Işgal devleti, Suudi Arabistan'a yardım adı altında köşe başında fırsat bekliyor.
İslâm'in en kutsal üç mescidi: Mekke, Medine ve Mescid-i Aksa
Birinin zaten boynu bükük, tezgahın boyutu ve tehlike ise çok büyük 👇🏽
Bu aşağılık mahlukatları kimse durduramayacak mı?
Bu nasıl bir katliamdır, nasıl bir cinayettir insanın yüreği dayanmıyor artık!
Bunların yaptıkları katliamlarda boğulacakları günleri görmeden canımızı alma Ya Rab!
Bizim vatandaşımız kimi nasıl darlayacağını nasıl linç edeceğini gerçekten iyi biliyor, eleştirim oradaki güvenlik görevlilerine.
Dokunmayın, dokunmayın ki bu siyonistler ülkemize gelmesin rahat rahat gezemesin.
Oradaki vatandaşlarımız zaten dövmüyor, öldürmüyor sadece darlıyor.
Güvenlik görevlileri o sırada tuvalete gitsin karnı ağırısın sigara molasına yemek molasına çıksın.
Pep Guardiola, İsrail’in katlettiği Filistinlilerin unutulmaması için video yayınladı:
Onlar ölü değiller, onlar katledilmiş insanlar. Onlar rakam değiller. Onlar ismi, yüzü, ailesi, hayalleri ve anıları olan hayatlardı.
Acıyı gizleyen bir dili kabul ettiğimizde, insanlığımızı kaybetmeye başlarız.
Tarihimizin çok karanlık bir döneminden geçiyoruz. İsrail hükümeti Gazze'de 74.000'den fazla insanı öldürdü.
Filistin önemlidir ve Filistin'in adalete ve barışa ihtiyacı var.
Şimdi lütfen, Filistin hakkında konuşmaya devam et. İnsanlığı savunmaya devam et.
YETER ARTIK!..
DÖNÜYORUM!
AYAKLAR BAŞ OLMUŞ!
AT İZİ, İT İZİNE KARIŞMIŞ!
BUGÜN ÇAĞLAYAN’DAYDIM,
AKLANDIM VE KARŞINIZDAYIM!
YARIN SAAT 21.00’DE!..
Şükür kavuşturana…
Sessiz çoğunluk; hep birlikte başarmıştık, yine hep birlikte milyonlara hitap edeceğiz.
Şu Sarıgüller dosyasını, aylar önce ortaya çıkarmıştım, biliyorsunuz. Medyanın büyük bölümü haberi görmezden gelmişti. Eee, paranın gücü mü diyelim?..
Bir de, sahte kahraman Murat Ağırel’in, sonunda Sarıgül olayında nasıl yakayı ele verdiğini yarın akşam (Salı) benden öğreneceksiniz. Neymiş, yapmadığı haberden dolayı yargılanıyormuş, yere TUTUKLANMIŞ, siz çocuk mu kandırıyorsunuz. Onlar aslında o kadar büyük bir çete ki!.. Hepsini anlatacağım.
Ve bir hırsızlık, dolandırıcılık gibi gösterilmeye çalışılan Borsa olayının perde arkasını öğrendiğinizde, önce benim bu operasyonun adını bile nasıl aylar önceden bildiğime ve yayınladığıma şaşıracaksınız, sonra da bu oyunun nasıl kurgulandığını, kimlerin oyun kurucu olduğunu, kimlerin kullanıldığını anlayacaksınız.
Ben sessiz çoğunluğu, onların yorumlarını çok özledim. Bugün bir anons videosu, yarından itibaren ise yine her gün birlikteyiz, inşallah…
TAMAR TANRIYAR
#MUSTAFASARIGÜL #ÖMERSARIGÜL #EMİRSARIGÜL #MURATAĞIREL #BORSA
🇹🇷 Cihat Yaycı :
⁉️ Bu nasıl rezalettir? Kim buna izin veriyor? Bugün Gökçeada’ya İmroz diyen yarın İstanbul’a Konstantinopolis, İzmir’e Smyrna der!!!
