@findikkrokan@ceyda_dr10 kraliçe kudurtmuş ajdkfkfl hemen de hmm aldatılınca ağlama tuşuna basmış. tarihi geçti bu cümlelerin hala yenisini bulamadılar
@resulakbas34 İslama göre kaynanayla yaşama zorunluluğu yok, bunu istememek günah değil, hatta hak. Hatta daha şok olacağın bi şey söyleyeyim, kaynanaya hizmet zorunluluğu da yok. Hatta ve hatta ev işi yapma zorunluluğu da yok. Neye göre kabul etmeyenin başına kötü durum geleceğini söylüyosun?
Terapistim bana baktı ve şöyle dedi:
"Sen aşırı düşünen biri değilsin. Sen, düşünmeyi bırakabilecek kadar hiç güvende hissedememiş birisin." Uzun bir süre hiçbir şey söyleyemedim.
Çünkü bazı cümleler insanı susturur.
Teyzemin "düşme kötünün üstüne yiğit edersin" diye bi lafı var. Beş para etmez manipülasyonlariyla seni alt etmeye çalışan avanaklari gördüğünde hatırlamak için iyi bi söz
Geçenlerde şöyle bi cümle okudum: “eğer okyanusun dibine batıyorsan, sakın oradan bir inci çıkarmadan geri çıkma…” çok anlamlı... Hayattaki her deneyimin aslında öğrettiği şeyler vardır. ‘Bu yaşadıklarım bana ne anlatıyor?’ diye sormak lazım ki gelişelim, değişelim…
İnsanı psikolojik olarak en çok yoran şeylerden biri de ‘oldurmaya’ çalışmak… bi şey tek taraflıysa, sizin çabanız olmadan ilerlemiyorsa bu durum artık orda olmamanız gerektiğini size hatırlatmalı…
ihsan oktay anar “onun yerinde olsaydım böyle yapmazdım" demek; "ben 2 sayısının yerinde olsaydım, 3 ile toplandığımda 5 etmezdim" demek gibidir” demiş dünden beri bu cümleyi düsünüyorum
Bir psikolog olarak söyleyebilirim ki; insanlar genelde öfkesini hak eden insanlara değil de kendilerini yeterince seven ve onları affetmeye hazır olanlara patlarlar.
Erkeğin sevmesi bu yüzden çok önemli, erkek sevmeyince zalimleşiyor çünkü. Zalimliğinin farkında da olmuyor. Ailesiyle oturup pizza yemesini normal bir şey sanıyor çünkü derinlikli bir sevgisi, merhameti yok. Anası olsa aklına gelirdi. Merhameti sevgiden emin olunca görüyorsun
Öz şefkati eksik insanlar;
•yardım isteyemezler
•başarılarını küçümser
•her şeye genelde "evet" derler. Aşırı uyumludurlar
•kendi ihtiyaçlarını ihmal eder
•zihinlerinde hep olumsuz senaryolar vardır.
•Etrafındaki insanlara çok duyarlı kendine karşı ise çok eleştireldirler.
Burada farklı bir dinamik var. Çoğu kadın evlendiğinde eve istediği eşyayı aldırmazsa, bir daha ömür boyu yeni, düzgün eşya yüzü görmez. Düğün yapmazsa altını -zor zaman garantisi- olmaz. Bazı şeyleri yaptırmak için tek şansları.
Bir evliliğe adım atarken kimse geleceği tam olarak bilemez. Ama iki insan birbirine söz verirken şunu hissettirebilmelidir: ‘Seni mutsuz eden bir şeyi asla devam ettirmem. Senin iyiliğini ve ruh sağlığını her zaman önemserim.’ Çünkü bir ilişkide en önemli şey iki kişinin de kendini güvende ve anlaşılmış hissetmesidir.
Erkekler size bişey diyim mi. Karınız hamileyken ve doğumdan sonraki her adiminiza dikkat edin çünkü o bir yıllık süreçteki her adiminiz birdaha asla silinmemek üzere kaydediliyor ve evlilik hayatınızı şekillendiriyor
sizin tam olarak sorununuz bu zaten yaptığınız her şeyi birilerine beğendirme ve kabul görme ihtiyacıyla yaptığınız için etrafınızdaki herkesi kendiniz gibi sanıyorsunuz. HER ŞEY SİZİNLE İLGİLİ DEĞİL bunu kabul edin ve insanları rahat bırakın
oğulları bu kadın benim karım onu sevmeyen beni de sevmiyordur, ona saygı duymayan bana da saygı duymuyordur çizgisinde olursa, önceliği eşi olursa öyle bir severler ki… ha böyle olunca yine sevmeyen çok var ama en azından saygısızlık yapmaya çekinirler,sınırı olandan çekinirler
Her an misafir gelmesine hazır şekilde durmadan temizlik yapan ve mutfakta hep ikramlık bulunduran “anneniz gibi” eş bulma hayalleriniz nasıl da suya düştü dimi hocam aynen ah o eski günler