Adalet Bakanı’na sesleniyorum:
İşte bu dilekçe ile sabah 6’da evimiz basıldı. Gözaltı, arama, el koyma, tutuklama talebi…
Hepsi bir yasa dışı bahisçinin iftirasına dayanıyor.
Dilekçede ne “şantaj” var, ne “tehdit”. Ama savcı, olmayan suçları uydurdu ve bizi “kuvvetli suç şüphesiyle” tutuklamaya sevk etti.
Bu bir kumpas. Bu bir susturma girişimi.
Sayın Adalet Bakanı, bu rezalete sessiz mi kalacaksınız?
Eğer bu ülkede yargı gerçekten bağımsızsa, eğer hâlâ adalet kavramı varsa, bu rezalet dosyanın hesabını sorun.
Bu hukuk değil, gazeteciliğe karşı planlanmış bir suikasttır.
Sizin göreviniz, adaleti korumaktır. Bu kumpasa göz yummak değil.
Lütfen okuyun, okutun...
@yilmaztunc@adalet_bakanlik
560 milyar yalanı patladı.
Tatlıcı yalanı patladı.
Börekçi yalanı patladı.
İETT yalanı patladı.
5 tane operasyon aparatı yalan uydurmaya devam ediyor.
Mahir Polat canı ile ugraşıyor gıkları çıkmıyor.
Altın kacakçısı milletvekilleri için dilleri tutuluyor.
Böyle adi ve vicdansızlar.
Büyük Türk Milleti,
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili olarak Ziya Gökalp’in şiirini okuduğu için 9 Aralık 1997’de Siirt Başsavcılığı tarafından TCK 312'de düzenlenen "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" dosyası hazırlanmış, Diyarbakır Başsavcılığına yollanmıştı.
Diyarbakır Başsavcılığı 11 Şubat 1998'de iddianameyi hazırlamıştı. Soruşturmanın başlaması ile iddianamenin hazırlanması arasında 64 gün geçmişti.
İddianame hazırlanma sürecinde Erdoğan tutuklanmamıştı. Hüküm kesinleştikten sonra cezaevine girmişti.
HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş birçok ilimizi kapsayan, yüzlerce kişinin yaralandığı, birçok kişinin ��ldüğü, yer yer ayaklanma boyutu kazanan "Rojova olayları" diye anılan olaylardan ötürü 4 Kasım 2016'da tutuklandı. 68 gün sonra 11 Ocak 2017'de iddianamesi savcılık tarafından mahkemeye teslim edildi.
Ümit Özdağ 30 Haziran 2024'te Kayseri'de çıkan ve aradan geçen 6,5 ay içinde Kayseri Emniyet Müdürlüğü ve Kayseri Başsavcılığının hakkında en ufak bir suçlamada bulunmamasına rağmen İstanbul Başsavcılığı tarafından 21 Ocak 2025'te tutuklandı.
Bugün tutukluluğunun 77. günü. Henüz iddianamesi hazır değil!
Buna Adalet mi diyorsunuz?
Adalet Mülkün Temeli OLMALIDIR!
@zaferpartisi @AliSehirlioglu @adalet_bakanlik @TCYargitay @TC_Danistay @AYMBASKANLIGI @yilmaztunc @ipekkozbey @eceuner12 @fatihaltayli @ismailsaymaz @cuneytozdemir @OzlemGurses @baharfeyzan @cumhuriyetgzt @gazetesozcu @nefesgazete @KararHaber @milliyet @nowhaber @halktvcomtr @tele1comtr @szctelevizyonu @KRTCANLI @ankahabera
Değerli Türk Milliyetçileri, Değerli Atatürkçüler,
Silivri'de esir tutulmamın 70 gününü geride bıraktım. Halen iddianamem hazırlanıp mahkemeye sunulmadı.
Peki ben neden tutukluyum?
Çünkü ben Anayasa değişikliği ile vatanın bölünmesine, anayasadan Türk ifadesinin çıkarılmasına karşı çıktım. Ben Öcalan'ın serbest bırakılmasına karşı çıktım.
Türkiye'nin yüzde 80'inin karşı çıktığı ikinci açılım sürecinin Türkiye'yi sürükleyeceği felakete karşı çıktım.
Ben Türk Milleti'nin yüzde 80'i adına Silivri'de rehin tutuluyorum.
Benim Silivri'de rehin tutulmama hiçbir Avrupa ülkesi, ABD veya başka bir ülkeden itiraz gelmez.
Allah'a şükürler olsun ki, benim Silivri'de rehin tutulmama sadece Türk Milliyetçileri ve Atatürkçüler itiraz ediyorlar.
Türk Milliyetçileri ve Atatürkçülerden konuşmalarıyla, yazılarıyla, dualarıyla bana destek vermeye devam etmelerini rica ediyorum.
Ne mutlu Türk'üm diyene!
Yaşasın Büyük Türk Milleti, Yaşasın Cumhuriyet!
Tutuklu olduğum “halkı kin ve düşmanlığa kışkırtma” suçunun cezası 1-3 yıl. En üst sınır olan 3 yıl ceza alsam bile, hapishanede şimdi kaldığım kadar kalmam mümkün değil. Oysa 66 gündür iddianamem hazırlanmadan yüksek güvenlikli bir cezaevinde hücrede tutuluyorum.
Tutuklama ile siyasi ceza veriliyor. Her 30 günde bir yapılan tutukluluk değerlendirmesinde tutukluluğum “güçlü suç şüphesi var” denilerek uzatılıyor.
Oysa bırakın suç şüphesini; suçlu olsam/bulunsam serbest kalacağım.
Bu düşman ceza hukuku uygulamasıdır.
Bu haksız, hukuksuz, uygulamayı TÜRK MİLLETİNE şikayet ediyorum.
Ekrem İmamoğlu'na karşı temiz eller operasyonu yapın ama gidin, öbür tarafta Ruhsar Pekcan'a da yapın , Görevden el çektirdiğiniz belediye başkanlarına,eski bakanlarınızada yapın, eski milletvekillerine ve bürokratlarınızada yapın!!!