Rahmi Koç Özür Dile
Nefret diline, ayrımcılığa ve toplumu kutuplaştıran söylemlere karşı gerekli hukuki sürecin işletilmesi önemlidir Bu nedenle soruşturma başlatılması yönündeki talimatı dolayısıyla Adalet Bakanımız Akın Gürlek’e teşekkür ederiz
#RahmiKoçÖzürDile@Akingurlek_
HAKİKATİN SESİ SUSTURULAMAZ!
Gazze’de yıllardır süren insanlık dramına dikkat çekmek, ablukanın kaldırılması ve insani yardımların ulaştırılması için yola çıkan Global Sumud Flotilla kara konvoyundaki aktivistler, Hafter kontrolündeki bölgede Hafter güçleri tarafından 7 gündür özgürlüklerinden mahrum bırakılmış durumda. Aralarında farklı ülkelerden vicdan sahibi insanların bulunduğu 10 aktivistten günlerdir haber alınamıyor.
Silahsız, barışçıl ve insani bir amaçla hareket eden bu insanların alıkonulması sadece onların değil, insanlığın ortak vicdanının da esir alınmasıdır.
Filistin davasını sahiplenmekten söz edenler bugün neden sessiz? Mazlumların yanında olduğunu söyleyen uluslararası kuruluşlar, İslam ülkeleri ve insan hakları savunucuları neden bu hukuksuzluğa karşı güçlü bir ses yükseltmiyor?
Gazze için yola çıkan insanların özgürlüğü; siyasi hesaplara, diplomatik sessizliklere ve konjonktürel çıkar hesaplarına kurban edilemez.
Bugün mesele sadece 10 aktivistin özgürlüğü değildir. Mesele; adaletin, insan haklarının ve vicdanın nerede durduğudur.
Başta sivil toplum kuruluşları olmak üzere tüm vicdan sahibi insanları bu hukuksuzluğa karşı ses vermeye, yetkilileri harekete geçmeye ve aktivistlerin derhal serbest bırakılması için çağrıda bulunmaya davet ediyoruz.
Ayrıca tüm siyasi partilerimizden, sendikalarımızdan, meslek kuruluşlarımızdan, sivil toplum örgütlerimizden ve toplumun bütün kesimlerinden bu konuyu gündemde tutmalarını; eylem, açıklama ve farkındalık çalışmalarıyla sürece destek vermelerini istirham ediyoruz.
Bugün susmak, yarın vicdanlarda ağır bir yük olarak kalacaktır. Çünkü sessizlik zulmü büyütür; adalet ise cesur insanların yükselttiği sesle hayat bulur.
Gazze için yola çıkan bu insanlar suçlu değil; insanlık adına sorumluluk alan, vicdanlarının sesini dinleyen onurlu insanlardır.
Hakikatin sesi susturulamaz. Vicdan esir alınamaz. Adalet er ya da geç yerini bulacaktır.
#FreeTheActivists
#GazzeİçinAdalet
#İnsanlıkOnuru
#SessizlikZulümdür
#GazzeyeÖzgürlük
#HakikatinSesiSusturulamaz
#VicdanEsirAlınamaz
10 bin üye sayısı.
2 yılda 2 bin yeni üye…
En yakın sendikaya karşı 3404 fark…
Tüm ilçelerde yetki,
Tüm ilçelerde üye artışı…
Bu başarı; inancın, emeğin, değerlerine bağlı olmanın, sadakatin ve teşkilat ruhunun ortak eseridir.
Gece gündüz demeden mücadele eden, emek veren, ömür veren, gönül veren tüm dostlarımıza ve teşkilatımızın çok kıymetli yöneticilerine yürekten teşekkür ediyorum.
Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Daha nice başarılara hep birlikte inşallah...
Ertuğrul Yıldız-Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Mersin İl Başkanı
ELHAMDULİLLAH… 10000 (10 bin) ÜYE SAYISINA ULAŞTIK.
Birlikte yürüdüğümüz bu kutlu yolda; inancın, emeğin ve kardeşliğin nasıl büyük başarılara dönüştüğünü bir kez daha hep birlikte gördük.
Göreve geldiğimizde yakın sendika ile aramızda yalnızca 400 üye farkı varken, bugün teşkilatımızın samimi gayreti ve sahadaki özverili çalışmalarıyla bu farkı 3.404’e çıkarmanın haklı gururunu yaşıyoruz.
