İsmail Saymaz:
“Muharrem ayı yas ayı, 10 günlük oruç yas orucu. Sünnilerdeki gibi perhiz anlamında bir oruç değil.”
Ben artık bu kirli dilli insanların dinimize dil uzatmasına tahammül edemiyorum!
HADSİZ HERİF!
CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek:
“Amerika’da 20-25 tane ‘Free İmamoğlu’ araçlarını kim giydirdi ve gezdirdi?
Eğer bir iş adamı bu araçları giydirdiyse faturası nerede? Bu oyunun arkasında kimler var?”
Biz bizden farklı düşünüyor diye hiç kimseye husumet beslemedik.
Ama şunu da herkes bilsin ki kendisinden farklı düşünüyoruz diye hiç kimse de bize husumet besleyemez; geçmişteki gibi parmak sallamaya, ayar vermeye, istikamet çizmeye yeltenemez.
Kimse bize öz yurdumuzda, öz toprağımızda ayrımcılık yapamaz; mütekebbir bir üslupla bize ders veremez.
Bu hiç kimsenin haddi de hakkı da değildir.
Kim ki bu milletin fertleri arasında ayrımcılık yapmaya çalışıyorsa bu milletin hasımlarına hizmet etmektedir.
Kim ki bu ülkenin kadınlarını kılık kıyafetine göre ayrıştırıyorsa Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapmaktadır.
AK Parti’yi işte bu temel ilkeler üzerine inşa ettik, 25 yıldır da bu ilkeler ekseninde mücadele veriyoruz. #ÇeyrekAsırlıkDestan
Konya’da bir hastenede görev yapan tıbbi sekreter, muayene olamaya gelen kadının kıyafetini aşağıladı.
Elden ele yayalım bu kendini bilmez egoist görevden alınsın.
Ramazan Ayında tutulan oruç için
"Sünni'lerin tuttuğu perhiz orucu" diyor
Ya şunu zevzek zevzek ekranlarda konuşturanlar ve yaptıklarının hesabını sormayanlar vicdanınız rahat mı?
Bu arkadaş yıllar evvel aynen böyle bir programda şöyle bir yorum yapmıştı:
"Madem S-400'lere milyonlarca dolar para ödeyip aldı bu Tayyip Erdoğan, peki biz bunları neden kullanmıyoruz?"
Yayındaki arkadaşları bile, "Hop İsmail, S-400 bu ya! Hava savunma sistemi bu. Kullanabilmek için bir savaş olması lazım." gibisinden kendisini uyardılar.
Ben de o videonun altına şöyle bir yorum yaptım:
"S-400'leri sapan zannediyor galiba bu sığır."
Bu yorumum nedeniyle beni mahkemeye verdi. Ceza davasını kaybettim, avukatına para ödedim. Sonra hakkımda manevi tazminat davası açtı, onu da kazandı. Yine avukatına ve kendisine para ödedim.
Bunu neden mi anlatıyorum?
Hâkimler sormuyor: "Yahu İsmail Efendi, S-400'lerin ne tür bir silah olduğunu bile bilmiyorsun. Çıkmış TV ekranlarında yorum yapıyorsun. Yaptığın yorum saçma sapan. Bu yorumundan dolayı sana birileri de ufak tefek hakaret etmiş. Bir de utanmadan, sıkılmadan adama dava açıyorsun. Hadi ceza davası açtın, bir de manevi tazminat davası açıyorsun."
Benden aldığı paraları haram zıkkım ettim. avukatına ve ona ödediğim paraların hesabını ahirete bıraktım.
Şimdi gelelim bu videoya...
Ne diyor İsmail?
İslam'ın beş şartından biri olan Ramazan orucuna "perhiz orucu" diyor.
Ne perhizi lan!
Alevilerin ve bizlerinde tuttuğu Muharrem ayı orucunu kutsamaya çalışırken, Sünnilerin İslam'ın beş şartından biri olan Ramazan orucuna "perhiz orucu" diyor.
Bu şahıs hakkında savcıların soruşturma açması lazım halkı kin ve düşmanlığa sevk ediyor..
En az 60 milyon Müslümanın tuttuğu farz orucuna perhiz orucu demek suçtur.
