Aykut Kocaman’ı sevenlerin, hiçbir çıkar gözetmeden bir insanı neden bu kadar sahiplendiklerini anlayamayan sığ zihinlere şu bir dakikalık videoyu izletmek gerekir.
Burada 200 gol barajını aşmış bir futbolcunun incelikli tevazusu var. Şaşaalı emsallerinin yanında yalnızca “insan” olmayı seçmiş bir adamın sessiz mücadelesi var. Yanındaki arkadaşlarını zor durumda bırakmamak için kendisini geri çeken, başkasının mahcubiyetini kendi mahcubiyeti bilen naif bir duruş var.
Kısacası bu videoda, insanın iyi tarafına dair ne varsa onu görüyorsunuz. Aykut Kocaman’ı sevenlerin meselesi de tam olarak bu. Biz bir makamı, başarıyı, çıkarı ya da kişisel bir hesabı sevmiyoruz. Biz, bütün bunların ötesinde bir “iyilik” halini seviyoruz. Hocayı desteklememizin sebebi de biraz bu.
Esasında iyiliğin yanında durmak, kalabalığın aksine yürümektir. Washington’da Vietnam bayrağı açmak, İsrail’de Filistin bayrağı taşımak gibidir. İyilerin zamanı muhakkak gelecektir.