2025 yılında 1094 yeni üye kaydıyla 9.054 üyeye ulaştık. 2026 mutabakatında ise 9.932 üyeye imza attık. 14 Nisan’dan sonra gerçekleştirdiğimiz yeni üyeliklerle birlikte 10.000 üye sayısını aştık Elhamdülillah…
Son iki mutabakat döneminde sayısal anlamda bize en yakın 3 sendika üye kaybederken, biz yaklaşık 2 bin yeni üyeyle büyümeye devam ettik. Bu tablo; teşkilatımızın sahadaki emeğinin, dava bilincinin ve eğitim çalışanlarının sendikamıza duyduğu güvenin en açık göstergesidir
Bu başarı; birlik ruhunun, sahadaki gayretin ve değerlerimize olan inancımızın eseridir.
Bu başarıya emek veren, ömür veren, gönül veren tüm dostlara Şube yönetim kurulum adına teşekkür ediyorum
KARARLIYIZ…
DENİZDEN DE KARADAN DA MENZİL GAZZE…
K*til sürüsünün 20 yıla aşkın süredir uyguladığı insanlık dışı Gazze ablukasını kırmak için;
Denizden;
Akdeniz’in en batısından, İspanya’dan bir ay önce yola çıkan terör devleti İsrail’in uluslarası sularda haydutça ve hukuksuzca müdahale ettiği, Sumud Filosu kararlılıkla yoluna devam ediyor.
Karadan ise;
Kuzey Afrika’yı baştan başa aşarak Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze’ye ulaşacak kara konvoyuna teşkilatımızdan @ertgrlyldz63, @fatihefe09, @BahsiIbrahim ve @resulcan17 katılmak üzere Libya’ya ulaştı.
Menziliniz Gazze…
Yolunuz açık olsun.
Önümüzdeki sezon Diyarbakır’ımızı Trendyol Süper Lig’de temsil edecek olan Amedspor’u, tüm @amedskofficial camiasını ve Diyarbakırlı kardeşlerimi yürekten tebrik ediyor, başarılar diliyorum.
Gençlerimizi yalnız bırakmayacak karanlık odakların geleceğimizi karartmasına asla izin vermeyeceğiz. Yarın ay yıldızlı bayraklarla okullarımızda olacağız.
#ÖğretmenBayraktır
@samiltayyar27 Özelden özele akıl yürütme, Piaget'nin bilişsel gelişim kuramına göre işlem öncesi dönemdeki (2-6 yaş) çocukların, bir özel durumdan diğerine mantık dışı, öznel ilişki kurarak hatalı çıkarım yapmasıdır.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarımızda yaşanan alçak silahlı saldırılar sonucu öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin şehit edilmesi, hepimizi derinden sarsmış, yüreğimizi dağlamıştır. Eğitim yuvalarına yönelen bu vahşeti en güçlü şekilde lanetliyor; şiddetin her türlüsünü dün olduğu gibi bugün de, yarın da kararlılıkla reddettiğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.
Eğitim-Bir-Sen olarak, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve eğitim camiamıza başsağlığı diliyoruz. Bilinmelidir ki öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin her zaman yanında olmaya, haklarını ve güvenliklerini savunmaya devam edeceğiz.
Bu insanlık dışı saldırılara karşı tepkimizi güçlü bir şekilde ortaya koymak adına sendikamız tarafından Türkiye genelinde 16-17 Nisan tarihlerinde iş bırakma eylemi kararı alınmıştır. Eğitim çalışanlarının can güvenliği sağlanana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
“Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim; sizler cennet-âsâ bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen nur tohumları, zemininizde çiçek açacaktır.”
Üstadımız #Bediüzzaman#SaidNursi Hazretlerini vefatının sene-i devriyesinde rahmet ve dua ile yâd ediyoruz..
İki Yol, İki Anlayış: Siz ve Biz
Siz, sendikal mücadeleyi güçlendirmek yerine itibarsızlaştırdınız; biz, emeğin izzetini büyüttük.
Siz, üyelik tercihi üzerinden ayrıştırdınız; biz, her bir emekçiyi iradesiyle değerli gördük.
Siz, ilkesiz ittifaklarla vesayet odaklarına alan açtınız; biz, duruşumuzu değerlerimizle tahkim ettik.
Siz, günü kurtaran söylemlerle savruldunuz; biz, istikametimizi sorumluluk ve kararlılıkla koruduk.
