taha suresinin son ayetlerinde öylesine güzel öyle naif bi uyarı var ki sizinle de paylaşmak istiyorum. "kendilerine sınamak için hayatının süsünü bol
verdiğimiz kimselere sakın göz dikme. Allah'ın ahiretteki rızkı daha hayırlı ve daha devamlıdır..”
Her konuşanın ilim sahibi olmadığını, insanların çoğunun ilimsizce konuştuğunu, çoğu insanın tabi olduğu hocasının veya cemaatinin yanlışları hususunda kör olduğunu veya kör olmayı tercih ettiğini ve çoğu insanın ilmi bir konuda tartışırken karşısındakinin görüşlerine dair sadece ve sadece kulaktan dolma bilgilere sahip olduğunu gerçek anlamda idrak eden kimse, bu mecrada yazılıp çizilenlerin çoğuna önem atfedip cevap vermeyi bırakır ve buradan kimseyle tartışmaya girmez.
Allah’ım bana öyle birini nasip et ki aklım ve kalbim geçmişten veya gelecekten kimsede kalmasın içime sinsin her şey kafama yatsın tereddütüm olmasın amin
Kehf süresini okurken Ashab-i Kehf, sûrenin başında "Bize bir çıkış yolu göster" değil de, "Bize rahmet ver" diye dua eder. Müfessirler de bu konuda şöyle der: Eğer Allah'ın rahmeti yanındaysa, mağaranın içi saraydan daha geniş olur.
And olsun ki onlara (niçin alay ettiklerini) sorsan
elbette: “Biz ancak (lâfa) dalıp şakalaşıyorduk” derler.
De ki: “Allah ile, O'nun âyetleriyle ve O'nun peygamberiyle mi alay ediyordunuz?”
Tevbe Suresi 65
Aşk-ı Memnu'nun "Arsen Hanım"ı Gülsen Tuncer, Altın Portakal'a kefiyeyle katıldı:
💬"Davet edildiğimde bavula koyduğum ilk eşyaydı. Suriye, Filistin, Lübnan, Mısır, İran... Hepsi için gözümüzde yaş var. Savaş çıkaranları lanetliyorum. Hepimiz barış için çalışmalıyız"
Alevi Sanatçı Handan Aydın’dan “Cemevleri meyhaneye döndü” İsyanı!
“Bir cemevi bahçesi düşünün, herkes sarhoş.
Köyler bomboş ama her yerde mantar gibi cemevi açılıyor.
DEM Parti ve CHP Aleviliği kullanıyor.”
Jwan Yosef isimli bir erkekle evlenen(!) LGBT savunucusu şarkıcı Ricky Martin 11 Temmuz’da İstanbul’da konser verecekmiş! Sahnede LGBT bayrağı açan bu şahıs İstanbul’da da aynısını yapabilir! LGBT aktivisti şarkıcı Ricky Martin’i ülkemizde görmek istemiyoruz!
Sivaslı Alevi bir ailenin babası, Ankara'da geçirdiği bir ameliyatın ardından paraları olmadığı için hastanede rehin kalır.
Alevi oldukları için önce CHP'ye giderler. Ancak CHP'den geri çevrilirler. O dönemde DYP'nin, ANAP'ın ve diğer partilerin de kapısını çalarlar; fakat hiçbiri yüzlerine dahi bakmaz.
Adamlar kara kara düşünürken hastanenin hademesi durumu fark eder ve der ki:
"Bu derdinizden sadece Muhsin Yazıcıoğlu anlar. Hemen ona gidin."
Alevi kardeşlerden biri korkuyla:
"Ya biz Aleviyiz. Muhsin bizi keser." der.
Hademe de gülerek:
"Dört kardeşsiniz. Birinizi keser, üçü kaçar. Babanızı da kurtarırsınız." diye karşılık verir.
Artık yapacak başka bir şeyleri kalmayan kardeşler, korka korka BBP Genel Merkezine giderler. Üzerlerindeki eski elbiseleri ve başlarındaki sekiz köşeli kasketleri gören BBP'liler, onları güler yüzle karşılar.
Şehit Muhsin Başkan'a dertlerini anlatırlar.
Muhsin Yazıcıoğlu, "Hele bir oturun, önce yemeğinizi yiyin. Bizim etimiz ne, budumuz ne; o parayı bulabilir miyiz, bakalım." der.
Adamlar içlerinden, "Bundan da bir hayır yok galiba." diye geçirirler.
Ancak Muhsin Başkan, onlarla konuşurken bir yandan da parti teşkilatındaki arkadaşlarına kaş göz işareti yaparak, "Gidin, hastayı çıkarıp getirin." talimatını verir.
Misafirler yemeklerini yer, kahvelerini içerken Muhsin Başkan da onları oyalamaya devam eder.
Kahveleri bitince kapı çalınır ve içeri hastanede rehin kalan babaları girer.
O an aile büyük bir sevinç yaşar ve Muhsin Başkan'ın eline sarılarak kendisine teşekkür eder.
Aradan yaklaşık altı ay geçer. Seçimler yapılır. O Alevi ailenin yaşadığı 120 hanelik köyde başka hiçbir partiye tek bir oy bile çıkmaz. Oyların tamamı Büyük Birlik Partisi'ne verilir.
(Alıntı)
Çok özür dileyerek paylaşıyorum. Ayşe Kulin’in yine Everest yayınlarından çıkan ve hala kitap satış sitelerinde satılmaya devam eden gece sesleri kitabından bir sayfa!
Bebekleri bunlardan kim koruyacak