Sorduğun sorunun samimiyeti olmadığı için ciddiye almıyoruz. Ama gerçekten merak edenler için namaz ile tavaf farklı ibadetlerdir.
Tavaf, namaz gibi saf düzeni gerektiren bir ibadet değildir. Yoğunluk nedeniyle kadın ve erkeklerin tamamen ayrılması fiilen mümkün değildir.
Mescid-i Haram'da cemaat namazı kılınırken de mümkün olduğunca saf düzenine uyulur. Ancak tavaf alanı ve aşırı kalabalık sebebiyle kadın ve erkekler aynı bölgede bulunabilir.
Tek boynuzlu at' insan hayal gücünün ürünü olarak tanımlanmış mitolojik bir varlık. Tanrı ise milyarlarca insanın metafizik bir zorunluluk olarak tartıştığı felsefi bir kavram. 'İkisi de kanıtlanmadı, o hâlde aynıdır' demek, 'elektrik görünmüyor, o zaman ejderha da görünmüyor; ikisi de aynı şey' demek kadar gerzekçe bir yorum. :))
Üstelik 'kanıtlanmamış her şeye inanmıyorum' diyorsan önce bilimin üzerine kurulduğu birçok varsayımı da aynı sepete koyman gerekir. Başka zihinlerin gerçekten var olduğunu, evrenin yarın da aynı fizik yasalarıyla işleyeceğini veya bilincin yalnızca maddeden doğduğunu laboratuvarda kesin olarak kanıtlayamazsın. Bunlar da belirli felsefi kabullerdir.
Asıl komik olan, tartışmayı kazanmak yerine tek boynuzlu at esprisiyle alkış beklemek. Felsefenin binlerce yıldır tartıştığı kozmolojik, ahlaki ve ontolojik argümanları bir çizgi film karakteriyle çürüttüğünü sanmak, satranç tahtasına tavla zarı atıp 'şah mat' demekle aynı mallık.
Sözün özü inançsız olabilirsin, bu senin tercihin. Ama Tanrı = tek boynuzlu at' benzetmesi bir argüman değil komedi ögeleriyle bezeli bir dramdır
Yalancılık sende ekmek su gibi ihtiyaç hâline gelmiş. Dine saldıran sen, Müslümanları aşağılayan sen. Filistin'de kadınların ve çocukların katledilmesini meşrulaştırmaya çalışan sen. İsrail terörünü işine geldiğinde romantikleştiren, işine gelmediğinde ise insanlık dersi vermeye kalkan yine sen.
Sonra da çıkıp vicdandan, hukuktan, insan haklarından söz ediyorsun. Aynaya bakmadan dünyaya ahlak dersi vermeye çalışmak tam da senin tarzın. İlkelerine değil, çıkarına sadıksın; ölçün hakikat değil, menfaat. Bugün alkışladığını yarın lanetliyor, dün savunduğunu bugün inkâr ediyorsun.
En trajikomik tarafı ise şu: Kendini tutarlılığın sembolü sanıyorsun. Oysa söylediklerinle yaptıkların arasındaki uçurum o kadar büyümüş ki, timsah gözyaşların bile kimseyi ikna etmiyor. Maskeler değişiyor ama ikiyüzlülük aynı kalıyor.
Aptallık başlı başına bir günah değildir. Çünkü kişi zekâ seviyesini seçmez ve insanlar güçlerinin yettiği ölçüde sorumlu tutulur. Ama seninkisi aptallıktan da öte bir zavallılık. Hiç bir boktan anlamıyorsun ve çıkıp sırf algılarla oynamak için sürekli yalan yazıp konu saptırıyorsun... Tam bir siyonist uşaklığı...
Nisa 79'un söylediği şey; insana irade verildiği, yaptığı tercihlerden sorumlu olduğu gerçeğidir. İyilik ise Allah'ın lütfu ve imkânıdır. Yani "suçu yukarı at, faturayı aşağı kes" değil; "nimetin kaynağını unutma, hatanın da sorumluluğunu başkasına yıkma" anlayışıdır.
Sen İslama düşman insanları tahrik eden aşağılık bir adamsın(!) İşine gelmeyen kısmı cımbızlayıp "bakın ne kadar saçma" demek eleştiri değil aptallık ta değil ham kötülüktür.
Bir düşünceyi çürütmek istiyorsan önce onu doğru temsil etmen gerekir. Aksi hâlde tartışmıyorsun; kendi kurduğun hayal mahsülü bilgilerle sadece saçmalıyorsun...
@feeynetezhebuni@ademkaya2 Allah'ın gönderdiği elçiye "Seni örnek almıyorum." diyebilmek için yine Allah'ın kitabını delil göstermeye çalışmak sağlam ahmaklık.
Peygamber'e "itaat edin", "ona uyun", "o size ne verdiyse alın" diyen ayetleri okuyup, Peygamber'in söz ve uygulamalarını tamamen devre dışı bırakmak zorun aksine epey kolay ve cüretkar.
"Kur'an yeter" sözü, Peygamber'i devre dışı bırakmanın süslü bir sloganı haline gelince, insan pek yemiyor haliyle ondandır.
Geri zekalı mısın oğlum sen. Bir belediye başkanı rüşvet alınca "kanunlar rüşveti emrediyor" mu oluyor.
İsrafı kınayan, yoksulu gözetmeyi emreden, yetimin hakkını koruyan, zekâtı farz kılan, infakı teşvik eden onlarca hüküm var. Buna rağmen insanlar gösteriş peşine düşüyorsa, bu Allahın emri değil; sizin gibi Dindar ve dinsiz geçinen hastaların hırsıdır.
Bir yanda İnsan özgürdür diyeceksin, öbür yanda Tanrı niye insanların yaptığı her yanlışa anında müdahale etmiyor? diye hesap soracaksın. O zaman özgür iradenin ne anlamı var?
"Platon olmasaydı, Aristoteles olmasaydı..." diye başlayan cümlenin kendisi bile felsefe tarihini o isimlerin kurduğu kavramlarla konuşuyor. Önce onların inşa ettiği merdivene çıkıp sonra Keşke bu merdiven hiç yapılmasaydı. demek tam bir dram çelişki.
Orta Çağ olmasaydı doğrudan modern çağa geçerdik masalı var. Tabi canım tarih düz bir otoban zaten medeniyetler birbirinin omzuna basarak yükselmesi de komplo teorisi. Zannediyor ki hoşuna gitmeyen dönemleri silince yerine otomatik olarak Rönesans gelecek.
Adamın laf ebeliği, tarih analizi değil; keşke dünya benim istediğim gibi yazılsaydı temennisidir. Temenniyle tarih yazılmaz.