🔴 Oyuncu Abidin Yerebakan:
“Kimse kumarın yanından bile geçmesin.
Arkadaşlarla casinoya girdik. Ben 100 dolar attım, tık tık yapıyorum. Besim Tibuk, mekanın sahibiymiş, yanına çağırdı.
Dedi ki: 'Casinoyu ve oteli gördün, değil mi? Ben bu kadar parayı "Abidin gelsin de paramı alsın." diye mi yaptım? Buradan para götüremezsiniz oğlum.' dedi.”
#pazartesi
BİM A101 ŞOK MİGROS KOOP, 10 gün önce 74TLye sattıkları 30Adet Yumurta bugün 145TL indirim ile satılıyor. Bu marketlere acil olarak DEVLET'in Demir yumruğunu indirmeniz gerekiyor.
MİLLET maalesef Mağdur.!
@oktay_saral@abakingurlek@omerbolatTR@ibrahimyumakli
#cumartesi
BİM A101 ŞOK MİGROS KOOP yahu bu marketlerde Din İman yok mu?
Domates 40TL den satılıyor, Mahalleye araba geldi Çanakkale domatesi satıyor 5kilo 100TL
Tefecilik oynayan bu Marketlere KAYYUM Veya operasyon şart
@oktay_saral@abakingurlek@omerbolatTR@ibrahimyumakli
Kuran’ın anlamını hiç bilmeyen hafızlar var ülkemizde ve dünyada. Yetişen hafızlar çeşitli törenlerde ve ‘özel günlerde’ melodik olarak seslendirme yapıyorlar. Teknik olarak şarkıdan hiçbir farkı yok.
Hafız olmayanlar da Kuran’ı dinliyor, okuyor, ‘hatim indiriyor’, ama anlamıyla bir ilişkileri olmuyor günlük yaşamda.
Bu şuna benziyor, Martin Heidegger’in almanca orijinalinden kitaplarını ezberleyip besteleyip okumak, Heidegger’i yaşatma derneği kurup her gün burda toplanıp almanca şarkılar söylemek ama Heidegger hakkında en ufak bir fikre sahip olmamak.
Yoksa onların salatları el çırpma ve ıslık çalmaktan mı ibaret?
Bu ucube anlayışı ‘din’ diye kimler yutturdu insanlığa? Ve yutanlar neden hala uyumaya devam ediyor?
Eğer bu haber doğruysa İmam Hatip Liselerinde (İmam Hatip Ortaokulu dahil) baş örtüsü formaya dahil edilmelidir. Meslek Lisesi, okulunun özelliğini üstünde temsil etmeli. Yoksa yakada IHL arma veya rozeti; ama baş açık anlamlı bir iş olmaz. @tcmeb
YANGIN 🔥 🔥🔥VAR!!
10 gündür İstanbul dışındayım. Beş vakit namazı vaktinde, camilerde kılıyorum. Bir kaç hariç devamlı sefer üzere olduğum için hep farklı camide kılıyorum.
Fakat ciddiyim; girdiğim camilerin hiçbirinde bir tane bile genç görmedim.
Hatta bazı camilerde ezan (merkezi sistem) okunduğu hâlde imam bile yoktu. Bazı camilerde ise sadece imam vardı.
Ama gittiğim hiçbir camide genç yoktu.
Bu yaşlılarımız vefat ettiğinde bu camilerin hâli ne olacak, gerçekten bilmiyorum.
Müslümanlar olarak artık alarm vermemiz lazım. Ortada büyük bir yangın var. Camilerimiz yanmak üzere, kül olmak üzere…
Gençlerimizi camilere döndüremezsek, yarın bu safları kim dolduracak?
Kendisini Filistin'e bakış açsından tanırız biliriz. İsraille aynı zaviyededir. Bu sebeple kategorik olarak bütün görüşleri zırvadır ahanda bu da somut kanıtıdır.
BU ŞEHİR, SAMSUN SAHİPSİZ Mİ? -1-
İKİ OKUL, BİR MÜDÜRLE ÇÖKERTİLEBİLİR Mİ?