@iletisim@TC_Disisleri@TCKulturTurizm
🟥 İsrail ordusunda görev yapan askerleri Türkiye'ye getirerek sağlık hizmeti verdiği ifşa edilen ve çocukları da orduda görev yapan çifte vatandaş Klodya Medina, İstanbul'da bir AVM'de protesto edildi
Ülkemde israil'i istemiyorum diyenler yoruma🖐️🖐️🖐️🖐️🖐️
🔷Rasulullah(Sallallahu aleyhi vesellem) Efendimiz Buyurmustur;
1- “Yemege tuzla baslayiniz.”
(Et Tergibü ve Terhib)
2- “Yiyecek ve içeceklerinizin agzini açik birakmayin.”
(Ebu Davut)
3- “Günde iki defadan fazla yemek israftir, hastaliktir.”
(Tirmizi)
4- “Daima taze yemeklerden yiyin.”
(Buhari)
5- “Yemegin buhari gitmeden yemeyin.”
6- “Çok sicak ve çok soguk yemeyin.”
(Tirmizi)
7- “Çok çigneyin ve yavas yiyin.”
(Medaricu nübüvve)
8- “Yemekten doymadan kalkiniz, çok yemeyiniz.”
(Kenzül Umman)
9- “Az yiyin, az uyuyun, az konusun.”
(et Tersibi ve Terhib)
10- “Yanik yemek yemeyiniz.”
(ibni Sünni)
11- “Yemege ve suya üflemeyiniz.”
(Et Tergibü ve Terhib)
12- “Úzüm, Hurma ve zeytin size afiyet ve kuvvet verir.”
13- “Yoruldugunuzda tatli yiyiniz.”
(Et Tergibü ve Terhib)
14- “Kirik ve çatlak bardak, tabaktan yemek yemeyiniz, su da içmeyiniz.”
(Et Tergibü ve Terhib)
15- “Yemeklerde daima neseli olunuz..”
(Et Tergibü ve Terhib)
16- “Hamd ve sükürsüz sofradan kalkmayiniz.”
(Tirmizi)
17- “Aç iken sogan yemeyiniz.”
(Mecmaüz-Zevahid)
18- “Bal yiyiniz. Bin derde devadir.”
(ibni Mace)
19- “Sorfanizdan sirkeyi eksik etmeyiniz.”
(Et Tergibü ve Terhib)
20- “Yedikten sonra dört bes saat bir sey yemeyiniz.”
(Dare Kunti)
1 -“Sofranizda yesillik mutlaka bulundurun.”
(Dare Kunti)
22- “Yumurtayi kirmadan önce yikayiniz.”
(el Mebsud)
23- “Her ay üç defa aç karnina bal yiyiniz.”
(El edebül Müfret)
24- “Kirli bir kabi yikamadan kullanmayin.”
(sifa-i Serif)
•24- “Rahatsizlaninca bir avuç
çörek otunu bal gerbetiyle içiniz.”
(Buhari)
6- “Dislerinizi temizlemeden uyumayiniz.”
(Tirmizi)
27 -“Süt içtiginiz zaman agzinizi çalkalayiniz.”
(ibni Mace)
28- Aksirirken elinizi veya elbisenizi agziniza kapatiniz.”
(Nesai)
29- “Üzüntülü kimseye bol kabakl çorba yedirin.”
(el Mebsud)
30 -“Haftada 2 gün
Pazartesi-Persembe oruç tutunuz. vücudunuz dinlensin.”
(Ebu Davut)
31- “Ayda 3 gün(Hicri aylarin 13.14.15. oruç tutunuz.
Vücudunuz dinlensin.”
(Ebu Davud)
BAĞDAT’TA BİR OSMANLI MÜHRÜ, BİR ECDAT YADİGÂRI…
Irak’ın başkenti Bağdat’ta, büyük İslam âlimi ve gönül sultanı Şeyh Abdülkadir Geylânî Hazretleri’nin türbesini ziyaret etme şerefine nail olduk.
