Google Maps yorumları tamamen işlevsiz hale gelmiş. Her yerin puanı 4.9 falan. Kötü yorumları sildirince iyi yorumların da anlamı kalmıyor. Başka bir referans kaynağı bulmak lazım.
Bugün Galatasaray açık ara farkla Türkiye'nin en başarılı kulübü ise senin inadın sayesinde İmparator
Bu topraklara 26 yıl önce Avrupa kupası getirmek, ligde 8 kez şampiyon olmak, 90s ve 10s sürecinde düştüğü dip noktadan Galatasarayı tekrar zirveye taşımak. İmparator Fatih Terim
Bugün, Galatasarayımıza futbolcu ve teknik direktör olarak hizmet ederek tarihe geçmiş başarılara imza atan efsanemiz Fatih Terim’in doğum günü! 🎂
👑 Nice mutlu ve sarı kırmızı yıllara İmparator @fatihterim! 💛❤️
Maalesef öyle. Lost çok bozdu ifadesi bütünüyle balon bir ifade. İzlemeyen insanlar söylüyor böyle. Oysa ki Lost her yönüyle bir şaheser. Harika bir dizi. Sonu da abartıldığı kadar kötü değil. İzleyin anlayacaksınız.
Türkiye ligi için haksız rekabet bu adam. Hack gibi bir şey. Kırıyor ligi. Halen anlamıyorum ne işi var buralarda. Bence dünyadaki en iyi 5 forvet oyuncusundan biri.
Tebdil-i mekanda ferahlık vardır diye düşünerek bu hafta sonu için Ankara'ya gitmeye niyetlendik. Ancak YHT o kadar çok rötar yaptı ki halen yollardayız. Yoruldum yıprandım baya trende çünkü trendeki sarsıntılar geçmiştek yolculukları göre çok artmış. Umarım gelecekte sorun olmaz
Ama kamu kurumlarında bazı alanlarda maalesef birine işin düşmeden biri yardımcı olmadan işini bitiremiyorsun. Ben o durumda kendimi aşağılanmış hissediyorum peki benim gibi her gün gelip geçen insanlara karşı muamelede bulunmak zorunda kalan çalışanlar.. Allah yardımcıları olsun
Hepsi birbirinden farklı hayat tarzına sahip dediğimiz o insanlar ise günün sonunda aynı sonuca çıkıyorlar. Yani farklı influencer kümelerinde toplananların günün sonunda yaklaşımları ve istekleri birebir aynı oluyor. Sonra çığ gibi yankı odası büyüyor ve aşağıdaki liste çıkıyor.
Influencerların toplumu ÇOK KÖTÜ etkilediğini ve topluma ÇOK KÖTÜ bir örnek olduklarını düşünüyorum. İster muhafazakar ister seküler bir hayat tarzına sahip olsun sonuç fark etmiyor. Gençler kendilerine bir influencer taraf belirliyor ve körlemesine peşinden gidiyor.
Bu hafta genel olarak modum çok düşüktü, iyi değildim. İşimde de çok verimsizdim. İnsan bazen iyi olmayabiliyor. Bunu kabul etmek lazım. Ama düşüyoruz diye dibe gitmek zorunda da değiliz. Bununla yaşamayı öğrenmek ve yukarı çıkmak için çaba sarf etmek gerekiyor. Deniyoruz. Nasip.
Ben Kurukahveci İhsan Efendi'yi tercih ediyorum Türk kahvesi konusunda. Kesinlikle çok daha lezzet veriyor bana Mehmet Efendi'ye kıyasla. İçimi daha yumuşak ve keyifli.
Kurukahveci Mehmet Efendi ile Kurukahveci İhsan Efendi’nin akraba olduklarını biliyor muydunuz? İhsan Efendinin babası Osman Nuri Bey Efendi Kurukahveci Mehmet Efendinin ağabeyidir. Aile aslen Erzincanlıdır.
Benim genel olarak üniversitede aldığım sosyal bilimler derslerine dair en büyük şikayetim de buydu. Yok şunun teorisi, yok geçmişte yaşanan şu olay bunları referee ederek günümüzü yorumla.. Hayır abi yorumlayamazsın. O çağ dışı kaldı, o görüşün günümüzde geçerliliği yok. Useless
Bugün devlet ya da vakıf fark etmeksizin herhangi bir üniversitenin Uluslararası İlişkiler Bölümüne giren bir öğrenci, dört yıllık eğitimin sonunda 2030 dünyasına mezun olacak. Fakat asıl soru şu: Bu öğrenci 2030’un dünyasına mı hazırlanacak, yoksa 1990’lardan kalma bir müfredatla mı mezun edilecek?
Bugün birçok bölümde hâlâ ağırlıklı olarak siyasi tarih, uluslararası hukuk, uluslararası ilişkiler teorileri ve dış politika anlatılıyor. Bunlar elbette gerekli. Bir uluslararası ilişkiler öğrencisi tarih bilmeden, hukuk öğrenmeden, teorik bir altyapı kurmadan yetişemez. Ancak artık bunlar tek başına yeterli değil.