Babası merhum Erbakan Hoca'nın en büyük, en azılı düşmanlarından olan, 28 Şubat'ın tetikçi gazetecilerinden, şeriat ve İslam karşıtı, Müslüman düşmanı gazeteci Mustafa Balbay ile Fatih Erbakan, CHP'nin nasıl iktidara geleceğinin planlarını yapıyorlar.
Rahmetli Erbakan Hocamızı kan ter içinde bırakan, "Kayıp Trilyon" davasıyla kapı kapı dolaştıran, 2 yıl 4 ay hapse mahkûm edip cezasını evde çekmesine bile tahammül edemeyenler bu kişiler değil miydi?
Görüyorum ki; zalimden âlim, âlimden de zalim çıkabiliyormuş. Gerçek bir dava adamlığı bu mudur?
Temel Karamollaoğlu ve Mahmut Arıkan'a baktığımda Lawrence gibilerini, Fatih Erbakan'a baktığımda ise Hz. Nuh'un (A.S.) uyarılarına rağmen tufanda boğulan evladını hatırlıyorum.
Kardeş, aslında sana söylenecek çok ağır sözler var; ama hem rahmetli babanın hem de annenin aziz hatırına, bir de kendi nezaketimi bozmamak adına susuyorum. Rabbim sana hidayet versin.
Anlaşılan o ki; bu vatanın değerlerine, İslam'a karşı olanları ve babana bunca zaman zulmedenleri savunmanın altından yakında kokusu çıkacak büyük işler çıkacak. Tavırların başka bir hazırlığın habercisi gibi duruyor.
Seni ciddiye alıp da bu ülkede İslam'a hizmet edeceğini umanların vizyonuna da yazıklar olsun.
“Hain Kemal” söylemi, FETÖ'nün şeytanlaştırma üzerine kurulu bir yöntemidir.
Kimlerin sufle verdiği ortada.
Bu çaba 15 Temmuz'da başarılı olamayanların siyaset üzerinden ikinci hamlesi.
O cezaevindeki zat basit bir suçlu değil.
Bunu herkesin bilmesi gerek.
AİHM önünde toplaşan FETÖ’cü şerefsizler neyi kanıtlıyor sizce?
ERDOĞAN’A
BÜYÜK KUMPAS!
BU HABER, BENİM BAŞIMI
ÇOK DERDE SOKACAK AMA
ŞİMDİ KENDİMİ DÜŞÜNME
ZAMANI DEĞİL, BUYRUN!..
KRİPTO KARDEŞLİĞİ!
Sözcü TV, Halk TV derken, güya iktidara-devlete yakın görünen bir mecranın patronu da bunlarla “gizli ortak” çıktı!..
Cumhurbaşkanı’nı dört bir yandan sarmaya kalkan bu Fetöcüler’in tümüne hodri meydan çekiyor ve ifşa ediyorum.
Bu arada, Flash ve Tele1’i de güya devletçi görünen kripto iş insanlarını ön planda gösterip operasyon yapacaktınız ha… İşte burada da karınıza ben çıkarım.
Ayrıca bir “kol” daha var!.. Onların gazetelerini dağıtan medya grubuna da 4 gün, yani 1 Temmuz’a kadar süre veriyorum. Sonucuna katlanır
sınız!.. ERDOĞAN’A
BÜYÜK KUMPAS!
BU HABER, BENİM BAŞIMI
ÇOK DERDE SOKACAK AMA
ŞİMDİ KENDİMİ DÜŞÜNME
ZAMANI DEĞİL, BUYRUN!..
KRİPTO KARDEŞLİĞİ!
Sözcü TV, Halk TV derken, güya iktidara-devlete yakın görünen bir mecranın patronu da bunlarla “gizli ortak” çıktı!..
Cumhurbaşkanı’nı dört bir yandan sarmaya kalkan bu Fetöcüler’in tümüne hodri meydan çekiyor ve ifşa ediyorum.
Bu arada, Flash ve Tele1’i de güya devletçi görünen kripto iş insanlarını ön planda gösterip operasyon yapacaktınız ha… İşte burada da karınıza ben çıkarım.
