Elazığ 1. Altılı ve 2. Altılı grubumuzda çok kolay bir şekilde isabet sağlamıştır.
Dileyen herkes üye olabilir
Üyelik iletişim:
WhatsApp: 0501 579 0021
#xu100. Sancılı bi kapanış oldu. Umarım yarın yukarı hareket gelir.
Bu akşam sizler için kısada güzel potansiyeli olan bi hisse bakacağım. Merak edenler RT atsın. Rtler arasından rastgele seçip mesaj olarak göndereceğim.
#dewamke#tavan#fon#kgyo#mogan
#candantarama 🧿
#brlsm taramamızda önceden çıktı TAVAN %30 marj.
Gelelim günlük en yüksek değere göre Z raporu ;
#nıbas %7 kazanç, TAVAN.
#krgyo %4 Kazanç.
#tavhl %-0,35
Bu tablo emek, azim, kararlılık sonucunda ortaya çıkan bir tablo.
Tarama için görünen görünmeyen çok uğraştık.
Boş beleş laf kalabılığı yapan 30 hisse yazan hesapların arasında az ,öz iş yapıyor ve sizlere yarar sağlıyor olmak şahsım adına gurur verici .
YTD
Ünlü Alman filozof Friedrich Nietzsche, 1889 yılında İtalya’nın Torino kentinde yaşadığı travmatik bir olayın ardından zihinsel ve bedensel melekelerini kaybetti. Bakıma muhtaç şekilde yatağa bağlı geçirdiği 11 yılın sonunda, 1900 yılında hayatını kaybetti. Peki, neydi bu travma?
Nietzsche o gün Torino caddelerinde yürürken, bir fayton atının bitkinlikten yürüyemez hale geldiğini ve sürücüsünün onu acımasızca kırbaçladığını gördü. At acı içinde yere çöktüğünde Nietzsche koşarak gitti ve ata sarıldı. Belki de ona bir şeyler fısıldadı. Ardından evine döndü ve bir daha hiç konuşmadı; ölünceye dek sürecek sessiz bir yaşama çekildi.
Kendi iç dünyasındaki kırılmaların da etkisiyle Nietzsche, o gün insanlığın acımasızlığına isyan etmiş ve adeta insanlıktan istifa etmişti.
Benzer bir duruşu, felsefi derinliğiyle tanınan Macar yönetmen Béla Tarr’da da görürüz. Tarr, 2011 yılında sinemayı bırakmadan önceki bu son yapıtıyla insanlığın sıradanlığına ve bu sıradanlığın getirdiği kötülüğe isyan etti.
İnsan olmaktan utandığı için midir bilinmez, yönetmen sinemaya veda ettiği bu filmde Nietzsche’nin sarıldığı o atın ve sahibinin birkaç günlük yaşamını konu aldı. İzleyenlerin içini ürperten bu yapıt, sinema tarihine damga vuran Torino Atı filmidir.
Filmde diyaloglar ve insan varlığı minimuma indirgenmiştir. Ruhunu kaybetmiş, yalnızca hayatta kalma güdüsüyle temel ihtiyaçlarına odaklanmış bir baba ile kızının kasvetli ve acınası yaşamından bir kesit sunulur. Herkesin kolayca tüketebileceği türden bir film değildir elbette.
Kendi karanlığıyla yüzleşmeye cesaret eden izleyiciyi derin düşüncelere sevk eden, bittiğinde insanı olduğu yere çivileyip uzaklara daldıran sert bir yapımdır.
Umarım zihnen ve ruhen hazırlıklı bir şekilde izlersiniz.
TOPLAMDA 610 BİN LİRA VEREN ELAZIĞ PROGRAMINDA İKRAMİYEYE RAMAK KALSA DA ÖNERDİĞİMİZ BANKOLAR YANILTMADI.
ÜCRETSİZ GRUP TÜM DOSTLAR DAVETLİDİR!!
İLETİŞİM
WHATSAPP: 0501 579 0021
BU AKŞAM SAAT 22:00 da HEDEF TV 58 YOUTUBE KANALINDA YARIN Kİ ELAZIĞ PROGRAMINDA SON 10 YILIN EN GÜVENİLİR BANKOSUNU ÖNERECEĞİM
LİNK AŞAĞIDA .......
https://t.co/grDsdRdbPD
me��hur hikâyedir. çölde bir bedevi,
devesinin üstünde giderken yolda bir adama rastlar. adam çok susadığını söyler ve bedeviden su ister. bedevi, susuz kalan adama su vermek için devesinden inince, susuz adam deveyi alıp kaçar. bedevi, adamın arkasından, "sakın bu olayı kimseye anlatma" diye bağırır. deveyi çalan adam, "neden?" diye sorar. bedevi, "eğer insanlar bu olayı duyarsa bir daha kimseye yardım etmez" der. işte deniz feneri ile başlayan ve ahbap'la devam eden yolsuzluk hikâyeleri tam da böyle bir tahribata yol açıyor. insanların birilerine yardım etme isteğini yok ediyor. en acısı da bu.
Dünya tarihini kendi doğum tarihleriyle başlatan Z kuşağının haber editörlüğü yaptığı sitelerde, 130 yıllık 35 mm film şeridi de ister istemez "video" oluyor.
Fransız mühendis Louis Lumiere, 1894'de kardeşi Auguste Lumiere ile birlikte sinema filmi kamerası ve film gösterim
İNSANLIK TARİHİ KADAR ESKİ OLAN KADIN VE ERKEK BİYOLOJİK UYUMSUZLUĞUNUN, YANI SIRA DA EVLİLİKTE İHANETLERİN, ALDATMALARIN EN KONUŞULMADIK NEDENLERİNİ AZ BİRAZ DA OLSA ÖĞRENMEK İSTEYENLER İÇİN:
82 YAŞINDAKİ ROBERT DE NIRO VE 3 YAŞINDAKİ KIZI...
---
Doğadaki en uyumsuz