Gelin kendimizi kandırmayalım, eğri oturup doğru konuşalım
Kavga Azerbaycan kavgası değil!
Kavga yüz yıldır Türkiye'mizde süren kavgadır
Kavga Atatürk'le karşıtlarının kavgasıdır
Kavga Türk, arap kavgasıdır
Kavga Aydınlıkla karanlığın kavgasıdır
Kavga öz kültürümüzle yabancı kültür kavgasıdır
Azerbaycan Devlet Televizyonu:
🔸Devlet, milli kimliğimize Arap-Fars değerleri katmaya yönelik her türlü girişimin önüne geçecektir. Bizim kendi milli değerlerimiz var.
🔸Azerbaycan Müslüman ancak laik bir devlettir. Hiç kimse bizi İslami değerlere önem vermemekle suçlayamaz.
🔸Giyim medeniyeti tam da okulda başlar.
Aliyev noktayı koymuş!
Devlet, millî kimliğimize Arap-Fars değerleri katmaya yönelik her türlü girişimin önüne geçecektir.
Azerbaycan, evet, Müslüman bir ülkedir ancak laik bir devlettir.
Bizim kendi değerlerimiz, millî kimliğimiz var.
Cumhuriyetle birlikte Anadolu'da göze çarpan bazı gelişmeler:
- Anadolu'da Türk nüfusu oranı yükseldi.
- Anadolu'da Müslüman nüfus oranı yükseldi.
- Anadolu'da okuma/eğitim oranı yükseldi.
Bu üç gelişmeyi aynı anda yapabilmek kolay görünür. Ama çok zordur.
En fazla gelir vergisi ödeyenler listesinde 82'nci sırada yer alan İnşaat Mühendisi İnci Şentuna'yı tebrik ediyorum.
Sahibi olduğu Giza İnşaat'ta, kurumlar listesinde 14'ncü sırada yer alma başarısı gösterdi.
SMA'lı bebeklerin yardım kampanyalarında da ciddi mesai yapan Odunpazarı ve Büyükşehir Meclis Üyesi Şentuna, sosyal yardımlar konusunda da örnek işlere imza atıyor.
“Faşist sürüleri” diyene de bak hele!
İşte ülkemizin temel sorunu tam olarak bu KAFA!
Bu, “Ne hıyrını görmüşüm ben bu devletin?” diyen KAFA!
“BARIŞ” için çırpınıyormuş, sevsinler…
Bu KAFA; “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” tanımına karşı, “Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı, “Türk”e karşı, laik ve üniter ulus devlete karşı…
Öyle bir KAFA ki; karşı olduğu hangi değer varsa, o değerin verdiği tüm olanakları kullanma hakkını kendinde görecek kadar pişkin. Öyle bir KAFA ki; çoktan bölmüş kendince vatanı da, milleti de. Öyle bir KAFA ki; ülkemizin bir ilçesinde yaşayan yurttaşlarımızdan ayrı bir millet gibi söz edecek kadar gaflet ve dalaletle malül...
“Birkaç yere de ‘Ne mutlu Kürdüm diyene’ yazalım” diyor, pek masumane(!)… Sonra da tabii “Ne mutlu Lazım, Çerkezim, Arnavutum, Gürcüyüm, Romanım, Boşknakım, Makedonum, Pomakım…” yazalım, öyle ya… Kim bilir belki bir gün Kürt’e, Laz’a, Çerkez’e, Boşnak’a, Pomak’a… dönüşürüz, öyle ya…
Bu KAFA bir türlü anlamak istemiyor “Türk”ün bir etnik kimliği değil, kapsayıcı bir üst kimliği tanımladığını, o nedenle “Ne mutlu Türk olana” değil “Ne mutlu Türküm diyene” denildiğini, işine gelmiyor, niyeti başka çünkü, görevi başka…
Bu KAFA; 40 yıl boyunca vatanımızı bölme amacına hizmet etmesi için emperyalizm tarafından 50 bin tır silahla donatılıp eğitilerek devletimize isyan etmiş ve 55 bin yurttaşımızı katletmiş hain bir terör örgütünü aklamaya çalışan KAFA!
Bu KAFA, BOP taşeronu!