Siz, sendikacılığı hesapların gölgesine hapsettiniz; biz, onu bir dava, bir emek ve bir ahlak meselesi olarak yaşadık.
Siz yönünüzü konjonktüre göre belirlediniz; biz yolumuzu ilkelerimizle çizdik.
Bugün de ayrım nettir:
Siz hesapların, biz hakikatin tarafındayız.
Ve biz, üyelerimizle birlikte eğitime, ülkemize ve değerlerimize değer katmaya kararlılıkla devam ediyoruz.
KAMOYUNA DUYURU
Devlet Politikaları ile Kültürel Uygulamalar Arasında Uyum Çağrısı
Mersin Devlet Opera ve Balesi tarafından Ramazan-ı Şerif ayında sahnelenmesi planlanan “Kiss Me, Kate” (Öp Beni Kate) adlı yapım; yalnızca kültürel bir etkinlik değil, kamu politikalarıyla uyum ve toplumsal hassasiyetler bakımından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir meseledir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti son yıllarda aile kurumunun korunmasını ve güçlendirilmesini stratejik bir hedef olarak ortaya koymuştur. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen “Aile Yılı” vizyonu; aileyi merkeze alan, kültürel değerlerimizi muhafaza eden ve toplumsal yapıyı tahkim etmeyi amaçlayan güçlü bir devlet yaklaşımıdır. Bu vizyon, kamu kurumlarının planlama ve uygulamalarında esas alınması gereken temel bir çerçevedir.
Ramazan ayı ise milletimizin manevi hassasiyetlerinin arttığı, aile bağlarının güçlendiği müstesna bir zaman dilimidir. Bu dönemde gerçekleştirilecek kültürel faaliyetlerin, toplumsal duyarlılıkları gözeten bir hassasiyetle planlanması kamu sorumluluğunun doğal bir gereğidir.
Kamuoyunda söz konusu yapımın içeriğine ilişkin oluşan tartışmalar ve afişte “Aile Yılı” logosunun kullanılması; devlet politikaları ile uygulama arasında algısal bir uyumsuzluk tartışmasına yol açmıştır. Bu durumun, ilgili kurumlar tarafından kapsamlı bir değerlendirmeyle ele alınması; kamu yönetimi ciddiyeti ve kurumsal tutarlılık açısından önem arz etmektedir.
Bizler sanata karşı değiliz. Ancak kamu kurumlarının; devletimizin ilan ettiği aile vizyonu ile toplumsal hassasiyetleri birlikte gözeten bir denge içerisinde hareket etmesinin, birlik ve bütünlüğümüz adına daha sağlıklı olacağı kanaatindeyiz.
Bu çerçevede;
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı,
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nü
oluşan kamu hassasiyetini dikkate alarak söz konusu programı yeniden değerlendirmeye ve devletimizin aile politikalarıyla uyumlu bir yaklaşım ortaya koymaya davet ediyoruz.
Devlet politikaları ile kamu uygulamaları arasındaki tutarlılık; millet-devlet bütünlüğünün ve kurumsal güvenin temelidir. Mersin’imizin huzuru, aile yapımızın korunması ve toplumsal değerlerimizin muhafazası adına ilgili tüm kurumların bu sorumluluk bilinciyle hareket edeceğine inanıyor, sürecin sağduyu ve uyum içerisinde sonuçlanmasını temenni ediyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
❤️❤️❤️❤️HEDEFİMİZ 3000 ÜYE FARK❤️❤️❤️❤️
Şube kongremizi yaptığımızda, sayısal anlamda bize en yakın sendika ile aramızda yaklaşık 400 üyelik bir fark kalmıştı.
Kongremizin hemen ardından teşkilatımızla birlikte sahaya indik. Okulları ve kurumları tek tek ziyaret ettik. Kendimizi, hedeflerimizi ve Eğitim-Bir-Sen’in kazanımlarını öğretmenler odalarında, yaptığımız toplantılarda eğitim çalışanı arkadaşlarımıza anlattık.
Bu samimi ve kararlı çalışmalarımızın neticesinde eğitim çalışanlarımız adeta akın akın sendikamıza üye oldu. Bir önceki mutabakata göre 1094 yeni üye artışı sağlayarak 7 binlerden devraldığımız üye sayımızı 9 binlere çıkardık. 1094 üye artışıyla Türkiye genelindeki şubeler arasında en fazla büyüyen şube olduk. Elhamdulillah.
