Firari FETÖ’cüler ve Özel’in 2023’ten bu tarafa “Erdoğan 2026’da seçime gitmek zorunda kalacak” diye ısrar ederken ne demeye çalıştıkları şimdi anlaşıldı galiba.
" Türkiye İran olmaz, Cezayir olmaz; Türkiye’yi Suriye yapmalarına da izin vermeyiz” diyerek 28 Şubat’ın karanlığına karşı dimdik duran Muhsin Yazıcıoğlu, millet iradesine sahip çıkmanın adını cesaretle yazmıştır. Rahmetle anıyorum..🤲🏻
KAHROLSUN EMPERYALİZM, KAHROLSUN SİYONİZM!
İsrail’in, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılar; bölgesel barışı, uluslararası hukuku ve insanlığın ortak vicdanını hedef almaktadır. Sivillerin, yerleşim alanlarının ve eğitim kurumlarının hedef alınması hiçbir gerekçeyle izah edilemez.
Ramazan ayının manevi atmosferinde masum insanların hayatını kaybetmesi, özellikle çocukların bombalar altında can vermesi kabul edilemez bir insanlık dramıdır. Güvenlik söylemiyle yürütülen bu saldırılar, hukuki ve ahlaki meşruiyetten yoksundur.
Memur-Sen olarak; sivilleri hedef alan her türlü saldırıyı reddediyor, bölgemizi istikrarsızlaştıran müdahalelere karşı ilkesel duruşumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Mazlumların yanında, hukukun ve adaletin safında yer almaya devam edeceğiz.
Ortadoğu’nun yeni çatışma senaryolarına sürüklenmesine izin verilmemelidir. Kalıcı barış; güç dayatmasıyla değil, adalet ve diyalogla mümkündür.
Zulüm sürdürülebilir değildir.
Adalet eninde sonunda galip gelecek, Ortadoğu’yu ateşe veren zorbalık düzeni çökecektir!
🌑https://t.co/KecA5D5rzn
Ramazan Birleştirir, Ayrıştıran Zihniyet Kaybeder
#OkuldaRamazanaDestek olmak yerine köstek olanlar, Laiklik kisvesi altında milletin inancını hedef alanlardır.
Okullarda Ramazan vesilesiyle çocuklarımıza paylaşmayı, sabrı, kardeşliği ve merhameti hatırlatan etkinlikleri “laiklik elden gidiyor” paranoyasıyla hedefe koymak; özgürlük savunusu değil, ideolojik bir hazımsızlığın dışavurumudur.
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından okullara gönderilen Ramazan ayına ilişkin genelgede; öğrencilerde yardımlaşma, dayanışma, paylaşma ve değer bilinci oluşturmayı amaçlayan sosyal ve kültürel etkinliklere yer verilmesi tavsiye edilmiştir. Buna rağmen söz konusu çerçeve bilinçli biçimde çarpıtılmaktadır.
İslam’ın kavramlarını çarpıtarak, “kader”, “fıtrat”, “inanç” gibi değerler üzerinden kin üretmek; emek mücadelesine katkı değil, toplumsal barışa zarar verir. Laikliği din karşıtlığına indirgeyen bu köhnemiş dil ne özgürlük üretir ne de eşitlik.
Bugün asıl ihtiyaç; çocuklarımızı değerlerinden koparmak değil, kökleriyle buluşturmaktır.
Asıl mesele; milletin inancını problem olarak görmek değil, toplumsal birliği güçlendirmektir.
Mübarek Ramazan ayı üzerinden üretilen bu yapay tartışmalar, toplumsal huzuru zedelemekten ve kutuplaşmayı derinleştirmekten başka bir işe yaramaz.
Biz diyoruz ki:
Laikliği ideolojik sopa haline getirmeyin.
Milletin inancıyla kavga etmeyi bırakın.
Suni gündemlerle vatandaşlarımızın birliğini zayıflatmaya çalışmayın.
Zira Türkiye eski Türkiye değil.
Vesayet dili de 28 Şubat özlemi de bu topraklarda artık karşılık bulmaz.
Bilinsin ki; biz milletimizin inancını da değerlerini de savunmaya, çocuklarımızın tertemiz gönül dünyasını korumaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Kimsenin şüphesi olmasın; inancımızı asla tartışma konusu yaptırmayacağız, değerlerimizi hedef haline getirenlere dün olduğu gibi bugün de karşı duracağız…
#OkuldaRamazanaDestek
Flowing Streams Hristiyan Kilisesi'nde kıdemli papaz olan ve TruNews'un kurucusu Rick Wiles:
"Siyasetçiler küçük kız çocuklarına tecavüz ediyor,
Mossad bunları kaydediyor ve bürokrasiye şantaj yapıyor,
Böylece Yahudi Kaballar Amerika'yı bu şekilde yönetiyor.”
📌Epstein sadece Epstein değildir.
▪️2014’te Robert Kolej yöneticisinden, Epstein'e giden mektup:
📌Muhafazakâr İslam’ın toplumsal yaşama giderek daha fazla nüfuz ettiği bugünün Türkiye’sinde, Robert College’ın misyonu hiç olmadığı kadar önemli.