Bu KAFA emperyalizmin mikromilliyetçilik öksesinde debelenen ETNİK IRKÇI FAŞİST KAFA!
#LaikÜniterUlusDevletimizDilBirliğimizBölünmezBütünlüğümüzTartışılamaz
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
Çok gerçekçi ve aklı başında bir okuma yapmış Fatih Altaylı .. Özellikle Özgür Özel ile ilgili değerlendirmelerine yüzde yüz katılıyorum ...
🙂👏❤️
"Fatih Altaylı: Özgür Özel zannederim bir şeyin farkında değil.
Toplumdaki, özellikle muhalif kesimdeki Kayyum nefreti, Özgür Özel’in algıladığının ya da algılayabildiğinin çok ama çok fevkinde.
Çok açık söylüyorum, bugün muhaliflerin önüne iki cumhurbaşkanı adayı getirin. Biri Cumhurbaşkanı Erdoğan olsun, diğeri Kayyum Kılıçdaroğlu.
Erdoğan seçimi açık ara kazanır. Sadece yıllardır Erdoğan’a muhalif olanlar oy kullansın yine de Kayyum karşısında Erdoğan kazanır.
Öfke ve nefretin de ötesinde bir duygu var Kayyum’a karşı, “tiksinme” diyebileceğimiz bir his. Yemekten çıkan hamamböceği gördüğünüzde oluşan duyguya benzer bir duygu.
Özgür Özel iyi bir insan olarak yıllarca beraber çalıştığı, yardımcılığını yaptığı, başkanvekili olduğu kişiye karşı “Türk terbiyesi” dairesinde kibar davranmak, saygılı olmak isteyebilir.
Ancak Özel’in Kılıçdaroğlu ile bu özel durumu, seçmeni, Kayyum karşıtı seçmeni hiç ama hiç ilgilendirmiyor. Seçmenin Kılıçdaroğlu ile böyle bir “özel durumu” yok.
Dahası seçmen her gün AK Parti’ye katılan CHP’liler ya da muhalifler nedeniyle zaten büyük bir güvensizlik içinde. “Ulan bunların hepsi aynı şeyin soyu. Karşımızda tuluat yapıyorlar” hissi bu denli yaygınlaşmışken, Özel’in Kayyum’un elini sıkması, Kayyum’a saygılı davranması, Özel’i de bu kandırılmışlık hissinin, bu sahte tiyatronun, bu tuluat algısının bir parçası yapıyor. “Bu da mı böyle acaba” düşüncesi uyanıyor.
Elbette muhalif seçmen Özel’in gördüğü yerde Kayyum’un suratına tükürmesini beklemiyor. Günü geldiğinde onu kendi yapacaktır sandıkta. Ama Kayyum’a saygı göstermesini de istemiyor.
Bu arada Zeydan Karalar, Vahap Seçer gibi özünde saygın isimler de bilsinler ki, “Biz CHP’liyiz” diyerek Kılıçdaroğlu’nun yanında poz verdikçe, toplum gözündeki yerleri Tuzla Belediye Başkanı ile aynı olmaya başlıyor.
O fotoğraf karesi onları da kirletiyor.
Çünkü kimse Kayyum CHP’sini Atatürk’ün CHP’si olarak görmüyor.
Siyasi tarihin en önemli iletişim başarılarından biri
Eski dosyalar birer birer açılıyor.
Şimdi de cezaevinde hayatını kaybeden üst düzey MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü ile ilgili dosya açıldı.
İddialar o ki, Kozinoğlu cezaevinde eceliyle ölmemiş, daha doğrusu Kozinoğlu’nun ecelinin gelmesi dış etkenlerle ve bilinçli ihmallerle sağlanmış.
Olağan şüpheli elbette ki FETÖ. 15 yıl sonra gerçeğin peşine düşüldü ve şimdi Kozinoğlu’nun mezarı açılacak. Bu, son günlerdeki ikinci fethi kabir. Muhtemeldir ki, arkası gelecek. Daha çok kabir açılacak.
