Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada, şifresinin kırılması amacıyla önce İspanya’ya, ardından Çin’e gönderilen cep telefonu verilerin silinme riski nedeniyle açılamadan geri gönderildi.
Oysa Süleyman Soylu, İçişleri Bakanı olduğu dönemde Meclis kürsüsünden:
“O telefonu asit kuyusuna atsanız da içindekileri çözebilecek teknolojiye ulaştık.” diyordu.
O teknoloji şimdi nerede?
Yoksa sorun teknoloji değil, telefon açıldığında ortaya çıkacak gerçekler mi?
Adalet Bakanı Akın Gürlek “Ucu kime dokunursa dokunsun” demişti?
Merak ediyoruz ucu kime dokunacak?
Köyümüzün en meşhuru! Çamurlu lastik ayakkabılar ve kokusu baygınlık veren zehirli zifin çiçeği!
Ve tepeleri terk etmeyen savaştan beter yağmur sis ve başımıza düşen kaya parçaları! Bir soluk dinlenip çay içtiğimiz fındık bahçeleri! Ve akşamlara kadar konuşup yorulmadığımız Trabzonspor'umuzun en fanatiği!
Maçka deresinin en parlak taşı! Yaylamızın en güzel çiçeği! Hamsiköy'ün Zigana'nın sabahları ağlayan akşamları neşelenen çayırları!
Duydun mu memleket! Ormanımızın en güzel gülü! Coşan derenin bembeyaz köpüğü! Dağlarımızın en asil ağacı! Tam da avaz avaz çığlık çığlığa söylerken memleketinin türkülerini! Kalbinin orta yerinde geldi yine yayla zamanı geldi yine bu güzel çayırları bırakıp gitme zamanı! Duydun mu Maçka! Yaylalarımızın üstünden uçtu uçtu göklerdeki kartal! Başın sağolsun memleketim Maçka!
Bu sahneyi bilenler bilir.
DAĞ filminin son sahnesinde, “Yüce Dağ Başında” parçası eşliğinde 4000 şehidimizin isimleri geçer.
Hayatım boyunca unutamayacağım sahnelerin başında gelir.
Unutanın da kanı kurusun!
Evvelce gidenlerin asil ruhu şad olsun.
Milletle eğleniyorlar, neden bu işin arkasını Türk milletine anlatan yok!
Nutuklar çekiliyor bayram havası estiriliyor güya çağ açılıp çağ kapatılıyor ama olayı ne anlayan ne anlatan var!
Gerçek şu:
Amerika kaç zamandır PKK'yı feshetmek ve PYD'nin önünü açmak için Türkiye'yle iş birliği içinde, hatta PKK liderlerinin başına ödül bile koydular!
Yani, İsrail ve Amerika istedi ve PKK adını değiştirip PYD yapıyor, ki, PYD PKK'nın Suriye kolu ve onların gözünde İşid'le mücadele eden Batılıların da sempati duyduğu bir halk hareketi, ki, artık terörist deyip silah da çekemezsin!
Durum budur ancak bu 'ad' değiştirmeyi siyasi kazanca dönüştürmek isteyenler ortalığı ayağa kaldırıyor!
Başkan seçilmek için destek isteyen Tayyip, barış yaparak çağ açıp çağ kapatan kahraman milliyetçi liderler (?) ve kırk yılın canilerini affedip salıverme sözü verenler ve kırk yılın canilerini siyasi kahraman ilan edenler ve anayasanın temel maddeleriyle oynamak için sinsi hazırlıklar, hepsi ne için, PKK ad değiştirdiği için!
Daha önce Hasan Kel diyorduk şimdi Kel Hasan diyeceğiz!
Türk milletine Amerika dayatmalarıyla aleni yalan söyleyip siyasi fırıldak çevirenler tarih önünde hesap verecek!
Yaşasın Cumhuriyet!
Sunay Akın, Trabzon Uzungöl'e HES yapılmaması için konuyu muhteşem sözlerle özetledi.
“İstanbul Boğazı’na akıntıyla gelen Karadeniz’in suları diyor ki Trabzon’un bu eşsiz doğa güzelliğine Uzungöl’e HES yapılacakmış. Onlar söylüyor. Beyler yapmayın! Bu güzel vatana kıymayın. Zenginliklerimiz hisse senetlerimiz değil, hissi senetlerimizdir. En büyük hissi senedimiz de üstünde yaşadığımız vatan dediğimiz bu doğa parçasıdır. Bu vatana kıymayın.”
Hiç şansın yok köpek kardeş, seni öldürecekler!
Sakın ha, hayvan düşmanısın deme bana!
Bak inekler çalışıyor süt veriyor, bak atlar koşuyor yük taşıyor, bak arılar bal yapıyor!
Doğrudur, sen de bir zamanlar kapı baca bekçiliği yapıyor sürülerimizi koruyordun!
Ama şimdi başıboş sokaklarda işsiz güçsüz dolaşıyor beleşten mama istiyorsun!
Bak köpek kardeş, bu ülke 1826'da artık savaşmayan beleş gezen sokaklarda senin gibi eşkiyalığa soyunan onbinlerce yeniçeriyi öldürttü!
Balyoz Ergenekon'da İslama ve küresel düzene bir faydası olmayan Türk ordusunun binlerce subayını kodese tıktı üniformalarını söktü topunu birden ordudan attı!
Hiç şansın yok köpek kardeş, Avrupa'da sokak köpeği mi kalmış, küresel sahipler işçi sınıfının bile kökünü kazıdı, Suriye'de Irak'ta milyonlarca Arabın gözünün yaşına bakmadı!
Arafat'ı, Cemal Nasır'ı, Saddam'ı, Kaddafi'yi öldürttüler, ey köpek kardeş sen nesin ki, Gazze'de Bosna'da yüzbinlerce müslümanı öldürttüler!
Cumhuriyet'i öldürdüler Atatürk'ü öldürdüler, ey köpek kardeş sen nesin ki?
Küresel efendilerin çoktandır yeni köpekleri var, el etek öpen, üç maaş alan, ihaleleri kapan, ormanları parçalayan, sahilleri talan eden, ey köpek kardeş sen kimsin ki?
Üstelik uygarlığımız köpeği ehlileştirdi diyoruz ama sen de kardeş huyundan vaz geçmiyorsun, ne kadar karnını doyursak sokakta iki gün aç kalma geleni gideni çoluk çocuğu parçalıyorsun!
Bak Solcu ağbilerine huylarından nasıl vazgeçip Marksist iken 'vegan' oluverdiler, sen de şu et düşkünlüğünden vazgeçsen!
Bak şu sosyal demokrat ağbilerine küresel efendilerinin tenbihleyip komut verdiği gibi iki günde 'etnikçi' 'kimlikçi' oluverdiler!
Bak köpek kardeş, kediler de artık fare yakalamıyor diyeceksin ama hala seviliyorlar çünkü sahiplerine 'şirin' görünmeyi başardılar sonunda!
Sen de biraz göt yalasaydın, aç kalınca kurt'a değil de pelüş oyuncak bebekler gibi saçlarını boyatıp şirin cici kullanışlı olsaydın!
Sahipleri tarafından öldürüleceğini bildiği için herkes kimlik değiştiriyor sınıf değiştiriyor, içimizde bir sen kaldın köpek kardeş, huyundan soyundan vazgeçmeyen!