Ümit Özdağ, ölmeden görmek istediği şeyleri sıraladı:
• İstanbul Havalimanı’nın tekrar Atatürk Havalimanı olduğunu.
• Kuleli Lisesi’nin açıldığını.
• Deniz Kisesi’nin açıldığını.
• GATA’nın açıldığını.
• Suriyeli ve Afganların döndüğünü.
• Devlet Planlama Teşkilatı’nın kurulduğunu.
• Öğrencilerin tek kişilik odalarda kaldığını.
• Bursla zorlanmadan 1 ayı geçirebildiklerini.
• Tiyatro ve sinemaya gidebildiklerini.
Bir tane Karadağ’lı bıçaklandı diye koskoca ülkeye vizesiz seyahati kaldırdılar
Bizde de Suriyeliler küçük kızlara tecavüz edince ödül olarak ülkeye biraz daha sığınmacı alıyoruz
Ve o yüzden de bu haldeyiz
Suça sürüklenen çocuğu, bizzat senin adalet sistemin suça sürüklüyor. Beş on senede bir umumi af. Cinayete yataklık, beraat. Katilin yatarı on on beş yıl. Hırsızlık, yaralama, alıkoyma vs, yüz iki yüz suç kaydıyla sokaklarda. Sen cezalandırmıyor, ödüllendiriyorsun. Rezillik ya.
Ahmet’i tekmeleyip!
Bıçaklayıp!
İç organlarını parçalayıp!
Öldürdükten sonra bu pozu verenlerden ikisi
🔴Ahmet’i kurtarmaya mı çalışmışlar??
🔴Arkadaşlarına siz ne yaptınız diye tepki mi vermişler??
🔴Kamera kayıtlarında yapmayın diye araya girdiklerini mi gördük?
🔴Tahliye edilmelerinin Yüce ADALET AÇISINDAN bilmediğimiz sebeplerini öğrenebilir miyiz?
Suat Özçağdaş: “Hakim kararı okumadan önce hiçbir anlamı olmadığı halde 12 Eylül'e, 27 Mayıs'a, 28 Şubat'a dikkat çekti.
Bu dava göz göre göre öldürülen bir çocuk davasıdır, siyasi bir dava değildir. Bu hakim, bu kararı neden aldığını açıklamak zorunda.”
Bu işin sorumlusu öncelikle Gençlik ve Spor Bakanı ile KYK Genel Müdürü'dür. Önce onların sonra KYK İl Müdür, yurt müdürü, şirket sahibi ile işçilerin hesap verip yargılanması gerekiyor. Öğrencilerin eşyasını koruyamayan, odalarına sapıkları sokanlar öğrencileri nasıl koruyacak!
Gündem değişti fakat organları bile bağışlanmayacak şekilde sırtından saldırılıp hayattan koparılan Ahmet’i unutmayın, unutturmayın. Bu güzel yürekli çocuğun hesabını sormak hepimizin namus borcudur. #ReddiHakim
Adli tıp raporuna göre diri diri yakılan ve üzerine beton dökülerek nehre atılan Pınar Gültekin'ın canavarca hisle katledilmesine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine daha önce oy çokluğuyla " Canavarca his yoktur, sanık haksız tahrikten faydalanmalıdır " şeklinde hukuk garabeti mahiyetinde bir karar veren Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yine Başkan Vekili Osman Atalay ile üye Muzaffer Sayın'ın isabetli bir şekilde kaleme aldığı kapsamlı muhalefet şerhine rağmen, oy çokluğuyla ( bu sefer heyette bir üye değişmiş.) aynı kararı vermiş ve 3'e 2 şeklinde itirazı reddetmiş. Şimdi son sözü Yargıtay Ceza Genel Kurulu söyleyecek. Diri diri yakılan bir kadın Pınar Gültekin ve Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 3 üyesi, canavarca hisle öldürülmemiştir diyor ve üstelik katilin Haksız Tahrik altında cinayeti işlediğinden bahisle cezasının indirilmesi gerektiğini söylüyor. Bu karar hukuk garabetidir ve gayri vicdani bir karar olarak Türk hukuk tarihinde yerini alacaktır. Yazıklar olsun...