Türknet davet kodu
VOI14DH62SMS
Yeni geçişlerde veya abonelikte 1 ay ücretsiz internet kullanmak için kodu kullanabilirsiniz.
#TurkNet#ArkadaşınıGetir Netspeed Vodafone superonline türktelekom kablonet dsmart digitürk bedava internet millenicom
Bir suç makinesini 26 kez salıvermek bir merhamet eylemi değil hukuk zaafıdır. Aynı şekilde, ocaklara ateş düştükten sonra 27. seferde ona çöp torbası giydirmek de bir güç gösterisi değil hukuk zaafında ısrar etmektir. Bu tür şovlara ihtiyaç duyan ülkeler arasında olmak, hazin.
Erzincan İliç’te yaşanacak felaket konusunda 25 Haziran 2022’de iktidara uyarmıştık. Maden kısa bir süre için kapandı. Sonra tekrar açıldı. Ve bugün çok büyük bir doğa soykırımı yaşanıyor. @zaferpartisi
Erdoğan’ın 3. Kez cumhurbaşkanı seçilemeyeceğini açıklayan hakim Ahmet Çakmak HSK tarafından meslekten ihraç edilmiş. Devlet geleneğinin, hukuk ilkelerinin yıkıldığı, 4000 senelik devlet geleneğine sahip Türk devletinin çadır devletine dönüştürüldüğü bir dönem yaşıyoruz. 4000 senelik tarihimizde bu tür müptezel fetret dönemleri daha önce de olmuştu. Her seferinde devlet ve milletin kök geleneği geri geldi. Geldiği zaman bu dönemin suç ortakları ne yapacaklar düşünmeliler….@zaferpartisi
1990’dan beri sektördeyim.
Tatlıcı olsaydım, bugün dükkanının tabelasına “tarihi tatlıcı” yazdırabilirdim.
Tabi sakallı resmimle beraber!
Neylersin ki, tatlıcı değil filmciyiz!
Hiçbir filmin, dizinin telif hakları bana ait değil.
Biri hariç!
2016 yılında, bütün maddi birikimimi ortaya koydum!
Yaşamak Güzel Şey filmini çektim.
Ve battım!
Çünkü biz filmin gösterime gireceği günü belirledikten sonra
ülkede aynı gün “başkanlık referandumu”yapılmasına karar verildi!
O gün tüm sinemalar kapandı!
Filmin hafta sonu gişe rakamları iyi gelmedi tabi!
Bunu bahane eden sinema işletmecileri filmi hızla gösterimden kaldırdılar!
Fena battım!
O günlerde tanıştığımız Ferdi Eğilmez;
“Ne oldu senin film?” Diye sordu!
“Sorma, film battı Abi!” Dedim.
“Film batmaz oğlum, Yapımcı batar” dedi:
“Sen battınsa yine çıkarsın; Aslan gibi Filmin orda duruyor!
Evet ben batmıştım ama filmim aslan gibi duruyordu!
Venedik-Altın Aslan gibi büyük festivallere gönderemedim ama bazı ödüller aldım!
Yunanistan Symi Adası Festivalinde Jüri Onur Ödülü aldım!
Törene davet etmeye bile gerek duymadılar.
Ödülü postayla gönderdiler!
Ödülü postacının elinden aldım!
Rusya’da bir festivale kabul edilip davet edildim!
Masraflarımı da festival komitesi karşılayacaktı.
Rusya bana vize vermedi!
O günlerde Rusya İle aramız bozuktu!
Şu “uçak düşürme” mevzusu yüzünden!
Sanki uçağa ben sapan taşı attım!
Neyse…
Hollywood’da kabul görmedim ama Bollywood’da kabul gördüm!
Hindistan’da bir festivale davet edildim.
Uçak bileti almaya param kalmadığı için,
Ben gidemedim,
filmim gitti!
Büyük övgüler aldı!
Eleştirmenler övgü dolu videolar çekti!
Daha daha da iyisi oldu;
Bir yapımcı filmi Hindistan’da tekrar çekmek istedi!
Daha önce yurt dışında dizilerimiz tekrar çekilmişti.
Ancak sanırım ilk defa bir sinema filmimiz yurtdışında tekrar çekilecekti!
Heyecanlandım.
İyi de bir para teklif ettiler.
Daha çok heyecanlandım!
İngilizce hukuki sözleşme öyle zart diye hazırlanmıyor!
Zaman aldı ama oldu!
İş imzaya kaldı!
İmzayı atacağız! Parayı alacağız! Hindistan’da filmimiz çekilecek!
Daha çekeceklerimiz bitmemiş.
Küt! Pendemi patladı!
Sözleşme elimizde patladı!
Sokağa çıkma yasaklarıydı falandı filandı!
Yapımcılarla irtibatımız koptu.
