İyi insanlar daima azınlıktadır ve sonsuza dek böyle kalacağına inanıyorum. Asıl tehlike, bir siyasi sistemin ahlaksız insanları tepeye çıkardığı durumda ortaya çıkar. Gerçek tehlike işte budur.
(Viktor Emil Frankl)
@telqraft Teşekkürler paylaşımınız için. Keremin twitter ı olmadığı için benden yazmamı rica etti. Video açıklamasında ismini belirtmiş olmanızdan ötürü teşekkür ediyor fakat kaynak olarak doğrudan keremin instagram profilini koyabilirseniz çok güzel olur açıkçası.https://t.co/T6VzTjXHyD
@elonmusk Verpiss dich und kümmere dich um deine eigenen Angelegenheiten. Wenn die AfD an die Macht kommt, kannst du ja intelligente, KI-gesteuerte Öfen bauen, die Menschen verbrennen. Das passt zu dir, Dummkopf.
Uslanmaz bir Neşet Ertaş hayranı olarak, uzun yıllardır bir hayalim vardı. Berlin Duvarı henüz yıkılmamışken, günümüzün en işlek metro istasyonlarından biri olan Bülowstraße tren istasyonu, o zamanlar duvarın dibinde olduğu için son duraktı ve kullanılmıyordu. Bu nedenle, 1973-1993 yılları arasında “Türkische Bazaar” olarak kullanılıyordu. İçinde, göç tarihinin efsane isimlerinden Atalay Özçakır'ın kurduğu ve Türkiye’den dönemin en ünlü sanatçılarının sahne aldığı bir gazino vardı. Bu gazino, o dönem gurbetçilerin en büyük eğlence merkeziydi. Almanya'daki ilk yıllarımı, Sabahattin Ali’nin yeğeni Fuat amcadan (Fuat Conkman), buranın efsanelerini dinleyerek geçirdim. Sonra öğrendim ki Neşet Ertaş, bu pasajda bir dükkân açmış ve Köln’e gitmeden önce Berlin’de geçirdiği yıllarda, günlerini bağlama sattığı bu dükkânın önünde bağlama çalarak geçirmiş.
Neşet Baba’nın 2012’de hayatını kaybetmesinden sonra, neden burada Neşet Baba’yı anan bir plaket olmadığını sorgulamaya başladım. Bu dileğimi, o dönem yayın yaptığım radyodan ve Berlin’de sahnelenen, sunuculuğunu üstlendiğim Neşet Ertaş müzikalinde dile getirdim. Bu fikir, özellikle Neşet Baba’nın çocukları tarafından büyük bir sevinçle karşılandı. Zamanla, konuyu Can Abi’ye açtım ve Can Abi de bu fikri çok beğendi. Başvuruyu yaparak plaketin asılmasını sağladı. Benim için çok mutluluk verici bir gün. Plaketin asılacağı gün (19 Eylül 2024) Bülowstraße’de buluşalım. Teşekkürler Berlin Senatosu ve özellikle @candundaradasi 🤍
Berlin’de, 12. ölüm yıldönümünden hemen önce Neşet Ertaş’ı anıyoruz:
Saz dükkanı işlettiği, eski “Türk Pazarı”nın girişine, 19 Eylül’de, resmi törenle bir plaket asacağız.
18 Eylül’de de onu belgeselle, saz ve sözle anacağız.
Neşet dostlarını bekliyoruz.👇
https://t.co/1w2eRN5DBX
İnsan taşlamak hangi yüzyıla ait bir biçim? Abiler sizce de %3-5 oy alıp ülkeyi ikinci tur öncesi muhtemel bir cehenneme çevirmeye gerek var mı.. @vekilince, @DrSinanOgan
"Bir hareket ne kadar çok makam tesis eder ve mevki dağıtırsa,o kadar daha düşük nitelikteki kişileri kendine çeker ve sonunda bu siyasi asalaklar başarılı bir partiyi öylesine sararlar ki başlangıçtaki hareket,eski günlerin dürüst savaşçılarının gözünde tanınmayacak hale gelir."
Kızılay'ı protesto eden İstanbul İl Örgütümüz önünde abluka sürerken; Barış Atay Mengüllüoğlu, Ahmet Şık ve üyelerimizin düzenlediği basın açıklamasına tekrar polis saldırdı.
Bu enkazın altından bu hükümet kalkamayacak. Gideceksiniz, yargılanacaksınız! #Hükümetİstifa
Akıl ve vicdanın terkedildiği topraklarda , acı ve gözyaşından başka ne üretilebilir ?
Vicdanı olmayanların , oyları birer suç aleti değil midir ?
Ölenin öldüğüyle, çalanın çaldığıyla, gidenin gittiğiyle kaldığı yerde umut adına ne vardır ?
Bu gördükleriniz Antigone oyunu değil; sokakta yatan annem ve ananem. naaşlarina devletten kimseye el sürdürmedim, ellerimle çıkardım ellerimle gömdüm, başında nöbet tuttum tüm gece. kimseyi yaklaştırmadım bile. taziye mesajları atıyorsunuz atmayın; üzgün değil, öfkeliyim.
Koordinasyonunun başındayım ve sosyal medyaya bakamıyorum bile.
Aranızda beni seven varsa gerçekten varsa bir twit istiyorum.
Çalışmalarımıza sekte vurmak isteyenlere inat!
Afad da bizim Ahbap da!
Tek cümle istiyorum!
Afad da bizim Ahbap da!
Teyzemlerle depremin ilk günü konuştuk. "Kurtarın bizi" dedi. Ellerimizle kazdık, ama duvara tosladık, durduk. Hayatla aralarında sadece bir duvar vardı. Greyder, vinç, kazma vs. hiçbir şey yoktu. Yardım gelmedi. Ta öbür sabah duvar kaldırıldı.
An itibari ile depremde evi yıkılan ve göçük altında yakını olan dört genç kardeşim için Berlin’de mesleklerine uygun Türk şirketlerle prensipte anlaştım. İşin hukuki kısmını da halledeceğim. Alman devletine bu konuda baskı yapmalıyız. Lütfen siz de destek olun. @cem_oezdemir
Türkiye on yıllardır elitist ulusalcılık ile popülist muhafazakarlık arasında gidip geliyor. Birinden kaçayım derken diğerine yakalanıyor. Halbuki müreffeh ve demokratik bir ülke olmak istiyorsa ikisinden de kurtulması gerekiyor.
İdealizmin en büyük tuzaklarından birisi
insanı yalnızca kendi hayatının değil
başkalarının hayatının da feda edilebilir bir ayrıntı olduğu inancına götürmesidir.
Her ideolojinin karanlık bir yüzü var böyle;
dikkat edilmezse o ideolojinin faydasını da boğan.