Geçen dönem aramızdaki 400 farkı 2000’e çıkarmıştık. Sayısal büyümemizi Eylül ayından itibaren kararlılıkla sürdürdük. Şubat ayında gerçekleştirdiğimiz 203 yeni üye de bu büyümeye güçlü bir katkı sundu.
Bugün itibarıyla en yakın sendika ile aramızdaki üye farkı 2720. Hedefimiz, mutabakatta 2000 olan farkı 3000’e çıkarmak. Bu büyüme ivmesi, geçen yıl 2000 olan farkı bu dönem 3000’e taşıyacaktır Allah’ın izniyle
Gayret bizden, tevfik Allah’tandır.
Bu destana emek, ömür ve gönül veren tüm teşkilat mensuplarımıza; dualarıyla, enerjileriyle ve destekleriyle yanımızda olan tüm dostlarımıza Şube Yönetim Kurulum adına canı gönülden teşekkür ediyorum.
EĞİTİM-İŞ GENEL MERKEZİ ALMIŞ OLDUĞU KARAR İLE…
📌 Ramazan ayının ruhuna, manevi atmosferine ve milletimizin değerlerine karşı konumlanan anlayışını ve aslında bu toprakların kadim medeniyetine mesafesini deşifre etmiştir.
❝Mescid-i Aksa'yı gördüm düşümde
Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.
Varıp eşiğine alnımı koydum
Sanki bir yeraltı nehri kaynıyordu.❞
Kalemiyle tefekkür eden, kürsüde sözü inşa eden, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkûrenin müellifi olan Mehmet Akif İnan'ı vefatının seneidevriyesinde rahmetle yâd ediyorum.
““OKULLAR ŞİDDETİN DEĞİL, GÜVENİN VE DEĞERLERİN MEKANI OLMALIDIR””
Anamur ilçemiz Çarıklar Rüştü Kazım Yücelen Ortaokulu Müdürümüz Sayın Ender Kara’nın, 12 yaşındaki bir öğrencisi tarafından silahla vurulması hepimizi derinden sarsmış, eğitim camiamızı üzüntüye boğmuştur. Yaşanan bu menfur saldırıyı şiddetle kınıyor; Sayın Müdürümüze acil şifalar diliyor, ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Bu elim olay, eğitim kurumlarımızda gelinen noktayı ve gençlerimizin içinde bulunduğu ruh hâlini sorgulamamızı zorunlu kılmaktadır. Okullar; şiddetin değil, bilginin, güvenin ve değerlerin yeşerdiği mekânlar olmalıdır. Ancak bugün gelinen noktada, eğitim çalışanlarımızın can güvenliğinin dahi tehdit altında olması kabul edilemez bir durumdur.
Eğitim-Bir-Sen olarak yıllardır dile getirdiğimiz üzere; okullarda güvenlik tedbirleri acilen artırılmalıdır. Bunun yanı sıra, gençlerimizin bu noktaya nasıl sürüklendiği çok yönlü olarak ele alınmalı; eğitim sistemi, aile yapısı, sosyal çevre ve değerler eğitimi bütüncül bir bakış açısıyla yeniden değerlendirilmelidir.
Eğitimciler sahipsiz değildir. Öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, fedakârca görev yaparken can güvenliği endişesi taşımamalıdır. Bu sorumluluk başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm ilgili kurum ve kuruluşlara aittir.
Eğitim-Bir-Sen Mersin 1 Nolu Şube olarak sürecin yakından takipçisi olacağımızı, eğitim çalışanlarımızın güvenliği için her platformda mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Teşekkürler Bizim Çocuklar
Bulgaristan karşısında sahaya yüreğini koyarak bizlere gurur dolu bir gece yaşatan A Millî Futbol Takımımızı yürekten tebrik ediyorum.
Mücadele azmi, birlik ruhu ve kazanma iradesiyle elde edilen bu galibiyet, milletimizin ortak sevincine dönüşmüştür.
Başarıda emeği olan tüm oyuncularımızı, teknik ekibi ve federasyon yetkililerini kutluyor; millilerimize bundan sonraki karşılaşmalarda da üstün başarılar diliyorum.
Zafer #BizimÇocuklar'ın!
Millilerimizin Galibiyeti Milletimizin Gururudur
MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞ OLSUN
Azerbaycan'dan ülkemize dönmek üzere kalkan askeri kargo uçağımızın Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşmesi sonucu şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyoruz.
Milletimizin başı sağ olsun.