Çünkü 2030 yılında mezun olacak öğrenci yalnızca devletler arasındaki ilişkileri incelemeyecek. Yapay zekânın diplomasiyi nasıl değiştirdiğini, siber saldırıların neden bir güvenlik meselesi olduğunu, insansız sistemlerin savaş doktrinlerini nasıl dönüştürdüğünü, enerji geçişinin yeni bağımlılıklar yarattığını ve iklim krizinin göç hareketlerini nasıl hızlandırdığını da anlamak zorunda kalacak. Uzay güvenliği, veri egemenliği, kritik mineraller, dezenformasyon, tedarik zincirleri ve teknoloji şirketlerinin siyasi gücü artık bu alanın dışında değildir.
Bugün bölüme başlayan bir öğrenci, mevcut sistem hiç değişmeden devam ederse 2030 yılında diplomasını alabilir; fakat çağın gerektirdiği donanıma sahip olmayabilir. İngilizce makale okuyabilen fakat İngilizce düşüncesini ifade edemeyen, teorileri ezberleyen fakat güncel bir krizi analiz edemeyen, sınavları geçen fakat politika notu yazamayan bir mezun ortaya çıkabilir. Diploma sahibi olur ama mesleki kimliği tam olarak oluşmaz.
Benim hayal ettiğim Uluslararası İlişkiler Bölümünde ise öğrenci, daha hazırlık sınıfından itibaren dünyayı izlemeye başlar. Birinci sınıfta temel kavramları ve tarihi öğrenir; ikinci sınıfta bölgeleri, kurumları ve güncel sorunları tanır; üçüncü sınıfta güvenlik, enerji, teknoloji, göç ve diplomasi gibi alanlarda uzmanlaşmaya yönelir; dördüncü sınıfta ise bilgi tüketen değil, bilgi üreten bir öğrenciye dönüşür.
Bu öğrenci mezun olduğunda yalnızca “uluslararası ilişkiler okudum” demez. Bir krizi analiz edebilir, güvenilir bilgiyle propaganda arasındaki farkı görebilir, politika notu hazırlayabilir, topluluk önünde konuşabilir, müzakere yürütebilir ve en az bir yabancı dili çalışma dili olarak kullanabilir. Yapay zekâdan yararlanır ama onun ürettiği her bilgiyi doğru kabul etmez; veriyi değerlendirir, kaynakları karşılaştırır ve kendi muhakemesini ortaya koyar.
Kısacası mesele öğrencinin 2030 yılında mezun olması değildir. Mesele, 2030 yılına ait bir dünyaya gerçekten hazır olarak mezun olmasıdır. Bugünkü müfredatla öğrenciye diploma verebiliriz; fakat geleceği okuyabilen bir uluslararası ilişkiler uzmanı yetiştirmek istiyorsak bölümü bugünden yeniden düşünmek zorundayız.
Manifest dalgası toplumu esir almış durumda ama halen "Hepsi - 3 Kalp" gibi duygusal şarkıları yok. Sadece enerjik benzer ritimde şarkılar yapıyorlar. O şekilde yaptıkları şarkılar bir yaz akılda kalır sonra unutulur belki ama 3 Kalp tarzı duygusal şarkılar onlarca yıl yaşarlar.
Bende bu yola dair şöyle bir kulaktan duyma bilgi var doğruluğunu bilmiyorum ama yazayım:
Scooter kiralama olarak bildiğimiz iş modelleri Türkiye'ye ilk geldiğinde bu Scooterlar Dolmabahçe Beşiktaş arası ağaçlı yolda toplum nezdinde test ediliyor. Talep çok büyük olunca patlıyor
Bu kadar önemli bir konuda alanında uzman insanların taban tabana zıt düşünmesi cok acayip olay ya. Yani yer bilimlerini incelerken fay hatları, geçmiş deprem bilgileri, doğa şekilleri gibi şeylerde aynı verileri kullanıp bu kadar farklı yargılara sahip olmaları...
🚨 İstanbul Adalar açıklarında gece boyu 50’ye yakın mikro deprem kaydedildi! Megakent sarsıntılarla uyandı:
"Büyük deprem kapıda mı?"
🗣️ Şener Üşümezsoy: "Fay ölü, büyük deprem üretmez."
🗣️ Ahmet Ercan: "En erken tarih 2045."
🗣️ Okan Tüysüz: "Öncü mü değil mi bilinemez."
🗣️ Osman Bektaş: "Geçiştirilemez, risk var."
🗣️ Naci Görür: "Er veya geç olacak, şehri hazırlayın."
https://t.co/aVcOH5l9Xs
Bu gece aklımızda kira vermeden yaşayan şarkı sözleri şu şekilde:
İnsan olmak yetmez, yetmiyor bazen
Süperman süperman olmak lazım bazen
İşin garibi bu şarkıyı da haftalardır dinlemedim. Bugün de dinlemedim. Ama bazen aklımda günlük şekilde takılıyor bazı şarkıların sözleri.