Morpheus bir konuşmasında şöyle demişti..
'' Sorgulaması istenmeyenler farkında bile olmadan köle yapılırlar ve ne denirse onu uygularlar. Onlara bu köleliği ama bilimle ama inançla yaptırırlar ve onlar doğruyu yaptıklarını sanırlar.''
Sonuç olarak düşünemediğini gördüğünüz akledemeyen herkes aslında köledirler ama onlar bunun farkında bile olmazlar.
O yüzden düşünen, muhakeme edip akleden insanlar istemiyorlar.
Dikkat ederseniz sokağa çıkın bir kaç kişiyle sohbet edin ne demek istendiğini çok daha iyi anlayacaksınız..
Yüksel Türk, senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
11 Aralık 1935
🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Awakening begins !!!
#29ekimcumhuriyetbayramı
Ortada tek bir din tek bir kitap ve tek bir peygamber var lakin onlarca farklı din yorumlaması mevcut.
Her toplum kendi paradigmaları gereği kendi inanç sistemlerini yaratıyor belki de ve zaman ilerledikçe gerçeğinden uzaklaşılıyor..!
Bazıları Atatürk'e bizim minnet borcumuz falan yoktur diyorlar ya, bence de doğru söylüyorlar. Hakikaten de onların minnet borcu falan yoktur, çünkü Atatürk'e minnet borcu olanlar Türkiye'de yaşayan TÜRK milletidir ve kendini TÜRK halkı hissedenlerdir.
Onun yaptığı mücadeleler sonucu ülkeden def ettiği milletlerin melezlerinin, elbetteki Atatürk'e bir borcu falan yoktur hatta soylarını tekmelediği için kızgınlıkları dahi vardır doğal olarak..
Bunu böyle algılamak en doğrusudur kanaatimce..
Aşılamalarla ilgili yanlışlıkları ve döndürülen dolapları yazdık yapmayın yaptırmayın dedik ve sonunda haklı çıktık..
Şimdi de İKLİM ANTLAŞMALARI için aynılarını söylüyoruz ve ''ağaçları sevmem ve onların bir işe yaradığını sanmıyorum'' diyen insanın ön ayak olduğu bu tip düzenlemelerin tüm dünya insanları için hezimet olacağını söylüyoruz.
Bize ev sahipliği yapan gezegenin sonunu getirecek ve Yaratıcıya karşı O'nun yarattığı insan ırkını yok edecek olan bu süreçte birlikte olunmaması gerekiyor..
Ve inanın gene haklı çıkacağız lakin bu sefer çok geç kalınmış olacak..!!😔
Elimi asla taşın altına sokmayayım, birileri armutu pişirsin bana versin ben hiç bir şey yapmayayım diyenlerdenseniz, bu yaşamda bir orkide misali ASALAK olarak yaşıyorsunuz demektir.
Bir ağaçtan meyve kopardığınız zaman bile ona en azından bir bardak su dökmelisiniz ki dengeyi bozmuş olmayasınız.
O yüzden birinden bir ürün veya hizmet aldığınızda bedelini ödemek durumunda kalırsınız.
Birisi size işinize yarayacak bir öğüt verse dahi siz dengeyi sağlamak adına karşılığını bir şekilde vermek zorundasınızdır, ama onu överek ama ona bir şey takdim ederek..
Bu dengeyi sağlamadığınız zaman yaşam alanınız bozulmaya ve negatif doğru üzerinde hareket etmeye başlar.
Bunu bilenler, tavuğun altından yumurta aldıklarında ona su ve yem verirler.
Bu evrensel bir kaidedir ve evren varlık ruhların ASALAK olarak yaşamasını asla istemez..
"Tesadüf diye bir şey yoktur. Her yol önceden belirlenmiştir. Her şey, olması gerektiği zaman olur. Doğru zamanda. Doğru yerde. Sanki dünya, sayısız iplikle dokunmuş bir halıymış gibi."
(Dark)
O zaman kalsaydınız ülkenizde kendi marşınızı söyleseydiniz..Bunlar yarın bizi de kovarlar ülkemizden..!! Boşuna dememişler besle kargayı oysun gözünü diye..!!
Astrolojik küre sembollerinin aslında GÖKTÜRK alfabesinden geldiğini, Göktürk alfabesinin de kadim RUNE damgaları olduğunu bilseydiniz acaba nasıl bir uyanışta olacağınızı düşünebiliyor musunuz..?