Pavese, intihar etmeden önce günlüğüne “Artık sabahı da kaplıyor acı.” diye bir not düşer.
Zweig ise: “Artık güneşin doğmasını bekleyecek gücüm kalmadı ama siz yeni doğacak güneşi mutlaka bekleyiniz.” diye tamamlar intihar mektubunu. Ne büyük bir umut yitimi.
“bir şey sona ermek üzere. oturmuş sigaranı tüttürürken; içini kemiren, seni tedirgin eden bir şey olduğunu seziyorsun. gündelik hayatın dertleri mi seni korkutan? hayır, seni korkutan içindeki boşluk.”
• yaşama uğraşı | cesare pavese
Ah..
Bir oğlum olsa, hayatı anlatsam anladığım kadarıyla.
Ah be, sevsem anlam veremediğim kadarıyla benden olanı ne idüğü belirsiz şekliyle…
Sevmek için anlam biçmeye gerek duymadan, ah be bağzı gerçekleri tanıyarak, ilerletebilerek, sürdürübilerek devam ettirebilmek.
odama sığamadım, geceleri uyuyamadım; bazen nefes bile alamadım. yediğim yemek karnımı da doyurmadı. sebebi neydi, biliyor musunuz? iliklerime kadar acıyla doluydum. bir insan acıdan ağlayamaz hâle gelir mi? gelir.. ben geldim.
"seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben. evlerin ve kalabalığın ağırlığını sana üstün tutmadım. yoksulluğun acısından hafif bilmedim acını. nereye gidersem gideyim seni yürüdüm hep. sevincini bir barış, bir bayram sabahı gibi taşıdım içimde.."
~ şükrü erbaş
hep ölmek istediğimi düşünüyorum ama aslında istediğim şey ölmek değil hiçbir düşüncemin varolmamış olmasını hiçbir şey yaşamamış olmayı istiyorum bi anda sıvı gibi zeminde akıp gitmek bütün hacmimi kaybetmek istiyorum ölmek değil yok olmak istiyorum
"Yarın kıyamet kopacak, bugün son gününüz" deseler, herhalde çoğumuzun içini çok büyük bir huzur kaplar, topyekün bayram arefesi neşesi yaşarız. İşte öyle rezil, öyle lanet, öyle insan olmaktan utandığımız ve usandığımız bir dönemi yaşıyoruz.
Artık kurcalayacak bir durum kalmadı, var olan gerçekliğin koskocaman acısına ulaştım, yürüteceğim yürüdüğü kadar. Biteceği yerin heyecanı ve korkusunu beklemekle geçireceğim kalan kısmı.