İFÖD, yeni 5651 sayılı Kanun teklifinin yurttaşların dijital nefes alanlarını daraltmayı, fişlenme korkusuyla devasa bir dondurucu etki yaratmayı ve Türkiye'yi açık dünyadan koparan bir dijital tecrit projesini hayata geçirmeyi amaçladığını belirtti. https://t.co/UhZq8lEqV1
İfade Özgürlüğü Derneği'nin "Dijital İtaat Rejimi Derinleşiyor" başlıklı basın açıklamasında, yeni 5651 sayılı Kanun teklifiyle hedeflenenin basit bir regülasyon değil, toplumun tüm kesimlerini hedef alan bir "Mutlak Dijital Denetim" olduğunu belirtti: https://t.co/RizUezHpbm
İdari yargı mercilerinin özellikle ifade özgürlüğünü ilgilendiren davalarda hem savcı hem yargıca dönüşmesi, buradaki usul sorunlarını daha da katmerli hale getiriyor.
İfade Özgürlüğü Derneği tarafından, ifade özgürlüğü davalarında yargılama süreçlerinde ortaya çıkan sistematik usul ihlallerini inceleyen "Sansürün Gizli Silahı: İfade Özgürlüğü Davalarında Usul İhlalleri" başlıklı rapor yayımlandı. https://t.co/mIPDKmFBfl
İdari yargıdaki usul eksikliklerinin ifade özgürlüğü üzerinde yarattığı sorunlar genelde inceleme dışı kalıyor. Oysa idari yaptırımlar ifade özgürlüğü üzerinde bazen ceza davalarından da ağır sonuçlar doğuruyor.
Dijital İtaat Rejiminden Dijital Panoptikon'a: Tehlikenin Farkında Mısınız?
İfade Özgürlüğü Derneği olarak "Dijital İtaat Rejimi" başlıklı raporumuzu yayınlamamızın üzerinden henüz çok kısa bir süre geçmişken, Türkiye'nin internet sansüründe "Mutlak Dijital Denetim" aşamasına geçişine tanıklık ediyoruz.
Bir taraftan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı nezdinde yürütülen "15 yaş altı çocuklara sosyal medyanın yasaklanması" ve oyun platformlarına yönelik kısıtlayıcı düzenlemeler; diğer taraftan Adalet Bakanı Akın Gürlek'in sosyal medya hesaplarına "kimlik ve cep telefonu" doğrulaması getirileceğini açıklaması, yapbozun parçalarını tamamlamaktadır. Amaç, çocukları korumak değil; herkesin izlendiği, fişlendiği ve denetlendiği devasa bir "Dijital Panoptikon" inşa etmektir.
Anonimliğin Sonu ve "Dondurucu Etki"
Adalet Bakanının önerdiği zorunlu kimlik doğrulaması, İnternet'in en temel yapı taşlarından biri olan anonimlik hakkını ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Anonimlik, sadece kişisel bir tercih değil; baskıcı rejimlerde muhaliflerin, gazetecilerin, aktivistlerin ve dezavantajlı grupların fikirlerini korkusuzca beyan edebilmelerinin tek güvencesidir.
Kullanıcıların her paylaşımı "T.C. Kimlik Numarası" ile yapmaya zorlanması, toplum üzerinde devasa bir "dondurucu etki" yaratacaktır. "Fişlenme" ve "yargılanma" korkusu, yurttaşları otosansüre sürükleyecektir. Bu durum; sadece siyasi eleştirilerin değil, en temel demokratik hak olan boykot çağrılarının, şirketlere veya kurumlara yönelik haklı tepkilerin ve yolsuzluk iddialarının daha doğmadan boğulması anlamına gelecektir. Bu düzenleme, suçla mücadele etmekten ziyade, toplumsal itiraz mekanizmalarını felç etmek ve dijital kamusal alanı tamamen sterilize etmek için kurgulanmış bir siyasi mühendislik projesidir.
Çocuk Koruma Değil, Truva Atı
Adalet Bakanı'nın "itibar suikastlarını önleme" gerekçesi, aslında bir Truva Atı işlevi görmektedir. Çocuk koruma ambalajıyla sunulan bu düzenlemenin içinden, devleti ve siyasi iktidarı her türlü eleştiriden yalıtmayı hedefleyen bir gözetim mekanizması çıkmaktadır. Hükümet, sosyal medya platformlarını fiilen birer "dijital nüfus idaresine" dönüştürerek, ifade özgürlüğünü idari bir prosedüre indirgemeye çalışmaktadır.