İmam hatipler, bu ülke için yalnızca bir okul değildir; bu milletin hafızasını, inancını ve medeniyet iddiasını geleceğe taşıyan en önemli kurumlardan biridir. İlimle irfanı, akılla hikmeti, kökleriyle çağını buluşturacak nesiller yetiştirme idealidir.
Hayrettin Karaman’ın ifadesiyle imam hatipler, medeniyetimizin okullarıdır; çünkü mesele yalnızca meslek sahibi insan yetiştirmek değil, bu ülkenin geleceğini taşıyacak bir medeniyet şuuru inşa etmektir. Bu yüzden imam hatiplerin geleceği, aslında bu ülkenin geleceğidir.
Bu yıl Tevfik İleri İmam Hatip Ortaokulu’ndan Atakum Proje İmam Hatip Lisesi’ne, LGS puanına göre ilk 20’deki öğrenci içerisinden yalnızca bir öğrenci, ilk 40 içerisinden ise ancak dört öğrenci yerleşti.
Oysa daha dört sene öncesinde yüksek puanlı öğrencilerin büyük bölümü Atakum Proje İmam Hatip Lisesi’ni tercih eder, yaklaşık 100 öğrenci projeye gönderilirdi. İlk sıralardan ancak 3-4 öğrenci başka okullara kayardı.
İşte o güçlü öğrenci kaynağı sayesinde Atakum Proje İmam Hatip Lisesi, Türkiye genelinde başarılarıyla söz edilen bir okul hâline gelmişti.
Bugün ise yaklaşık olarak yerleşen 100 öğrenci sayısı; 20’ye düştü.
İlk 20’den bir öğrenci…
İlk 40’tan dört öğrenci…
Bu, yalnızca Tevfik İleri İmam Hatip Ortaokulu’ndaki düşüş değildir.
Tevfik İleri İmam Hatip Ortaokulu’nda yaşanan müdür değişikliği yalnızca bir okulun kaderini değiştirmedi. Atakum Proje İmam Hatip Lisesi’ni de doğrudan aşağıya çekmeye yetti.
Yıllardır bağrımıza taş basıp sustuk; ne bir çözüm arayışı, ne bir gayret ne bir dertlenme göremedik, susmak en kolayı!
İmam hatiplerin planlanması ve müdür atamalarında şehrin önde gelenlerinin, üst bürokrasinin inisiyatif almaması, sağlıklı değerlendirme yapmadan hareket etmesi göz bebeğimiz kurumlara büyük zarar verdi..
Bunları düşünüp söylememek en zoru…
Bu şehirde 1993’ten beri yaşayan bir öğretmen olarak; eşi, kendisi, çocukları imam hatipli olarak; İmam Hatiplerin bu ülkenin geleceği olduğuna inanarak; tarihe bir kayıt düşme adına bu yazıyı kaleme aldım.
Hayırlara vesile olmasını diliyorum.
1300’DEN 700’E…
Dört yıl önceki müdür değişiminden sonra Tevfik İleri İmam Hatip Ortaokulu’nun öğrenci mevcudu, dört yılda 1300 üzeri öğrenciden 700’ün üzerinde öğrenciye kadar geriledi.
Yaklaşık 600 öğrenci kaybı!
Bir okul dört yılda bu kadar öğrenci kaybediyorsa, önce başarıdan değil, bu kaybın sebebinden söz etmek gerekir.
Ne oldu?
Neden oldu?
Bu öğrenciler okulu niye terketti; okula gelmek için sıraya giren, araya torpil koymaya çalışan velilere ne oldu? Ne değişti?
Bu düşüş neden durdurulamadı? Bu soruların cevabı aranmalıdır. Çünkü bir okul bir gecede çökmez.
Ve bütün bunlar yaşanırken hâlâ başarıdan söz edilmesi, izah edilmesi gereken asıl meseledir.
Yaklaşık 600 öğrenci kaybı varken, projeye giden öğrenci sayısı 100’den 20’ye düşmüşken, LGS puanına göre ilk 40’dan yalnızca dört öğrenci Atakum Proje İHL’ye gitmişken hâlâ başarıdan nasıl söz edilebilir?
