İl Millî Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci 📚, Hayrat Vakfı ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan protokol kapsamında düzenlenen “Aydınlık Yarınlara Kitap Okuma Yarışması” 📖✨ ödül törenine katıldı.
🔗 https://t.co/5mTENcflMY
@tcmeb@MersinValiligi@Muhammed0744
Milli Eğitim Bakanı sn. Yusuf Tekin beye, MEB işbirliği ile yürüttüğümüz @a_yarinlara projemizin yakaladığı başarıyı, geldiği noktayı paylaştık. Destekleri için kendilerine teşekkür ederiz.
Şam ehlinden, güçlü-kuvvetli, nüfuz sahibi bir kimse vardı. Zaman zaman Hz. Ömer’in yanına gelirdi. Bir ara, Ömer (radıyallâhu anh) o kimseyi göremez oldu.
Çevresindekilere:
“–Falan zât ne yapıyor, artık görünmez oldu?” dedi.
“–Ey Mü’minlerin Emîri!
O kendini içkiye verdi.” dediler.
Hz. Ömer radıyallâhu anh kâtibini çağırarak:
“–Yaz!” dedi. “‒Ömer bin Hattâb’dan falan kimseye! Selâm sana!
Kendisinden başka ilâh olmayan, günahları bağışlayan, tevbeleri kabul eden, azâbı çetin ve ihsânı bol olan Allâh’a hamd ederim.
O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur, dönüş ancak O’nadır.”
Hz. Ömer (radıyallâhu anh), mektubu yazdırınca arkadaşlarına dönerek:
“–Allâh’a yönelmesi ve Allâh’ın da tevbesini kabul buyurması için kardeşinize duâ ediniz!” dedi.
O zât, Hz. Ömer’in mektubunda zikrettiği; «(Allah) günahları bağışlayan, tevbeleri kabul eden, azâbı çetin olandır…» (Müʼmin, 3) âyet-i kerîmesini tekrar tekrar okudu ve:
“–Allah beni hem azâbıyla korkutmuş, hem de günahlarımı affedeceğini vaad etmiş.” diyerek ağladı ve güzelce tevbe etti.
Hz. Ömer (radıyallâhu anh), o zâtın tevbe ettiğini haber alınca:
“–Bir kardeşinizin yoldan çıktığını, günaha saplandığını gördüğünüzde, onu doğru yola getirmeye, Allâh’ın affından ümitvâr olmasını sağlamaya çalışınız.
Tevbe nasip etmesi çin Allâh’a duâ ediniz. Kendisine bedduâ ederek aleyhinde şeytana yardımcı olmayınız.” dedi.
(İbn-i Kesîr, Tefsir, IV, 76)
> كُونُوا مَعَ الصَّادِقِينَ
(Tevbe, 9/119)
Ayet, “sadıklarla beraber olun” diye emreder. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyurmuştur: “Kişi dostunun dini (huy ve yolu) üzeredir. Öyleyse kiminle dostluk ettiğinize dikkat edin.”
Sohbette insibâğ ve in’ikâs vardır; yani yansıma ve başkasının hâliyle boyanma. Eskiler, “Hâl sâridir.” demişler. Sirâyet, kelime olarak “birinden diğerine geçme, bulaşma” demektir; tasavvuf ıstılahında ise “manevî hâllerin ve ahlâkî niteliklerin bir gönülden diğerine geçebilmesi” anlamına gelir. Bunun en büyük örneği sahâbelerdir. Sahâbe-i kirâm, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ile beraber olmanın getirdiği hâl transferi nimetine mazhar oldukları için, tarihin en faziletli nesli hâline gelmişlerdir.
İbn Atâullâh el-İskenderî der ki: “Hâli seni uyandırmayan ve sözü seni Allah’a yaklaştırmayan kişiyle arkadaşlık etme.” Halk arasında da, “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.” denmiştir. Neşet Ertaş’ın ifadesiyle: “Kalpten kalbe bir yol vardır.”
Öyleyse insan, kalbini ve istikametini korumak için iyilerle beraber olmaya çalışmalı...
📖 Arapların Hikmetli Sözlerinden: “Beş şey beş şeyi getirir; beş şey de beş şeyi giderir.”
🔹 Beş şey beş şeyi getirir:
1. İstiğfar → rızkı celb eder.
2. Gözleri haramdan sakınmak → ferâseti getirir.
3. Haya → hayrı beraberinde getirir.
4. Yumuşak söz → istenileni gerçekleştirir.
5. Öfke → pişmanlığı doğurur.
🔹 Beş şey beş şeyi giderir:
1. Yumuşak söz → öfkeyi söndürür.
2. Allah’a sığınmak → şeytanı uzaklaştırır.
3. Teenni (acele etmemek) → nedâmeti önler.
4. Dili tutmak → hatayı engeller.
5. Dua → kaderin şerrini def eder.
"Risale-i Nur, kendi sadık ve sebatkâr şakirtlerine kazandırdığı çok büyük kâr ve kazanç ve pek çok kıymettar neticeye mukabil fiyat olarak, o şakirtlerden tam ve hâlis bir sadakat ve dâimî ve sarsılmaz bir sebat ister."
| B. Said Nursi
Malazgirt Zaferi’nin 954’ncü sene-i devriyesinde Sultan Alparslan’ı, ordusunu ve Anadolu’yu vatanımız haline getiren tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyoruz…
#GençHayrat#1071Malazgirt
Tarihimizin en mühim dönemeçlerinden biri olan Malazgirt Muharebesi, kılıç ve kalkanın yanında iman ve cesaretle kazanılmış büyük bir zaferdir.
1071’de Sultan Alparslan’ın kumandasındaki kahraman ordu, tarihin akışını değiştirmiş; Anadolu’yu ebedî yurdumuz kılmıştır.
"Yâ İlahi! Başıma gelen bu musîbette bana ecir ve sevâb ver, bu musîbetin peşinden daha hayırlı, daha güzel şeyler ihsân eyle' derse, mutlaka Allahü Teâlâ musibetinden dolayı ona ecir verir ve pesinden daha hayirlisini verir."
| Müslim
İnsan, ruhunu doyuracak ilim ile meşgul olmazsa kendini oyalacak dertler ve sıkıntılarla karşılaşır. Tekamül (gelişim) ya ilimle olur ya imtihan ile...