Kozinoğlu’nun FETÖ tarafından öldürülmüş olma ihtimali az değil ve bu daha önce de konuşulan bir iddia idi. Tuncay Özkan da cezaevinde zehirlendiğini ve ölümden döndüğünü ve hâlâ tam olarak sağlığına kavuşamadığını döne döne anlatıyor.
Şimdi tüm bunların aydınlatılmaya çalışılması olumlu gelişmeler ve umuyoruz gerçeğin en azından bir bölümü ortaya çıkar.
Ancak burada bana ilginç gelen şu: İktidarın tutumu.
Sanki tüm bunlar başka bir iktidar zamanında olmuş ve Allah tarafından AK Parti iktidarı gelmiş de, bu karanlık dönemi aydınlatmaya çalışıyormuş gibi bir algı var. Oysa tüm bu olan bitenler AK Parti döneminde oldu. O zaman da AK Parti yönetimdeydi. Şimdi de!
Ancak AK Parti çok başarılı bir şekilde iktidarda olduğu uzun dönemin her bir parçasındaki hataları ile bir başka fail yaratarak hesaplaşıyor.
Ve toplumun önemli bir bölümü de bunu satın alıyor. Geçen bazen 10, bazen 15 sene içinde AK Parti ellerini yıkayıp olay yerinden uzaklaşıyor ve sorumluluk bir başkasının üzerinde kalıyor.
Bu, muhtemelen dünya siyasi tarihinin en büyük iletişim başarılarından biridir.
25 yıla yaklaşan ve bir süre daha süreceğinden kimsenin kuşku duymadığı iktidarın formülü de belki budur."
TÜRKLER
Türkler genetik yapıları başka milletlere benzemiyor. Gen teknolojisi, her insanın hangi millete yakın olduğunu belirliyor.
-Yazılı tarih Sümer ile başlıyor. Sümerliler M.Ö. 2000 lerde kayboldular. Geriye yazılı kerpiç tabletler bıraktılar. Tabletler okundu. Tabletlerde bu gün kullandığımız 400 Türkçe kelime mevcut. Sümerlilerin Türk olduğu anlaşıldı. Batı tarihçileri, medeniyetin Türkler ile başladığını kabul edemiyor. Sümerlilere Türk diyemiyor. Turani Millet diyor.
-Roma İmparatorlğunu kuran Etrüsklerin Türk olduğu anlaşıldı. Kurdun emzirdiği çocuk figürü, Türk geleneklerine uyuyordu. Genetik araştırmalar yüzde 97 oranında, Ertrüsklerin Anadolu Türkleri ile aynı soydan geldiğini ispat etti. İtalyanlar atalarının Türk olduğunu söylüyor.
-Aşkenaz Yahudilerinin Hazar Türkü olduğu tahmin ediliyordu. Yapılan genetik araştırma sonunda Anadolu Türkleri ile aynı genetik yapıya sahip oldukları anlaşıldı. Aşkenaz ve Karatay Yahudileri kendilerini Türk sayıyor.
- Macarlar Hristiyanlığın etkisinden kendilerini kurtardılar. Soylarını kabul ettiler. Çünkü genetik kodumuz aynı çıktı. Macarlar, her yıl Türk Kurultayı düzenliyor.
-Mısır'da bir milyondan fazla Türk yaşıyormuş. Bunlar memluklulardan kalmışlar. Lisanlarını kaybetmişler. Ancak, geçmişini ve kimliklerini biliyorlar. Türk dizilerinden Türkçe öğrenmeye çalışıyorlar.
-Rusya'da 20 milyon Türk yaşıyor. Avarlar dışında her boyun özerk cumhuriyeti var. Gözleri Türkiye üzerinde. TRT'nin uzaydan verdiği yayınları izliyorlar. Anadolu Türkçesi öğreniyorlar. Rusya'da ikinci lisan Türkçe.
-Yunansitanda Peçenek Türkleri yaşıyor. Ortodoks Hıristiyan olan Peçenekler, Türk olduklarının bilincindeler. Türkçe konuşuyorlar.
Egemenler, Türkler bir araya gelmesin diye her yolu deniyor. Bunların başında DİN geliyor. Dinin ayrımcı etkisi giderek kayboluyor. Dünya Türkleri, kendi soyları etrafında bir araya gelmek için gün sayıyor