Size ayırmadığı zamanı sizin dışınızda ki herkese ayırıyorsa & Açık iletişim denen durumu gerçekleştiremiyor kavga veya tartışma anında sizi ağlarken bırakıp doğru bir iletişim kuramıyor çekip gidiyorsa, açıklamaya çalıştğınız duyguya karşı kabalık veya nezaketsizliğe devam edip durumu kendi lehine çeviriyorsa bir de kaos ve manipülasyon malzemesi olarak sizin hassas olduğunuz gerekçesini sebep olarak getiriyorsa &Varlığınızı ve değerinizi, sevgiyi hakkettiğinizi sürekli hatırlatmak zorunda kalıyorsanız ne yazık ki bitiyor.
Alanına kadar çekip yolu yürümeye ikna edip yolun ortasında da yan yana değilde önünüze geçmeye çalışan, sizi geri de bırakmayı önemsemiyor sizsiz de ilerliyorsa, ağzından çıkanı kulağı duymuyor size artık kendinizi kirli ve onunlayken pis hissettiriyorsa maalesef (yada iyiki) çözüm mözüm kalmıyor. BİTİYOR.
edgar allan poe’nun dediği gibi:
‘bütün gördüğümüz ve göründüğümüz, yalnızca düş içinde bir düş. biraz zaman geçsin her şeyi unutacaksın. biraz zaman geçsin, her şey seni unutacak.’
bir gün çocuk ve at, ormanda ilerlemektedirler. çocuk ata “önümü göremiyorum” der. at ise, “bir sonraki adımını görebiliyor musun?” diye sorduğunda çocuk “evet” diye cevaplar. bunun üzerine at der ki: “o zaman sadece o adımı at.”
bazen içimizde bulunduğumuz cehennemde hedef ve vizyonların kaynaklı o kadar ileri bakarsın ki tüm yolun aydınlık olmasını beklersin. analiz felci geçirir ve ne yapacağını bilemezsin, kimse bilmiyor.
ve unutma, kim günün birinde yeni bir cennet kurmuşsa, gerekli gücü kendi cehenneminde bulmuştur.