Öldüler mi kaldılar mı bilmiyorum!
Neyse ki filmin Tv Ratingleri kanalın yüzünü güldürdü.
Beni de güldürdü ama Mona Lisa kadar. Yarım.
Çünkü filmi çekebilmek için, filmin Tv gösterim ücretini önceden almıştım.
Ve onu da çoktan batırmıştım!
En çok bilinen filmim Mandıra Filozofu.
En Çok IMDB puanı olan filmim Yaşamak Güzel Şey! 7.6!
Bunla övünmüyorum, avunuyorum!
Şimdi yeni bir denemeye başlıyorum!
Yaşamak Güzel Şey’in on dakikasına yapay zeka ile İngilizce dublaj yaptırdım!
Şimdi?
İngilizce konuşan, arkadaşlarınız ve takipçileriniz varsa, duyursanız sevinirim.
Tabi filmi izleyip sevdiyseniz.
Aşağıda paylaşmayı kolaylaştırmak için bir gönderi paylaşacağım.
Her şey bir yana, yapay zeka ile dublaj yapılan bir filmimizin ( belki de ilk filmimizin) bu deneyimine şahit olmak, deneyimin bir parçası olmak da ilgi çekici.
Beckett’in dediği gibi.
Hep denedim, hep yenildim.
Yine deneyeceğim, belki, yine yenileceğim.
Ama daha güzel yenileceğim!
Pes etmek konformistlerin işidir!
Bizim gibiler için lüxtür.
Bizim gibiler için,
Denemek ve direnmek mecburiyettir!
Desteklemeyen de sağolsun; destekleyen bin yaşasın!
Eyvallah.
Suriyeliler işgali kutluyor. İşgale direnen Zafer Partisi’nden nefret ediyorlar. Siz AK Partililer neyi kutluyorsunuz? Suriyeliler için harcayacağımız yılda 11 milyar doları mı? Suriye’nin kuzeyinde şehit olacak askerlerimizi mi? Sokaklarda taciz edilecek kızlarımızın acısını mı? Suriye kaynaklı uyuşturucu çetelerinin çocuklarımıza uyuşturucu satmasını mı? Kiraların yükselmesini mi? Hayatın pahalılaşmasını mı? Yarın veya 3 gün sonra gerçekleşecek dövizin kontrol edilemez yükselişini mi? Elimizde son kalan devlet kuruluşlarının satılmasını mı? Siz neyi kutluyorsunuz kardeşler. Ş
Sayın Sinan Oğan’ın açıklaması sadece kendi politik tercihidir. Bu açıklama Zafer Partisi’ni temsil etmemekte ve bağlamamaktadır. Zafer Partisi adına açıklama yarın saat 11.00’de benim tarafımdan yapılacaktır. @zaferpartisi
Uyuyamıyorum..delirmek üzereyim…13 milyon sığınmacı demek,10 yıl sonra 20 milyon terörist demek! Çoluğumuza çocuğumuza,esnafımıza bıçak çekip gasp ettiklerinde bu paylaşımlarımı hatırlarsınız umarım! Ama geç kalacağız o zaman! Artık bu seçim seçim olmaktan çıktı! Sığınmacı sever RTE mi, gitsin diyenler mi arasında referandun mu…ne olur dikkatli oy kullan kardeşim!
Balat'ta restore ettiğimiz ve dün akşam fotoğrafı çekilen şu bina bana dün teslim edildi. Bu keyifli hikayenin bazı unsurlarını sizinle paylaşmak ve yanlış aktarılan bazı bilgilerin doğrusunu da açıklıkla yazmak isterim. Balat'ta 4 sene evvel hakkında yıkım kararı olan bu binayı satın alıp yıkım kararını kaldırttım. Elinizle dokunduğunuzda peynir gibi dağılan binayı, emek emek restore ettik. Tuğla tuğla, taş taş koruduk. Tek bir unsur tek bir süsleme eklemedik, eklenemez. Bu bina ilk yapıldığında bu kadar süslü ve bu kadar güzel idi. "Sokağın dokusuna uymamış" diye eleştirenlere tebessüm ettim. Bunu 120 yıl önceki mimarına ve iş sahibine söyleyebilirsiniz. Yahut şuna uyanabilirsiniz: Sokağın dokusu aslında buymuş ve bu bina gibi niceleri varmış. Patrikhaneye yakın olmak isteyen gayrimüslim zenginler bunun gibi nicelerini yan yana dizmişler. Bu eser sokağın bugünkü dokusuna uymuyor zannediliyorsa, bunu sokağın dokusunda daha neler neler kurtarılması gerektiği sinyali olarak okumak lazım. Nitekim ben bu binayı yıkılmaktan kurtardığımda bu bina da tanınmaz haldeydi. Binanın restorasyon öncesi, tüm görselleri ve ölçüleri alınıp raporları ile beraber 4 numaralı Anıtlar Kurulu'na verildi. Rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri Anıtlar Kurulu'nca incelendi ve onaylandı. Yerinde de iki defa denetim gerçekleştirdi. Tüm ölçüleri ve bütün unsurları özgününe uygun olarak yapılan bu restorasyonla bu kuğu gibi bina İstanbul'a kazandırılmış oldu. Bu konudaki bir önceki Tweet'im 3.7 milyon defa görüntülenmiş. 