ÖĞRENCİ VAR, İMKÂN VAR… İRADE YOK!
Bu yıl sınavla öğrenci olmak için başvuranların sayısı özellikle fazlaydı. Ortaokullarda sınavı kısıtlı okulun yapabilmesi avantaj oluşturdu.
Mevcut artırılabilir, okul yeniden cazibe merkezi hâline getirilebilirdi.
Başvuran, sınava giren öğrenciler ustalıkla okula alınabilirdi ama geri gönderildi.
Fırsat kaçırıldı.
Gerekçe ise gerçekten ibret verici:
İngilizce sınıfı sayısı artırılırsa norm fazlası öğretmen oluşacakmış!
Bir eğitim kurumunun temel meselesi nedir?
Öğrenci yetiştirmek mi?
Yoksa norm hesabı yapmak mı?
Öğrenci kapıdayken, başarılı öğrenciler okulu tercih etmek isterken sınıf açmamak hangi eğitim anlayışıyla açıklanabilir?
Derde bakar mısınız?
Vizyona bakar mısınız?
Misyonu bir de siz değerlendirin!
@RTErdogan@iletisim@Akparti@Yusuf__Tekin
#meb #imamhatip #samsun
SORU: Ömründe 50 kuruş kazanmamış, hâlâ baba mirasıyla geçinen, hiçbir başarı hikâyesi ve devlet tecrübesi olmayan çoluk çocuktan parti genel başkanı veya lider olur mu?..
Devlet, yedi düvele karşı stratejik bir savaş verirken, bunlar içeride kazan karıştırıyor; savaşmadan mücahit, hiçbir iş yapmadan kahramanlık destanları yazıyorlar.
Şahsi menfaatlerini ülke menfaatlerinin üstünde gören kim diye soranlara, bunları gösterin.
Kapıya “Mescit” yazmakla mescit olmuyor! Yazıklar olsun… Temelde hala mescitlerle ilgili zihniyet devrimi yapamadık.
Bu görüntüler, İstanbul’da şehir içi ve şehirler arası hatlarda binlerce insanı taşıyan köklü bir deniz ulaşım işletmesinin yolcu gemilerinden birine ait…
Türkiye’nin pek çok yerinde mescit gördüm; bu kadar kirli, bu kadar bakımsız ve özensiz bırakılmış olanına gerçekten çok az rastladım.
Yüz binlerce kişinin kullandığı bir gemide ibadet alanının bu içler acısınhâlde olması, ciddi bir zihniyet sorununu ortaya koyuyor.
Firma ismini şimdilik açıklamıyorum. Gereği yapılmazsa kamuoyuyla paylaşacağım.
Yetkililerden bu alanı derhâl temizleyip mescide yakışır hâle getirmelerini ve yapılan düzenlemeyi kamuoyuna duyurmalarını bekliyorum. Bunun için çok büyük yatırımlar gerekmiyor; biraz vicdan…
Siz de böyle bir manzarayla karşılaştığınızda başınızı çevirip geçmeyin. Görüntüleyin, yetkililere bildirin ve düzeltilene kadar peşini bırakmayın. Bu zillet zihniyete el birliğiyle son verelim
Bu videoyu paylaşın yorum yapın ki yayılsın; sorumlular, toplumun mescitlere gösterilen bu özensizliği artık kabul etmediğini görsün. Desteğiniz çok önemli!!! @CemOzkoktr
#MescidimiTemizTut
İbrahim Karagül:
▪️Eğer İsrail; İran’dan sonra Türkiye’yi hedef yapmayı planlıyorsa... ABD ile birlikte Türkiye’ye saldırmayı düşünüyorsa...
1- Önce Ege’de adaları işgal ederiz.
2- Sonra Batı Trakya’yı kurtarır hatta tüm Yunanistan’ı işgal ederiz.
3- Sonra Kıbrıs’ın tamamını alırız. Çünkü onlar İsrail’in tetikçisi oldu.
