Çok güzeldin… #BilgesuErenus 1990’lardan hatırlıyorum. İnsan haklarının ihlal edildiği, acının yaşandığı her yere şarkılarınla koşar, umut olurdun… Devrin daim olsun 💜
Hepimizin ablası Bilgesu Erenus 85 senelik ihtişamlı yaşamını bugun noktalamış. Hep güçsüz ve haklının yanında geçen konuşmayı bilmeyenler için konuşarak başını belaya sokarak geçen muhteşem bir hayat noktalandı bugun. Kederliyim şahsim adina
Kemal Kılıçdaroğlu partisine sadece iktidarı değil , ana muhalefeti de kaybettirdi. Dünya tarihinde görülmemiş bir siyasi başarı ! Tebrikler @kilicdarogluk
adam kafasındaki projeyi nakış gibi işleyerek, mevcut rejimin ne olduğunu yaklaşık 30-40 milyon kişiye gösterdi. kendini feda etti ve gerisi size kalmış diyip çekip gitti
Ters kelepçe takmaları eziklikten başka bir şey değil. Güya gözdağı veriyorlar. Yahu Deniz gösteriyi çekmiş, yayınladı, onca hakarete, tehdite rağmen kaldırmadı, her gün paylaştı, bir de üstüne soruşturma açıldı haberinin üzerine kalktı kendisi geldi zaten, kime neyin artistliğini yapıyorsunuz?
oyunculuğuyla, cesaretiyle,
yakışıklılığıyla, duruşuyla, toplumsal meselelere duyarlılığıyla gerçek bir sanatçıydı kadir inanır. vefatına çok üzüldüm. tatar ramazan asaleti ve vakarı ile yüreğimizde yaşayacak her zaman. mekânı cennet olsun. iyi bilirdim.
güzelliğe bakın dünyada bir ilki gerçekleştirmiş, yemek yemeye bile gücü kalmamış ama o kadar sıradan bir şey yapmış gibi anlatıyor ki yaptıklarını gerçekten önünde diz çökülecek bir bilim insanı.
şifa dağıtan elleriniz dert görmesin
⚠️ “Ben Kemal Kılıçdaroğlu’ndan arınmış bir ülke istiyorum!”
👉🏻 Ünlü oyuncu Şebnem Sönmez’den Kemal Kılıçdaroğlu’na açık mektup:
• TV izlemiyor, sosyal medya kullanmıyormuşsunuz. Sadece iki gazeteyi takip ediyormuşsunuz.
• BirGün Gazetesi’ni okuduğunuz için size buradan seslenmek istedim.
• Bugün bir milletvekili bile değilken CHP’nin devlet tarafından “atanmış” başkanı olmayı kendinize yakıştırıyor musunuz?
• Devletin kolluk gücüyle zorla, zorbalıkla -sözümona ele geçirdiğiniz CHP Genel Merkezi’ne adım atamamanızı nasıl açıklıyorsunuz?
• Seçilmiş Genel Başkan Milli Egemenlik Parkı’na yağmurdan sırılsıklam yürürken, genel merkez binanızda servis edilen çikolatalar afiyet olmasın. Olamaz zaten.
• Bugün Gezi Direnişi’nin 13. yıldönümü. Hem gurur hem de derin bir üzüntü duyuyorum.
• Gururumun da üzüntümün de sebepleri belli, siz gururumda da üzüntümde de zerre kadar yer almıyorsunuz.
• Siz siyasete selam verdiğiniz ilk günden bugüne arınmak istediğim, istediğimiz her şeyin sembolüsünüz.
• Ben sizden arınmış bir ülke istiyorum.
• Cumhuriyeti, halkı ve partiyi sizin zihniyetinizden arıtmak boynumuzun borcudur.
• Söyleyeceğim daha çok şey var ama ben işgalci değilim.
• Görüşmemek üzere.
Hepiniz ağlayarak özür dileyeceksiniz. O gün geldiğinde; affedeni, acıyanı, yargılamaktan vazgeçeni de unutmayacağız! Yok öyle “torunlarla emeklilik, hepimiz kardeşiz, kavga istemiyoruz” falan.Her şey yeni başlıyor. Bu ülkeye, insanına yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz!
Aysel Serap Gez <<Yazmış..
CUMHURBAŞKANI’NA MEKTUP!
Sayın Cumhurbaşkanım!
