Uyuşturucu, yasa dışı bahis ve kara para ilişkileri üzerine yaptığım haberler, kitaplar; yani gazetecilik çalışmaları nedeniyle organize şekilde küfür, tehdit ve öldürme mesajları alıyorum.
Eleştiri başımın üstüne; ancak tehdit ve küfür, tam da yazdığım konuların aktörlerinin işidir.
Hatta bir tanesi daha ileri gitmiş, “Mehmet Ağar mercek altına aldı” diye paylaşmış! Ne yapacaksa?
Aşağıda yer alan mesajlar yalnızca birkaç örnek.
Bu paylaşımları ifşa amacıyla, kayda geçsin diye yapıyorum. Malum, bu sıra uyuşturucu baronu, yasa dışı bahis baronu, kara para aklayıcılar, hırsızlar; hepsi benimle ilgili sıraya girmiş durumda. Elbette gerekli hukuki başvurular avukatlarım tarafından yapılmaktadır.
Kaçıncı kez bu cümleyi yazdım bilmiyorum ama bir kez daha “Hodri Meydan” diyorum.
Rengi, takımı, ismi, kurumu, şirketi kim olursa olsun üzerine gitmeye devam edeceğim.
Gazetecilikten geri adım atmayacağım.
Yazdım. Yazıyorum. Yazacağım…
Kirli çarkınıza çomak sokmaya devam edeceğim.
Leonardo DiCaprio ve Martin Scorsese tekrar bir araya geliyor.
Usta yönetmenin yöneteceği “Devil in the White City” filminin başrolü Leonardo DiCaprio oldu.
Film; 1893 yılında Chicago'da onlarca kişiyi öldüren bir seri katilin hikayesini anlatacak.
Vatandaşlık bilgilerimiz çalınıyor, üç kuruşa satılışa çıkarılıyor.
Hukuk sistemi komple tıkanmış. Af diye bir kavram, kader mahkumu diye bir laf var.
Kadınlar güpegündüz metroda, sokakta tacize uğruyor, tacizciler serbest bırakılıyor. Mağdur şikayette bulunurlarsa adresini öğrenen sapığın kapısına dayanması an meselesi.
Daha da fecisi ortaya çıktı ki, iş artık çocuklara kadar inmiş. Onlar bile emniyette değil.