226,000 takipçim var. Özgüne sahip çıktığından emin olmayan insan bu bilgilendirmeyi yapmaz. Özgününe uygun olmayan, zamanla eserde sonradan cumbaların üzerine çıkılan kaçak balkonlar, soğuk yapar diye örülen ve sıvanan unsurlar, girilen ara katlar, eski haline iade edildi. Zamanında mimarı bu eseri verdiğinde eseri ne ise onu bulmak için seferberlik ilan ettik. Bu cümlelerimi okumak sizlere umarım nasıl ferahlık verdiyse, sonuç da onun ruhuna iyi gelmiştir. Bir önceki bilgilendirme mesajıma cevap olarak (bu keyifli havadisi mal mülk ile hava atma girişimim zannedenlerden başka) mal sahibi olarak benim mimara eseri bozma telkininde bulunduğumu ve kafama göre süslettirdiğimi ima edecek varsayımlarda bulunanlar dahi oldu. Hayretle okudum. Mal sahibi benim. Telkinle de tahrifle de hayatımda işim olmadı. Biga'da bu eserden 60 yıl daha yaşlı kendi aile evim var. Bu yapıya da ona baktığım gözle baktım. Güzel şeylerin keyfini hep beraber sürelim. Güzellikleri el birliğiyle koruyalım. Ülkemizi tüm renkleriyle güzelleştirip doya doya yaşayalım. Insanlarla ilgili varsayımlarımız insanların özünde iyi oldukları noktasından hareket etsin. Yurt dışında her ülkede tüm toplum eskiye dair bütün değerlerini korumak için her an toplu seferberlik halinde davranıyor. Herkes kendi gücü yettiğince bu mücadelenin bir ucundan tutarsa, hem değerlerimize hem de birbirimize sahip çıkarsak, Istanbul gibi bir şehir yok. Iki senesi COVID dönemi olmak üzere 4 yılda bu eseri bitiren ekibime, inşaat işçisinden mimarına, taş ustasından makine operatörüne, koordinatöründen ahşap ustasına, inşaat mühendisinden boyacısına, her birine, huzurunuzda teşekkür ederim. Bunlar para pul için yapılacak projeler değil. Her biri, her birimiz, buna gönlümüzden bir parça koyduk. Oralara yolunuz düşerse, Kiremitçi yokuşunda, Allah'ın izniyle bir daha hiç yıkılma riski yaşamamak üzere, sizleri bekliyor. Pek çok güzel ve yüreklendirici söz söyleyen, içimi ısıtan, yorum sahiplerine de teşekkür ederim.
FOLKART NARLI DERE YANGINI :
Suçlu kim?
A-Mimar: Aşırı ahşap kullanımı var. Mimari açıdan riskli bir malzeme tercihi. Bu malzemeyi kullandın ama gerekli önlemi neden almadın? Ben resimlerde ne balkonda ne daire içlerinde sprinker sistemi göremedim.
B- Müteahhit mimar yada mühendis değil. Lisans eğitimine dair bile bir bilgi bulamadım. Bu konuyu söylemekten bıktım. Vermeyin yetkiyi her parayı bulana!
C- Makine mühendisi-Mekanik Proje Müellifi: Yangın projelerini bu grup yapar. Yapı yüksekliği 51.50 yi geçmedi diye bu yapıya sprinkler yapmamak büyük hata.
D- Yapı Denetim: Neyi denetlediniz acaba çok merak ediyorum.
E- Belediye: Mekanik Projeleri inceleyen mühendisler bu projeye özel cepheye sulu söndürme sistemi talep etmeliydi.
F-Bakanlık: Yönetmelik yetersiz. Kat yüksekliği ile konuyu sınırlamak hata. Malzeme ile de ilişkilendirmek gerekiyor.
Yangın Söndürme Sistemleri hakkında yönetmelik detayı:
a) Yapı yüksekliği 30.50 m’den fazla olan konut haricindeki bütün binalarda,
b) **Yapı yüksekliği 51.50 m’yi geçen konutlarda,
c) Alanlarının toplamı 600 m2’den büyük olan kapalı otoparklarda ve 10’dan fazla aracın asansörle alındığı kapalı otoparklarda,
#FolkArt #yangın