Küresel Şirketlere İmkânsız Tercih
Eğer bu düzenlemeler ve oyun dağıtıcılarını (Steam, Epic Games vb.) hedef alan yeni yasa taslağı hayata geçerse, küresel teknoloji devleri imkânsız bir pozisyona sürüklenecektir. Bu şirketler iki seçenekle karşı karşıya kalacaktır:
1. Ya sistemlerini temelden değiştirip, küresel gizlilik standartlarını ihlal etme pahasına kullanıcıların hassas kimlik verilerini toplayan ve Türk devletinin tam teşekküllü "uyumlu aparatları" haline gelen bir yapıya bürünecekler,
2. Ya da bu irrasyonel talepleri reddederek Türkiye pazarından tamamen dışlanma ve bant daraltma cezalarıyla kullanılamaz hale gelme riskiyle yüzleşeceklerdir.
Sonuç: Açık İnternet'ten Kapalı İntranet'e
Bu hamleler, Türkiye'yi küresel dijital ekosistemden koparma riskini taşımaktadır. Hedeflenen yapı, özgür ve açık İnternet değil; dijital itaatin mutlak olduğu, sadece devletin izin verdiği içeriklerin barınabildiği ve ifade özgürlüğünün "kimlik bildirme" şartına bağlandığı devlet gözetimindeki bir "İntranet" modelidir.
Tehlikenin farkındayız ve uyarıyoruz: İnşa edilen bu yapı, bir 'çocuk koruma kalkanı' değil; tüm toplumu kuşatan, dijital nefes alanlarını tamamen tıkayan ve Türkiye'yi açık dünyadan koparıp kendi içine hapseden bir 'dijital tecrit' projesidir.
İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD)
Yeni raporumuz "Dijital İtaat Rejimi" yayımlandı!
Raporda, Türkiye'deki mevcut yasal rejimin, platformları devletin sansür ve gözetim mekanizmasının birer "uyumlu aparatı" haline getirdiği vurgulanıyor. https://t.co/UW4XcusHiV
Yeni raporumuz "Dijital İtaat Rejimi" yayımlandı!
Rapor, TikTok'un sansür taleplerine %90'ın üzerinde bir oranla uyum sağladığını ve içerikleri "yerel yasa" yerine "Topluluk Kuralları" gerekçesiyle kaldırarak sansürü perdelediğini vurguluyor. https://t.co/UW4XcusHiV
Yeni raporumuz "Dijital İtaat Rejimi" yayımlandı!
Raporda, "sıfır" talep aldığını beyan eden LinkedIn'in kendi küresel veri tabanında aynı dönemde Türk hükümetinden gelen taleplere %100 oranında işlem yaptığını belirttiği tespit edildi. https://t.co/UW4XcusHiV
Yeni raporumuz "Dijital İtaat Rejimi" yayımlandı!
Google başta olmak üzere platformların, içerikleri algoritmalar eliyle "görünmez" kıldığı ve haber sitelerine yönelik keyfi trafik kısıtlamalarıyla "dijital sansürü" derinleştirdiği tespit edildi. https://t.co/UW4XcusHiV
Yeni raporumuz "Dijital İtaat Rejimi" yayımlandı!
Rapor, şeffaflık sorununun sadece şirketlerle sınırlı olmadığını, düzenleyici kurum BTK'nın da bu karartmaya ortak olduğunu ortaya koydu. https://t.co/UW4XcusHiV
Yeni raporumuz "Dijital İtaat Rejimi" yayımlandı!
Şeffaflık Yanılsaması ve Veri Karartma: Rapor, platformların yayımladığı şeffaflık raporlarını "işlevsiz veri yığınları" olarak nitelendiriyor. https://t.co/UW4XcusHiV
Yeni raporumuz "Dijital İtaat Rejimi" yayımlandı!
Rapor, küresel sosyal medya devlerinin Türkiye'de "ticari çıkarlarını" korumak adına devletin "sansür aparatına" dönüştüğünü belgeliyor. https://t.co/a4lvjD8T6r