“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz.”
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun!
❗TBMM Genel Kurulu’nda dile getirdik:
AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞINDA TABLO NET... Hasta çok ama hekim yok.
2024’te 22 milyonun üzerinde diş randevusu verildi,
20 bine yakın diş hekimi atama bekliyor,
2026 için açılan kadro sadece 521.
Genç diş hekimleri işsiz, vatandaş randevusuz.
Bu bir planlama krizidir. @dishekdayanisma@TDB_TDA@dishekimlerod38
#DişHekimleri #AtamaBekleyenDişHekimleri #MHRS #RandevuSorunu #AğızVeDişSağlığı #SağlıkPolitikası #TBMM
KİMSE GÜVENDE DEĞİL! — Laiklikle uğraşan Yusuf Tekin’in Eğitim Bakanı olduğu ülkede, son 48 saatte iki okul silahlı saldırıya uğradı.
#EgitimdeŞiddeteHayır
Kahramanmaraş'ta 1400 kişiye mezar olan 22 bloklu Ebrar Sitesi'nin müteahhidi Tevfik Tepebaşı ve yakınları, TOKİ'de kurayla ev sahibi yapıldı.
(İsmail Arı)
Türkiye’de diş hekimliği fakülte ve kontenjan sayılarındaki hızlı artış, dünyadaki örneklerle karşılaştırıldığında açık bir plansızlık sorununu ortaya koyuyor.
Birleşik Krallık gibi nüfusu Türkiye’ye yakın ülkelerde fakülte ve yıllık öğrenci sayıları sıkı biçimde sınırlandırılırken, Türkiye’de 100’ü aşan fakülte ve binlerce yeni mezunla kontrolsüz bir genişleme yaşanıyor. Bu durum yalnızca eğitim kalitesinin seyrelmesine değil, yeni mezun diş hekimleri için işsizlik, düşük ücret, güvencesiz çalışma ve mesleki tükenmişliğe de yol açıyor.
Aşırı mezun arzı, rekabeti sağlıklı bir kalite yarışına değil, fiyat kırma ve hız baskısına dönüştürüyor; sonuçta hem hekim hem hasta bu tablonun bedelini ödüyor.
Sorun bireysel tercihlerden değil, insan gücü planlaması yapılmadan açılan fakülteler ve artırılan kontenjanlardan kaynaklanıyor; çözüm ise net: kontenjanların sürdürülebilir seviyelere çekilmesi, güçlü akreditasyon ve gerçek klinik altyapı şartı olmadan hiçbir fakültenin öğrenci almamasıdır.
#DişEczayaBütçeAyır
Türkiye’de diş hekimliği artık yalnızca bir meslek krizi değil, planlama ve sorumluluk krizidir.
Yıllarca emek veren gençler mezun olduklarında atanamıyor, özel sektörde güvencesiz ve düşük ücretli çalışmaya zorlanıyor ya da mesleğini hiç yapamadan başka alanlara savruluyor.
Bu tablonun bedelini yalnızca gençler değil; çocuğunu okutmak için borçlanan, birikimini harcayan, umutlarını bu diplomaya bağlayan aileler de ödüyor.
Plansız açılan fakülteler, nitelikten bağımsız kontenjan artışları ve istihdamla örtüşmeyen mezun sayıları;
bugün işsiz diş hekimleri,
yarın ise mesleki değeri aşınmış bir sağlık sistemi anlamına geliyor.
Bu sorun “zamanla düzelir” denecek bir mesele değil. Bu, bilimsel planlama, kontenjan düzenlemesi ve gerçekçi istihdam politikaları gerektiren bir kamu sorunudur.
#DişEczayaBütçeAyır
Yeni mezun diş hekimlerinin işsizliği artık tekil bir sorun değil; ülke çapında bir yapısal çöküşün göstergesi.
X’te yürütülen çalışma da tabloyu net ortaya koyuyor: Arz tavan, istihdam taban.
Planlama yapmadan açılan fakültelerin faturasını gençler ödüyor.
Artık bu sesi duyun.
#RTEDişHekimiİşsiz
Yeni mezun diş hekimleri için gerçek ortada: İstihdam alanı yok.
Kontenjanları artırıp mezunları ortada bırakmak kabul edilemez.
Genç meslektaşlarımızın emeğine sahip çıkın, planlama yapın, çözüm üretin.
Bu sessizlik, yarın çok daha derin bir krize dönüşecek
#DişteVardiyaylaAtama
Bugün diş hekimliği eğitiminde yaşanan kriz, yarının çok daha büyük bir çöküşünün habercisi. Eğer bu tabloya müdahale edilmezse, mesleğin geleceği, gençlerin emeği ve ailelerin yıllarca yaptığı fedakârlıklar ciddi bir felaketle karşı karşıya kalacaktır.
#DişteAtamaÇareVardiya
Dişhekimlerinin sesine kulak verin. Bu uyarı değil, tarihe düşülen bir kayıttır.
Yarın, “Neden kimse konuşmadı?” denmesin diye bugün konuşuyoruz.#22KasımNeydiSahi
Madem istihdam planlaması yapmadınız…
O hâlde neden bu kadar diş hekimliği fakültesi açtınız?
Neden kontenjanları her yıl artırdınız?
Bugün genç meslektaşlarımız mezun olur olmaz işsiz kalıyor.
Özel sektör dolu.
Devlet kadro açmıyor.
Hastane altyapısı ve bütçe yetersiz.
Peki o zaman bu gençler ne yapacak?
Onlar bu ülkenin evladı değil mi?
Aileleri yıllarca emek veriyor, borca giriyor, hayatlarını çocuklarının geleceğine adıyor.
Bu ülkenin en başarılı öğrencileri, bugün işsizlikle sınanıyor.
Sormak zorundayız:
Onca yıl okuyan, sınav kazanan, gece gündüz çalışan bu gençlerin suçu ne?
Yanlış planlama mı?
Siyasi vitrin merakı mı?
“Fakültemiz var” diyebilmek için atılan tabela mı?
Madem bu kadar fakülte açtınız…
Bugünün mezunlarının atamasını yapacaksınız.
Yarın için kontenjanları acilen düşüreceksiniz.
Bu mesleğin geleceğini heba etmeyin.
Gençlerin umutlarını tüketmeyin.
Diş hekimliğini plansızlığın kurbanı yapmayın.
#DişHekimlerineAtama
Halihazırda genç mezun meslektaşlarımızın özel sektörde iş bulamaması, devletin yeterli atama yapamaması ve mevcut hastane altyapısı ile bütçenin bu atamaları karşılayacak kapasitede olmayışı; ülkemizdeki diş hekimliği mezun sayısının gereğinden fazla olduğunu açıkça göstermektedir.
Bugün bile tablo bu kadar vahimken, beş yıl sonra çok daha dramatik bir tabloyla karşılaşacağımız aşikardır.
O hâlde soruyoruz:
Kontenjanları sınırlamak için daha neyi bekliyorsunuz?
#DişHekimlerineAtama