Vize işleme tekeli VFS ve Türkiye ortağı Gateway’in faaliyetlerini ele aldığımız sansürlenen “Vize imparatorluğu” yazı dizisinin arşivlenmiş linklerini paylaştığım tweet’e de biraz önce mahkeme kararıyla erişim engellendi. Gerekçe aynı: “Milli güvenlik ve kamu düzeni”
@eozpeynirci lexus alanların servis rezilliklerini çözsünler, iyi ki gelmiyor aldığına pişman olanlar azalır dünyadan haberi olmayan ceo rahatça gezsin dursun
Ülkede iktisadi olarak sürekli cezalandırılan iki kesim var
1 Borcunu düzgün ödeyen ve ayağını yorganına göre uzatan kesim
2 vergisini zamanında ve düzenli olarak ödeyen kesim
This might be the most surreal thing I’ve ever seen: ultras from Turkish club Eskişehirspor dancing to Spanish songs and shouting “Olé!” in honour of Spain for refusing to let the U.S. use its military bases.
This is football heritage
Yeşil pasaport meselesi var ya… Ülkece “aynı hizada yürüyelim” diyeceğimize, “ben senin iki adım önüne geçeyim” diye sıraya giriyoruz. Bir yanda yeşil pasaport hakkı olup da alamayan vatandaş, öte yanda “bize de yeşil pasaport, bize de” diye kapı kapı dolaşan meslek kuruluşları. Sanki pasaport değil, sezonluk indirim kartı. Bakıyorum, mühendis “bize de”, avukat “bize de”, muhasebeci “bize de”, oda-dernek-federasyon “bize de”. Bu gidişle bordo pasaportlu olan 700 kişi falan kalacak, onlar da birbirini görünce sarılacak? “Kardeşim sen de mi bordo?” İşin ironisi şu, Yeşil pasaport talebi, aslında “vizesiz Avrupa’ya gideyim” arzusunun kibar ambalajı. Kimse “vize randevusu bulamadım”, “banka dökümü istediler”, “maaş bordrosu yetmedi”, “niyet mektubu yazdım, niyetim yine de beğenilmedi” demek istemiyor. Daha havalı, “Bize de yeşil.” Üstelik bu talep yarışı bitmez, Yeşil gelince “koyu yeşil” isteriz, o da olursa “nane yeşili” diye yeni kategori açarız. Herkesin pasaportu yeşil olunca da bu sefer “bize de mavi tik” gibi başka bir ayrıcalık ararız. Çünkü mesele renk değil, mesele turnikeden kolay geçmek. Peki bunu “benim kartım yeşil olsun” diye istemek yerine, “herkesin hayatı biraz daha vizesiz olsun” diye istemek daha akıllıca değil mi? Aynı hizada olsak, kimse kimsenin önüne geçmeye çalışmasa. “Ben ayrıcalık alayım” değil, “herkesin engeli azalsın” desek. Pasaport alan, yurt dışına çıkabilecek imkânı olan her vatandaş için vizesiz bir hayat temenni etsek…
Çünkü yeşil pasaport, sorunu çözmüyor, sadece sorunun etrafında küçük bir VIP şerit açıyor. Toplum da o şeride girmek için birbirini dirsekliyor.
Belki de tek dilek cümlesi şu olmalı, “Bize de yeşil pasaport” değil, “Bize hepimize, bordo pasaportla bile rahat nefes alacak bir dünya, vizesiz sorgusuz “Tek Türk pasaportu ile vizesiz seyahat”odaklanmamız gereken bu. Yeşil pasaporta bile vize söylentileri arasında, vatandaş olarak “öncelik” değil, “eşitlik” istemek lazım…
30 Euro limitinin kaldırılmasını yerli üretim için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz.
İş dünyası olarak uzun süredir gündemde tuttuğumuz ve yerli üretici ve üretimi himaye bakımından önemsediğimiz yurt dışından posta veya kargonun 30 Euro limit olmadan gümrük işlemlerine tabi tutulması yönündeki Cumhurbaşkanı Kararı’nı memnuniyetle karşılıyoruz. Bu süreçte yerli üretimin korunması ve adil rekabet ortamının güçlendirilmesine yönelik yaklaşımları dolayısıyla Ticaret Bakanlığımıza ve Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat'a teşekkür ederiz. AB’nin de 150 Euroluk gümrüksüz alışveriş muafiyetini kaldırmasının gündemde olduğunu biliyoruz. Resmi Gazete’de bugün yayınlanan kararı, bu yönüyle küresel ölçekte korumacı ticaret reflekslerini yansıtan ve uluslararası eğilimlerle eşgüdüm içinde değerlendirilmesi gereken bir adım olarak görüyoruz.