Ayrıca bir “kol” daha var!.. Onların gazetelerini dağıtan medya grubuna da 4 gün, yani 1 Temmuz’a kadar süre veriyorum. Sonucuna katlanır
sınız!..
https://t.co/fqtFDq6KIn
Haddini bil İsmail
İslam’ın 5 şartından biri olan Ramazan orucuna perhiz orucu diyen İsmail Saymaz bu açıklamaları ile halkı kin ve nefrete sürüklemektedir.
@adalet_bakanlik@TC_icisleri@iletisim
Bugün yayınladığım karar medyada tartışılıyor.
Bazı arkadaşlar, kararı benim gibi yorumlanıyor.
Bunun üzerine, deneyimli hukukçu - akademisyen Sermet Erdem’den görüş istedim.
Sermet Erdem, CHP kurultayına ilişkin karar hakkında şu ifadeleri kullandı:
@SermetERDEM2
“Mahkemenin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Kurultayı’na ilişkin iptal kararına karşı dava dışı bir partili tarafından yapılan tavzih başvurusunu reddetmesi, iki temel gerekçeye dayanmaktadır. İlk gerekçe, başvuruyu yapan kişinin davanın veya kararın tarafı olmamasıdır. Bu husus usul hukuku bakımından son derece açık ve yerindedir; zira tavzih talebinde bulunabilmek için kural olarak kararın tarafı olmak gerekir.
Bu nedenle mahkemenin ilk ret gerekçesi hukuki açıdan büyük ölçüde tartışmasızdır. Ancak kararın asıl dikkat çeken ve hukuki sonuçları bakımından daha önemli boyutu, ikinci ret gerekçesinde ortaya çıkmaktadır. Mahkeme, verdiği kararın açıklamaya veya izaha ihtiyaç duymayacak ölçüde açık ve net olduğunu ifade etmiştir.
Mahkemenin tavzih talebini reddederken yalnızca başvurucunun ehliyetsizliğine dayanmakla yetinmemesi, ayrıca kararın açıklamaya ihtiyaç duymayacak derecede açık olduğunu özellikle vurgulaması, kararın kapsamına ilişkin yorum bakımından kritik önemdedir. Çünkü eğer mahkeme, kamuoyunda ve kararın muhatapları nezdinde ortaya çıkan yorumların kendi iradesini doğru yansıtmadığı kanaatinde olsaydı, tavzih talebini yalnızca usulî sebeplerle reddedebilir veya kararın yanlış anlaşıldığını açıklığa kavuşturacak bir izah yoluna gidebilirdi. Oysa mahkeme böyle bir ihtiyaç görmemiş; aksine karar metninin kendi içinde yeterince açık olduğunu belirtmiştir. Bu durum, mahkemenin kararının sonuçlarını ve doğuracağı etkileri bilinçli biçimde öngördüğünü göstermektedir.
Nitekim kararın bütünü incelendiğinde iptal hükmünün yalnızca 38. Olağan Kurultay ile sınırlı tutulmadığı, bu kurultay sonrasında gerçekleştirilen olağanüstü kurultaylar, olağan kurultay ve tüzük kurultayı dahil toplam beş kurultayı kapsadığı görülmektedir. Bunun yanında verilen tedbir kararı da mahkemenin iradesini daha da netleştirmektedir.
Mahkeme, iptal sebebi olarak tespit ettiği hukuka aykırılıkların karar kesinleşinceye kadar devam etmesini önlemek istemiş; başka bir ifadeyle, hukuken sakat bulduğu delegasyon yapısının yeni bir kurultaya zemin oluşturmasını engellemeyi amaçlamıştır. Dolayısıyla karar, yalnızca geçmişteki işlemleri hükümsüz kılan bir tespit değil, aynı zamanda hukuka aykırı kabul edilen yapının gelecekte yeniden üretilmesini önlemeye yönelik koruyucu bir yargısal müdahale niteliği de taşımaktadır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkında uzun süredir manipülatif ve provokatif içerikler paylaşan, son dönemde ise İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi aleyhine tahrik içerikli paylaşımlarla kamuoyunu kin ve nefrete teşvik etmeye çalışan “Öteki” adlı sayfanın, Cevriye Yavuz Doğan tarafından kullanıldığı ortaya çıktı.