"Karınlarını biz doyuruyoruz, oy vermiyorlar" diyorsunuz da; siz kaç yıldır elektrik faturası ödemiyorsunuz?
Doğalgaz mesela, hiç böyle bir fatura gördünüz mü?
Peki, hiç arabanızı benzin istasyonuna çekip, kendi benzininizi aldınız mı? Hem de kendi paranızla ama...
Mesela siz, çocuğun bu sene yurt masrafı ne olacak diye düşündünüz mü? Sınava giriş ücretini ödeyemediğiniz için, sınava sokamadığınız evladınız oldu mu?
Doğru söyleyin lütfen, Emine hanım, pazarda peynirin kilosunun kaç tl olduğunu bilmeyeli kaç sene oldu?
İlk evinizi nasıl aldınız?
Kaç senedir kira ödemiyorsunuz?
Sıfırdan gelip, kaç mülkünüz oldu?
O milyonluk araçlara sahip olmadan önce, onları ilk ve ancak rüyada görebiliyor olmanızın üstünden kaç sene geçti?
Adına kesilmiş tek bir fatura görmeden 30 yılı aşkın bir zaman yaşamak nasıl bir duygu?
Tatile ya da doğduğun yerlere giderken bütçe planlaması yapmak zorunda olmadan kaç yıl geçirdiniz?
"Elbette ki en lüks uçak bana ait olmalı" diyecek ruh haline ve imkânlara sahip olalı kaç sene oldu?
Bunların hiç biri artık sizin sorununuz değil, neden mi? Çünkü o faturaların hepsini biz ödüyoruz.
Boğazınızdan geçen her bir lokmanın ücretini biz ödüyoruz. Size saraylar yaptırıyoruz. Dünyanın en pahalı makam uçaklarını alıyoruz size. Dünyanın en pahalı arabalarını alıyoruz size ve çocuklarınıza. Çocuklarınızın hepsini yurtdışında, en pahalı okullarda okuttuk mesela, hem de bizimkiler sınava girecek parayı bulamazken. Siz her gün bu milletin çocuklarının geleceğini tehlikeye sokarken, biz sizin çocuklarınızın hepsinin geleceğini garantiye aldık. Başka devletlere itibarınız olsun diye, eşiniz hanımefendi alışverişini rahat yapsın diye, Belçika gavur ellerinde cadde kapattık. Sizin yedikleriniz içtiklerinizin adını bile bilmediğimiz, telaffuz edemediğimiz halde hepsinin bi tamam paralarını biz ödedik. Siz son otuz senede hiç fatura görmeyip, herhangi bir ödeme yapmadığınız için hepsini biz ödedik. Ee, bunları birileri ödeyecekti elbet, biz ödedik. Hatta siz alınmayın diye birçok şeyi de "örtülü ödenek" den ödedik.
Biz kim miyiz?
Mesela aramızda yerin 500 m altında asgari ücretle çalışan madenciler de var. Berber, kasap, mobilyacı, mimar, doktor da var. Artık ürün ekemeyen çiftçiler, hayvan yetiştiremeyen köylüler de var, iş adamları da var aramızda.
Meselâ iş çıkışı biraz gezeyim derken tecavüze uğrayan, sonra da size yakın kişiler tarafından "o saatte sokakta ne işi vardı" denilen kadın var ya, o da çok faturanızı ödedi sizin.
Şehit aileleri bile, içtiğiniz o ejderha meyvesi suyunun parasını ödedi. Millet yani yahu, millet. Yani bizler. 30 senedir biz bakıyoruz size. Yemedik yedirdik, giymedik giydirdik. O iş öyle sizin dediğiniz gibi değil, siz bizim karnımızı doyurmadınız, biz sizin karnınızı doyurduk. Hatta görülüyor ki başka bir insan olmanızı da sağlamışız. Sizin bu söyleminiz dünya siyasi tarihi için yabancı değil, 'sizi ben yarattım' deme noktasına gelmenize sanırım az kaldı.
Murat Bekici..
Önceki gün Akbelen’deydim. Orada zeybekler oynanıyordu, Varto’da ise halaylar çekiliyor.
Muğla Milas’tan Muş Varto’ya, Giresun Tirebolu’dan Çorum Sungurlu’ya ekoloji mücadelesi tüm hızıyla devam ediyor. Çoğaltmamız gereken sesler bunlardır, olmamız gereken yerler buralardır…🌲