazımdı.
SON DAKİKA | Özgür Çelik:
“Transfer edilen meclis üyesi Ayhan Aydın, telefonda hüngür hüngür ağlayarak ‘Beni savcı tutuklamayla tehdit etti benim oğlum ve eşim engelli bunlara kim bakacak? Onlara bakacak kimse olmadığı için bunlara teslim oldum’ dedi.”
Dilek Kaya İmamoğlu’ndan Kılıçdaroğlu’na yanıt:
“14 yaşındaki kızımın ve iki oğlumun babası, sevgili eşim Ekrem İmamoğlu tam 18 aydır siyasi bir rehine olarak özgürlüğünden mahrum bırakılmıştır.
Bu gerçeği görüp, bildiği halde; kirli oyunların peşinden giderek hakikati çarpıtmaya çalışan, üstelik toplumun karşısına çıkıp gerçek dışı sözler söyleme cüretini gösterenleri Allah’a havale ediyorum.”