Söz konusu sayfa, İBB’deki kayıp milyonlar davasında yargılanan firari sanık Murat Gülibrahimoğlu tarafından, Fikret Bayır ve Murat Yıldız üzerinden aktarılan paralarla finanse ediliyor.
“Öteki” adlı sayfa daha önce de, MHP ve Ülkü Ocaklarını yıpratmaya yönelik yaptığı, Remzi Çayır ve Oğuzhan Güngör gibi isimlerin asılsız iddialarına yer verilen “Çözülme” isimli belgeselle gündeme gelmişti.
@mustafaciftcitr@TC_icisleri@adalet_bakanlik@abakingurlek@SiberayEGM
İsmail Saymaz sünnilerin orucu için “Sünniler’de ki gibi perhiz anlamında değil”
Diyor.
Bu nasıl bir tanımlama; Bir ibadeti “perhiz” diye küçümsemek.
Özür dilemeli @ismailsaymaz
🎙️ Sivas'ta 50 TL'ye lahmacun sattığı için şikayet edilen esnaf, maliyet hesabı yaparak cevap verdi:
🗣️ Sivas'ta etin kilosu 800 TL. Soğanın kilosu 20 TL, domates 30 TL.
🗣️ Ben yüzde 15 kar koyuyorum. Dükkanın mülkiyeti bana ait.
🗣️ Az kazanıyorum, Allah bereket versin diyorum.
📌Kaçırılan belediye bürokratı ve İstanbul'un kayıp altınları!
▪️Adını tam koyamadığınız, sebebini anlayamadığımız, argo tabiriyle karışık-kuruşuk işleri anlatırken "Film gibi" klişesini kullanmayı severiz.
▪️İBB iştiraklerinden Kültür A.Ş.‘nin Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın evinin önünden çocuklarının gözleri önünde kaçırılması ve sonrasında yaşananlar da tam bir film senaryosunu andırıyor.
▪️Karaal'ın ifadesinden öğreniyoruz ki; kaçıranlar kendisine “Kültür A.Ş.‘nin başındaki sensin, sende çok para vardır” diyerek önce 300, ardından 500 kilogram altının yerini soruyor!!
▪️Sıfatı "Genel Müdür Yardımcısı" da olsa, bir belediye bürokratından 500 kilo altın istenmesi, altınların yerinin sorulması enteresan.
▪️Demek ki, doğru olmasa bile böyle bir şehir efsanesi belediye koridorlarında kulaktan kulağa fısıldanıyor!
▪️İBB davasında yargılanan bir belediye bürokratına bu soruyu soranların istihbaratı nereden ve kimden acaba? Belli ki, bir yerlerde saklanan altınlar ve yüklü paralar olduğuna dair bir duyum-kanaate sahipler!
▪️Bu arada...3739 sayfalık İBB iddianamesinin 300 sayfası Kültür A.Ş'deki ihale yolsuzluğu iddialarından oluşuyor! Kaçırılan bürokrat da bu kurumun başındaki isim!
▪️Yani 17 Haziran akşamı yaşanan olayın ayrıntıları, sıradan bir fidye vakasının çok ötesine işaret ediyor.
▪️Çünkü Erhan Karaal sıradan bir bürokrat değil. Aynı zamanda Ekrem İmamoğlu’nun da sanıkları arasında bulunduğu İBB davasında yargılanan isimlerden biri.
▪️Avukatının “olayın Kültür A.Ş.’deki ihale süreçleriyle bağlantılı olabileceği şüphesi üzerinde durdukları " açıklaması ise soruşturmaya bambaşka bir pencere açıyor.
▪️Bütün bu detaylar ışığında iki ihtimal öne çıkıyor!
▪️Ya Karaal'ın konuşması ve bildiklerini anlatması istenmiyor..Kendisine "Konuşursan yanarsın" uyarısı verildi.
▪️Ya da birileri İstanbul'da bir yerlerde saklandığına inandıkları yüklü miktardaki para ve altının peşinde...
▪️Şimdi soru şu: İstanbul'da bir nevi "Para-altın deposu" olarak kullanılan yerler varsa..Ve gaspçılar, mafyatik yapılar bu para-altının peşine düştüyse..
. O paraları istifleyen kim? O paralar nasıl ve hangi yöntemlerle ve ne için depolandı?
▪️Bu filmin finali çok renkli olacak gibi..