@RTErdogan Asıl mesele bu bilinçle yaşayabilmek; karmaşık ve hesabı zor bir hayatı seçmemektir. Ne şairler geldi geçti, sözler, şiirler bal gibi akar. Önemli olan, o şiirleri hayatın içinde yaşayabilmektir; asıl yiğitlik ve delikanlılık bu değil midir?
My favorite part of the Bible is when Jesus Christ defeats the Antichrist effortlessly at his Second Coming, specifically at the Battle of Armageddon. The victory occurs when Jesus destroys the "lawless one" and casts him into the lake of fire.
Mavi Kart ile zaten vatandaş gibi alım-satım yapabiliyorlar. Vatandaşlıktan kaçmalarının en önemli sebebi; Türkiye'deki servetlerini Avrupa makamlarından kaçırmak. Amaç, Türkiye’de malı götürürken Avrupa ülkesinde 'gelirim yok' diyerek devletten yardım hortumlamak. Yani nitelikli dolandırıcılık. Kendi insanımızın böyle küçük hesaplar peşinde koşması utanç verici. 😡
@Editorilkay Bu bir güvenliktir. Doğru olan da bu. Her yeri kapalı olan bir insanın kim olduğu belli değil! Terörist olabilir, aranan bir kişi olabilir. Doğru bir karar!
@smihtunc @Statikoo O kitap sana bir ayet okuduktan sonra rahatla ve kenara geç otur demiyor. Aksine daha fazla kafa yoracaksın; bilim üreteceksin. Hatta şunu dahi düşünmeli insan: “acaba ben ya da insanlar bu ayetten doğru şeyi anladık mı?”.
Peki halkı tarafından çok sevilen, hatta diğer milletler tarafından bile kahraman olarak görülen, her geçen gün enteresan bir şekilde daha da çok kıymeti anlaşılan Cumhurbaşkanı kimdir? Ve gelecekte yargılanma ihtimali çok fazla olan, etrafındaki adamlarının adı uyuşturucu ile anılan, her geçen gün ülkesini ekonomik olarak daha da kötü bir hale sokan yani gün geçtikçe seveni azalan Cumhurbaşkanı kimdir? İlk sorduğumu 1. diye görsele koy 2. sorduğumu da 2. diyerek görsele koy. @grok
Dit soort uitspraken zijn geen heldere analyse, maar pure polarisatie. Door “de islam” als geheel weg te zetten, treft u in de praktijk mensen: moslims — en vaak ook mensen die simpelweg als “moslim” worden gezien.
Wat hier gebeurt is vooral wederzijdse demonisering: de ene kant ziet de andere als de boeman, en andersom. En dan verbaast het ons dat afstand en wantrouwen groeien.
En eerlijk: wachten we op een redder die “even” rechtvaardigheid komt uitdelen — Jezus, de Mahdi, of wie dan ook? Rechtvaardigheid en samenleven worden niet gebracht; ze worden gebouwd door mensen. De middelen, kennis en instituties zijn er — het is vooral een kwestie van wil en prioriteiten.
De echte vraag is dus: bouwen we aan een betere en veiligere samenleving, of sturen we emoties met angst en slogans? Verantwoord leiderschap vergroot geen vijandbeelden, maar bouwt vertrouwen — met concreet beleid tegen dwang, criminaliteit en haat, zonder hele groepen tot probleem te verklaren.
En nog iets: in de ogen van de nieuwe generatie klinken dit soort politieke slogans steeds vaker als ruis in plaats van oplossingen. Zij willen een wereld die slimmer en rechtvaardiger wordt bestuurd — minder wij-zij, meer verantwoordelijkheid en resultaat.
This isn’t just a Sweden issue — it should be a universal principle: in public spaces, any form of face covering that conceals identity (regardless of religion, culture, or ideology) can create problems for security, identification, and social interaction.
That’s why the framing matters. It shouldn’t be ‘Islam must adapt’ (or any religion). Religion is a belief system; what’s actually being discussed is how people practice their beliefs in public life.
And one more thing: if we manage to build a safer, fairer world — where coercion, radicalization, and security concerns are far lower — then these kinds of restrictions can and should be reconsidered. The goal isn’t bans for their own sake; it’s a society where people can live freely and safely.
@thhsynkrgz Erdoğan’a cahilce o kadar bağlısınız ki; uluslararası literatür ne demek istiyor onu dahi anlayamıyorsunuz! Hem Türk milletine hem Tüm insanlığa zarardan başka bir şey getirmiyorsunuz artık!