Saat;23.24 şuan ahırında keçiler olan ahşap evin kapısında oturuyorum ve çayımı yudumluyorum, içimi hafif tatlı üşüten bahar rüzgarı ve ayın ışığını oldukça fazla hissedebileceğim sokak lambalarının olmadığı bir yerdeyim, şebeke olmadığı için bunu sizinle ne zaman paylaşır bilmem
Trabzon’a doğru otobüsle yolculuk yapıyorum muavin dövecek gibi sert konuşuyor ama o konuşmanın arkasında sevdiğini ve korumak istediğini de hissediyorsun, sinirli gibi de ama değil de, işte o iki zıtlık arasındaki o güzel hissiyat Trabzon.
Bazen yolda yürürken birilerinin parfüm kokusu burnuna gelince kendini o insan kalabalığının ortasındayken başka diyarlara gidip geçmiş anılarında bulursun ya, bugün öyle bi gündü.