▪️En sonunda da 'asıl cephe' başlar.
1- İsrail’i işgal ederiz. Açık söylüyorum işgal ederiz.
2- Tel Aviv’i yok eder, Kudüs’ü kurtarırız.
3- Milyonları İsrail’e akıtır, taş üstünde taş bırakmayız.
▪️Tarihe bakın hele. Ne örnekler var.
▪️Hiçbir güç bu coğrafyada Türkiye’den habersiz harita çizemez. Bu bin yıldır böyle.
▪️Sadece yüz yıl ara verdik ve o süre bitti.
▪️Döndük... Herkes hesabını buna göre yapsın!
Vay be! Allah demenin yasak olduğu, “Tanrımıza hamd olsun” diye yemek duası yapılan, mason generallerin hüküm sürdüğü, milletin değerlerine düşman bir ordudan; Genelkurmay Başkanı’nın cuma namazına gittiği bir orduya…
Sana verdiğim her oy, ananın ak sütü gibi helal olsun Reis!
Elhamdülillah, Rabbime şükürler olsun. Bu güzel paşaları ve bu günleri de gördük.
Yüce Rabb’im, başta Paşamız olmak üzere, onun şahsında Türk Silahlı Kuvvetlerinin ayaklarına taş, gözlerine yaş değdirmesin. Âmin.
🔴BİZİ TEHDİTLE SUSTURAMAZSINIZ..
HODRİ MEYDAN!
Dün “PKK’nın silahından kurtardığımız bölgeyi, Apo’nun siyasi hâkimiyetine teslim etmeyelim” paylaşımımdan sonra, belediye başkanlığım döneminde olduğu gibi, yine Öcalan’ın çizgisinde hareket eden bazı çevrelerden tehditler gelmeye başladı.
Şunu herkes açıkça bilsin: Sizden korkan sizin gibi olsun!
Ağrı’da seçime yaklaşık 20 puan geride başladım, sandıkta yaklaşık 20 puan farkla kazandım.
Çünkü sizin gerçek yüzünüzü halka anlatma fırsatı buldum. İnsanlar baskının, tehdidin ve dayatmanın karşısında özgür iradeleriyle karar verdiler.
Eğer kardeşlik ortamının güçlenmesini, bölgenin huzura kavuşmasını istemeyen karanlık güçler ve yanımızda görünüp perde arkasında başka hesaplar, başka fırıldaklar çevirenler olmasaydı,ben sizi yalnız Ağrı’da değil, Doğu ve Güneydoğu’nun tamamında siyasi olarak bitirecektim.
Çünkü sizin en büyük korkunuz silah değil,sizin gerçek yüzünüzü bilen, halkın karşısına çıkıp korkmadan anlatan bir Kürt’tür.
Ben bu toprakların evladıyım. Kürdüm ve bununla gurur duyuyorum.
Ama benim Kürtlüğüm,
Türkiye’ye düşmanlık üzerinden tarif edilen bir Kürtlük değildir.
Ben ülkemi seven, bayrağına ve milletine bağlı, Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Laz’ıyla, Çerkez’iyle bu ülkede yaşayan herkesi kardeş bilen bir Kürdüm.
Irkçılığa da mezhepçiliğe de ayrımcılığa da karşıyım.
Ben Sipkanlı (Sipki) Hacı Yusuf Paşa’nın torunuyum.
Ailemizin geçmişinde Osmanlı döneminde ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde bu ülke için sorumluluk üstlenmiş, fedakârlık yapmış dedelerim vardır.
Benim siyasi anlayışımın temelinde de bu miras vardır.
Devlete başkaldırı değil millete hizmet, kardeşi kardeşe kırdırmak değil kardeşliği büyütmek.
Silahlar gerçekten bırakılıyorsa, terör gerçekten sona eriyorsa bundan en fazla biz seviniriz.
Yeter ki artık hiçbir annenin evladı ölmesin, hiçbir askerimiz, polisimiz, korucumuz şehit olmasın,hiçbir Kürt genci dağlarda kaybolmasın.