Türbenin kapısından içeri adım attığınız anda tarihin derinliklerine yolculuk yapıyorsunuz.
Her köşesinde Osmanlı’nın izleri, her taşında ecdadımızın emeği, her nakışında asırlık bir medeniyetin zarafeti var.
Ecdadımız Osmanlı, gittiği topraklara yalnızca eserler değil,iman, edep, merhamet ve medeniyet bırakmış.
Türbenin ihtişamı, mimarisinin güzelliği, manevi atmosferi ve asırlara meydan okuyan zarafeti insanı derinden etkiliyor.
Aradan asırlar geçmiş ama Bağdat’ta hâlâ Osmanlı’nın ruhu, ecdadımızın mührü ve aziz hatırası yaşıyor.
Böylesine muhteşem bir mirası bizlere bırakan ecdadımızı rahmetle, minnetle ve dualarla yâd ediyorum.
Şeyh Abdülkadir Geylânî Hazretleri’nin ve bu topraklara hizmet etmiş bütün ecdadımızın ruhları şad, makamları âli olsun.
Ne büyük ecdadın torunlarıyız. Ne muhteşem bir medeniyetin mirasçılarıyız.
Ruhlarına el Fatiha..
Süreç gösterdi ki diplomaside sadece ve sadece mantıkla hareket edip çıkarcı davranmamız lazım. Pakistan ya da Katar gibi 3-4 örnek dışında herkese sadece daha fazlasını almak koşuluyla bir şeyler vermeye alışmamız gerekiyor. Yavaş yavaş anlıyoruz ki büyük idealler duygusal adımlarla hayata geçirilemiyor. Birlikte güçlü olmak bir ideal değil, bir hayal. Güçlü bir İslam dünyasının da, güçlü bir Türk dünyasının da tek şartı var. Türkiye'nin karşı konulamaz derecede güçlenmesi. Çünkü bizim gönül coğrafyası diye adlandırdığımız coğrafya Gönül coğrafyası falan değil çıkar odaklı bir birleşmeden öteye gidebileceğimizi boşuna hayal etmeyelim. Bunu özellikle Hakan Fidan İsrail Cumhurbaşkanı konuşurken kalktığında arkasından tek bir Türk devletinin bile gelmeyişinde anladım. Yani anladım ki biz güçlü olacağız ve etrafımızda kendilerine yer bulmaya çalışacaklar. Biz güçlü olacağız bize yakın durmaya çalışacaklar. Güçlü bir Turan birliğinin de güçlü bir İslam Birliği'nin de tek yolu bu.
Osmanlı Devleti bu adaların hiç birini Yunanlılardan almamıştır.
Girit dahil, Adaların büyük kısmı Cenevizliler ve Venediklilerden, bir kaç küçük ada Bizanslılardan, Rodos ise St.Jean Şövalyeleri’nden alınmıştır.
Adaların Türk idaresine geçtiği tarihte Yunan diye bir millet yoktur.
Uydurulmuş bir millete hiç sahibi olmadıkları toprakların kadim yerlisi gibi davranmak saçmalıktır.
Soykırımla işgal edilen vatan topraklar asıl sahibine geri dönmelidir.
Yurt dışında yaşayan bir kadın, statünün coğrafyayla ne kadar ilişkili olduğunu anlattı:
• Coğrafya kaderdir derler ya, bence statü de biraz coğrafya.
• Çünkü yurt dışına taşınınca Türkiye'de statü göstergesi olduğunu sandığımız birçok şeyin orada çok da kimsenin umurunda olmadığını fark ettim.
• Mesela Türkiye'de önemli bir buluşmaya arabayla gitme zorunluluğu hissederken Londra'da en şık kıyafetlerinle, topuklularla otobüs beklemek ya da şık bir yemeğe metroyla gitmek gayet normal karşılanıyor.
