Taksim’de kadınlar tacize uğruyor, Kadıköy’de şehir eşkıyaları insanları yoldan geçirmiyor. Beşiktaş’ta ise sokakları resmen rehin almışlar; adam akıllı yürüyemiyorsunuz bile. Sokaktan geçen insanların kollarına girip, zorla kendi dükkânlarına oturtmaya çalışıyorlar.
Bu insanlar yüzünden global basında ve sosyal medya platformlarında turistler bir akım başlatmış: “İstanbul’da bu semtlere sakın gitmeyin. Yolunuzu kesip zorla işletmelerine oturtuyorlar, oturmazsanız da arkanızdan küfür ediyorlar” diye.
O kadar utanç verici bir tablo ki… Ve kimse bu insanlara ‘dur’ diyemiyor. Ne belediyeler bu dükkânları mühürleyebiliyor, ne Turizm Bakanlığı denetime geliyor. Örümcek ağı gibi her yere yayılmışlar. Kapıcılık sistemi yüzünden küçük esnafa iş yaptırmıyorlar. Sayıca o kadar fazlalar ki, insanlar ses çıkarmaya bile korkuyor.
Üstelik o kadar pişkin ve yüzsüzler ki, tepki gösterdiğinizde “Ne olacak ki? Gelip 1.000 TL ceza yazıp gidiyorlar” diyerek dalga geçiyorlar.
Devletin ilgili kurumları bu bölgeler için acilen bir çalışma başlatmalı. Zabıta denetimleriyle bu rezalet çözülmez. Ruhsatlar iptal edilmeli, işletmeler mühürlenmeli.
Her yeri bok götürüyor. Oturdukları koltuklardan kalkıp sadece iki saat sokakta yürüseler, ne demek istediğimi çok net anlayacaklar.