Ama mesele, “Silahı bıraktım,şimdi bölgenin tamamını siyasi ve toplumsal olarak ben kontrol edeceğim” anlayışına dönüşecekse buna itiraz ederim.
Gençlik yapılanmalarıyla, kadın yapılanmalarıyla, mahalle mahalle örgütlenerek Doğu ve Güneydoğu’yu tek bir siyasi iradenin vesayeti altına almak,Kürtlerin tamamını bir kişinin veya bir örgütün tapulu malı gibi görmek kabul edilemez.
Kürtler kimsenin tapulu malı değildir!
Doğu ve Güneydoğu kimsenin özel mülkü değildir!
Kürtlerin iradesi ne silaha ne tehdide ne de tek adam vesayetine teslim edilebilir!
Bize nasıl yaşamamız, nasıl düşünmemiz, nasıl bir Kürt olmamız gerektiğini kimse dayatamaz.
Vicdansız, imansız, ırkçı, gelenek, görenek ve edebinden koparılmış,bölücü Kürt modelinize izin vermeyeceğiz..
İnancımızı, değerlerimizi, vatan sevgimizi ve kardeşlik anlayışımızı elimizden alamazsınız.
Benim mücadelem Kürtlerle değil, Kürtlerin iradesini ipotek altına almak isteyen anlayışladır.
Tehdit ediyorsanız bilin ki tehditleriniz düşüncelerimi değiştirmeyecek.
Bir canımız var,o da bu ülkenin birliği, kardeşliği ve çocuklarımızın geleceği uğruna feda olsun.
Dedelerimiz bu topraklarda kardeşliği ve vatanı savundu. Ben de bugün aynı kararlılıkla söylüyorum:
Silahı bırakın, terörü tamamen bitirin, demokratik siyasetin içinde herkes gibi mücadele edin,başımızın üzerinde yeriniz var.
Ama silahın gölgesini kaldırıp yerine başka bir vesayet kurmaya kalkarsanız karşınızda susan bir
Savcı Sayan bulamazsınız.
Tehdidiniz de baskınız da beni susturamaz.
KÜRTLERİ SİZE TESLİM ETMEYECEĞİZ.
KARDEŞLİĞİMİZİ SİZE BOZDURMAYACAĞIZ.
BU VATANI BÖLDÜRMEYECEĞİZ.
Elinizden geleni ardınıza koymayın.
HODRİ MEYDAN!
AK Partili eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan:
PKK’nın silahından kurtardığımız bölgeyi, Apo’nun siyasi hakimiyetine teslim etmeyelim!
Bir haftadır bölgedeyim.
Sahada gördüğüm tabloyu açıkça ifade ediyorum.
Dün sandığın üzerinde PKK’nın silahının gölgesi vardı.
Bugün o gölge kalkarken yerine Apo’nun siyasi gölgesi yerleştirilmemelidir.
Silahların susması, terörün bitmesi Türkiye için tarihi bir kazanımdır.
Ancak terörü bitirmek başka, terör örgütünün liderini bölgenin siyasi koordinatörü ve Kürtlerin tek temsilcisi hâline getirmek bambaşka bir şeydir.
Silah bırakmak, silahla elde edilemeyen siyasi hâkimiyetin başka yöntemlerle kurulmasının kapısını açmamalıdır.
Yıllarca PKK’nın silahına boyun eğmeyen, tehdit edilen, bedel ödeyen ve devletinin yanında duran milyonlarca Kürt bugün Apo çizgisinde olmadığı için itibarsızlaştırılır, yalnızlaştırılır ve siyasetin dışına itilirse bunun adı çözüm değil, bir vesayetin yerine başka bir vesayet koymaktır.
Kürtlerin iradesi ne PKK’nın ne DEM’in ne de Apo’nun tapulu malıdır.
Devlet Apo’yla terörü ve silahsızlanmayı konuşabilir.
Ancak devlet eliyle Apo’ya siyasi statü kazandırıldığı, bölgenin siyasi temsilcisi görüntüsü verildiği anda çok tehlikeli bir kapı açılır.