Bu düzenleme, orta ve uzun vadede Türkiye’nin üretim kapasitesini, istihdamını ve ticari dengelerini güçlendirecek bir fırsata dönüşebilir. Bu nedenle markalaşma, ölçek ekonomisi, tasarım alanlarında atılacak yeni adımlar ve Türkiye’nin e-ihracatta dünya markası olması için devletin desteğiyle birlikte yerli üreticilerimizin atacağı adımlara odaklanmalıyız.
Bu kararla birlikte yerli üreticilerimize tüketicimizin mağduriyet yaşamasını önlemede önemli sorumluluklar düşüyor. En başta üreticilerimiz ve markalarımız, üretimde kazanacağı maliyet avantajlarını tüketiciye daha çok yansıtmalıdır. Yerli üreticilerimizin fiyat-kalite dengesi tutturup, erişilebilir ürün gamını genişleterek, kararın amacının hasıl olması için tüm gücünü göstereceğine inanıyorum.
@ticaret
Dostlar Orfoz ‘Resifin Efesi’ Belgeseli Youtube’da açık izlenebilir artık
Link aşağıdadır
⤵️⤵️⤵️⤵️
https://t.co/EoBcW5C7xq
Bir girip izleyiverin, izlettirin, paylaşın lütfen! Üşenmeyin insanlar denizler/kıyılar için ders niteliğindeki 10 senede yavaş yavaş çekilen şu işi görsün.
Marmara Denizi, her türlü siyasi mülahazanın dışındadır. Denizimizi kurtarmak için her türlü farklılığı bir kenara bırakıp, elbirliğiyle tedbir alıp uygulamak zorundayız. Yosa bu bir "suç atma" yarışmasına döner! Birlikte kirlettik, birlikte temizlemek zorundayız!
Maliye resmi rakamı açıkladı; 166 bin‼️
İlk kez açıklandı....
Otomotiv sektörü yetkilileri 10 ayda satılan ÖTV muafiyetli otomobil sayısının 300 bin adede yaklaştığını iddia ederken, Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bağlı Gelir idaresi Başkanlığı resmi rakamın 166 bin adet olduğunu açıkladı.
Yani 10 ayda satılan otomobillerin %22'den fazlası ÖTV ödenmeden alınmış.
300 binden az ama yine de etkili sayı...
Bu konuda ilk kez resmi veri paylaşıldı.
Her sene aynı terane, Filozofların bahsettiği bilinen en büyük eski balık göç rotasının önünü tıkayan bu balık simsarlarını ne zaman engelleyeceksin? Ne zaman bu göç koridorunu korunma alanı mutlak avcılığa kapalı alan haline getireceksiniz.? Daha neyi bekliyorsunuz.?
Gerek ustalık eseri baklava ve şöbiyetleri, gerekse de örnek karakteri ile gelecek nesillere ilham kaynağı olacak büyük usta Zeki İnal’ın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendik. Geride kalan ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileriz.
Lezzet Rehberi’nin Artvin tavsiyelerinden olan Ersin Dede çok az sayıda yere verdiğimiz yıldızın da sahibiydi. Bu yıldızı gerçek bir ustalık sergileyen ve kategorilerinin en iyisi olan yerlere sunuyorduk. Maalesef Ersin Dede dün itibari ile kepenklerini daimi biçimde indirdi.
Paralimpik Oyunları'nda yüzmede Türkiye'ye ilk altın madalyayı kazandıran Umut Ünlü'nün Olimpiyatlardan önce verdiği röportaj; "Benim önceden bir intihar girişimim olmuştu. Hayata çok küsmüştüm."