• Kimse hangi arabayla geldiğinle ilgilenmiyor; daha çok hangi otobüsle geldiğin merak ediliyor.
• Yarım saat yürüyerek geldiysen ekstra puan bile alabilirsin!
• Ev konusu ise başka bir şok sebebim. Bizde “ultra lüks, sıfır site” ayrıcalığı vardır ya; Londra'da yüz yıllık, gıcırdayan, asansörsüz ama karakterli Victorian evlerde yaşamak statü sayılıyor.
• Türkiye'de eve düzenli yardımcı almak da belli bir kesim için hayatın neredeyse standart bir parçasıyken burada tam anlamıyla lüks bir istisna.
• Bu sayede hiç beklemediğim yeni yetenekler kazandım: Elde bulaşık yıkama, halıfleksli evi her gün süpürme, ütü, hatta cam silme...
• Yakında CV'mi güncelleyip LinkedIn'e de ekleyeceğim.
• Ofis kültürü de çok başka. “Öğlen ne söylüyoruz, nereye gidiyoruz?” konuşmasına alışmışken burada insanların evden yemek kabıyla gelmesi dünyanın en normal şeyi. Artık ben de kabımla gidiyorum.
• Ama galiba en çok değişen şey lüks algım oldu. Çünkü burada lüks; neye sahip olduğundan çok, zamanını nasıl geçirebildiğinle ilgili gibi geliyor bana.
• Spor yapabilmek, bir hobiye düzenli vakit ayırabilmek, işe giderken metroda kitap okuyabilmek...
• Belki de iyi yaşamakla iyi yaşıyor gibi görünmek arasında sandığımızdan daha büyük bir fark var.
🗣️ Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Sekreteri Muhammed Ali es-Sallabî:
“Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a..
Sen, Azerbaycan’ın en karanlık günlerinde yanında duran liderdin. Silah depolarını ve insansız hava araçlarını Azerbaycan’ın hizmetine sundun, askerî danışmanlar gönderdin.
Ermenistan’a ve tüm dünyaya karşı dimdik durarak Karabağ’ın kurtuluşu için “Azerbaycan yalnız değildir!” dedin.
Biz Müslümanlar olarak seni alkışladık. İlham Aliyev’in zaferini hepimizin zaferi olarak gördük.
Ancak bugün her Müslüman erkeğin ve kadının yüreğini sızlatan bir soru var: Müttefikin İlham Aliyev, kendi ülkesinde ne yapıyor?
İslam ve Türk kardeşliği adına desteklediğin müttefikin, bugün Azerbaycan’da kızlarımızın başörtüleriyle okullara ve üniversitelere girmesini engelliyor.
Kız öğrenciler sırf “Rabbim bana bunu emretti” dediği için okula alınmıyor.
Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan,
Sen, Türkiye’de başörtülü kızların eğitim hakkı için yıllarca mücadele ettin. Üniversitelerdeki başörtüsü yasağını kaldıran lider oldun.
Peki, bugün sizin insansız hava araçlarınızla güçlenen müttefikin tarafından aynı başörtüsünün baskı altına alınmasına nasıl razı olabilirsin?
Birlikte inşa ettiğiniz güçlü Azerbaycan, Müslüman kadınlara baskı uygulayan bir güce dönüşmemelidir.
Sana kardeşlik adına, bugün okulunun kapısında gözyaşı döken her Azerbaycanlı kız öğrenci adına sesleniyoruz:
İlham Aliyev üzerindeki büyük etkinliği ve nüfuzunu kullanarak ona şu sözleri söylemeni istiyoruz:
“Müslümanların kızlarından elinizi çekin!”
Çünkü Bakü’de başörtüsü mücadelesini kaybedersek, Karabağ zaferi de gerçek anlamda tamamlanmış olmayacaktır.
Allah’ım, sen şahit ol! Ben üzerime düşen tebliğ görevini yerine getirdim.”