Bugün bunun işaretlerini sahada görüyorum:
Dün “Bize oy vermezseniz silah var” baskısı vardı; yarın “Apo’nun çizgisinde değilseniz bu bölgede siyaset yapamazsınız” anlayışı doğabilir.
İşte Türkiye’nin asıl dikkat etmesi gereken tehlike budur.
PKK’nın silahından kurtardığımız bölgeyi, Apo ve çevresinin siyasi hâkimiyetine bırakamayız/ bırakmamalıyız.
Doğu ve Güneydoğu hiçbir örgütün, hiçbir kişinin, hiçbir siyasi yapının “kurtarılmış siyasi bölgesi” hâline getirilemez/ getirilmemelidir.
Cumamız mübarek olsun. Kendisine Cuma günü çokça salavat getirmemizi isteyen Efendimiz Muhammed Mustafa'ya sonsuz salat ve selam olsun. Rabbim O'nun yolundan gitmeyi, hak dinine ve yüce şeriatına iman edip gereğiyle amel etmeyi cümlemize nasip ve müyesser eylesin!
2007 yılında Bülent Arınç Tayyip Erdoğan’ı “Eğer Abdullah Gül veyahut sen aday olmaz, Vecdi Gönül’ü aday yaparsan karşısına ben aday olarak çıkarım” diye tehdid etti..
Aslında orada dertleri Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı yaparak
Partinin yönetimini ele geçirmekti..
Reis mecburen Gül’ü aday yapmak zorunda kaldı..
2014’de Gül’ün devam etmesini istemelerine rağmen tekrar seçilmeyeceğini anlayanlar..
MİT tırları olayı..
17-25 Aralık yargı kumpası..
Gezi olaylarını düzenleyerek reisi götürmek istedi..
Ancak başaramadılar…
Reis bütün kumpasları çökertti.
2014’de Cumhurbaşkanı seçildi.
Ve..
Ahmet Davutoğlu 2015’de Başbakanlık görevine getirildi
Son hamleleri Tayyip Erdoğan’ı yukarıda yalnız bırakmaktı
Bunu daha sonra 2015’te Ahmet Hoca denedi!..
Hemen başbakanlıktan gitti
Oda gidince 15 Temmuz darbe girişimi kaçınılmaz oldu.
Yine başaramadılar..
Üzerinden 10 yıl geçti…
Şimdi yeniden aynı oyunlar başladı
Sonu yine kalkışma olmasın diye devlet içeriyi resmen temizliyor.
@ErkanMumcu63 un çıkışına birde bu analizimizle bakın..
#SONDAKİKA
Cumartesi akşamı itibariyle İran'dan TÜRKİYE 🇹🇷 ye döndüm. Ticari antlaşmalar için Tahran ve Hanzeli şehirlerinde idim.
Şaşırmaya yine devam ettim, savaş olan bir ülke lakin içeride kendine yeten bir ülke, aslında yok Yok.
Sabah kahvaltısı açık büfe Yok Yok bu kahvaltı TÜRKİYE'de 800TL , Hanzeli şehrinde 50TL
Öğlen bir lenger pilav İster et ile ye ister Tavuk ile ye Yanında Ayran TÜRK parası ile 70 TL. TÜRKİYE 🇹🇷 de 600TL.
Domates TL olarak 5TL Soğan patates 1TL ENTERESAN...
TÜRKİYE 🇹🇷 nin acilen Gıda sektörünü dizayn etmesi gerekiyor.!
@oktay_saral@abakingurlek@omerbolatTR@ibrahimyumakli@memetsimsek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi bekleyen kâbusa bakın nasıl dikkat çekti:
“Türkiye bir kâbusa doğru gidiyor. Anadolu’daki Türk nüfusu hızla azalıyor. Nüfusun azalması, savaştan çok daha ciddi bir tehdittir.”
Çözüm:
1-Kadinlar için daha pozitif ayrım
2-Kadin çalışan sayısını %40'lardan en az 60'lara çıkarmak.
3-KADEM'e daha fazla alan açmak .!