📌Bunun Gates Vakfı’na sunulmaya değer olup olmadığını da merak ediyorum..
▪️Epstein: Görüştüğümüzde daha fazlasını anlatırsın.
Epstein’in yazışmalarında hangi liderleri tehdit olarak gördüğü kumpas kurulamadığı ortaya çıktı.
🇹🇷Erdoğan
🇵🇰İmran Han (darbe yapıldı)
🇨🇳Xi
🇷🇺Putin
Fetöcülerin başarısız darbe girişimi belgelenmiş oldu. Bu belgeyi "kontrollü darbe" zırvasını yumurlayanların gözüne sokun !
Levent Gültekin, CHP lideri Özel'in Maduro'nun fotoğrafıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı tehdit etmesine tepki gösterdi:
🗣️ ‘Erdoğan bu fotoğrafa iyi bak’ diye aklınca tehdit ediyorsun.
🗣️ Hiçbir akbabanın bu ülkenin iç işlerine karışma hakkı olmadığını sonuna kadar söylerim.
İnsanlık sanki zaman tünelinden geçmiş ortaçağı yaşıyor.
Güçlünün güçsüze çöktüğü, yeni bir emperyal düzen kuruluyor.
ABD, Venezuela’ya baskın düzenliyor, Devlet Başkanı Maduro ve eşini kaçırıyor.
Israilli kasap Netanyahu, Gazze’de tarihin en dramatik soykırımını gerçekleştiriyor, Lübnan’dan İran’a etrafındaki her ülkeye saldırıyor.
Rusya, Ukrayna’yı işgal ediyor, çevre ülkelere göz dikiyor.
Ve diğerleri.
BM başta olmak üzere uluslararası barışın güvencesi tüm kuruluşlar iflas etmiş durumda.
Bu kaotik ortamda hiçbir ülke güvende değil.
Özellikle ekonomi ve savunma gücü zayıf ülkeler.
Hiç tereddütsüz, tarih yeni bir faza geçiyor.
Güçlüler, gücünü birleştirenler ayakta kalacak, zayıflar elenecek gibi gözüküyor.
Asıl beka meselesi bu olsa gerek.
ABD (Ve İsrail);
Maduro ve eşini kaçırdı!
Venrzurla ve petrolüne el koydu.
Meclis binasını, Savunma Bakanı'nın evini ve Cumhurbaşkanlığı'nı vurdu.
2026'nın ilk günleri, bir hırsızlığa, bir haydutluğa, bir yağmaya daha tanık olduk.
Burası ünlü bir benzin istasyonu.
Bize namaz kılmak için reva gördükleri yere bakar mısınız?
Hemen müdürünü çağırdım.
Bu rezilliğin sebebini sordum.
Tepkim üzerine endişeli bir şekilde “hemen tadilata alacağız” dedi.
Yani ben uyarımı yapmasam, kimsenin aklına bile gelmeyecekti.
Şimdilik bu istasyonun adını açıklamıyorum.
Ancak bu görüntü devam ederse isim ve konum paylaşmaktan hiç çekinmeyeceğim.
Yakından takipçisi olacağım.
Sevgili dostlar, siz sesinizi yükseltirseniz bu zillet son bulacaktır.
Gittiğiniz her yerde benzer bir tabloyla karşılaşırsanız,
hemen işletmenin sahibini veya müdürünü, yani en yetkili kişisini çağırın ve şikayetinizi kat’i bir dille iletin.
Sessiz kalmak, bu saygısızlığa ortak olmaktır.
İbadet edilen yeri bu halde bırakmak Müslüman’a yapılabilecek en büyük saygısızlıklardan biridir.
Bu rezilliğe ses yükseltmek her Müslüman’ın görevidir.
Ben mücadelemi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğim. Sizlerin de desteğini bekliyorum dostlar.
Benzer manzaralarla karşılaşırsanız, işletmenin adını, konumunu ve videolarını bana gönderin.
Bu saygısızlığı ifşa edeceğim.
Lütfen videoya duyarsız kalmayın —
yorum yapın, paylaşın, farkındalık oluşturun.
👇
MescidimiTemizTut hareketine siz de destek olun.
Sudan'da korkunç bir katliam yaşanıyor. Ama ne hikmetse dünya gündeminde yer almıyor.
Afrika'nın bu verimli toprağı Osmanlı Hilafeti'nden sonra İngiliz işgaline uğradı. Belli bir süre Mısır ve İngiltere'nin ortak yönetimi altında kaldı. Hatta resmi olarak adı “Anglo-Mısır Sudanı” idi.
İngilizler 1 Ocak 1956 tarihinde #Sudan'ı #Mısır’dan ayrılarak bağımsızlık verdiler.
Daha sonra Amerika 1969 da Abdulnasır'ında desteğiyle önce Cafer Numeyri ve daha sonra 1989'da Ömer el Beşir'in yaptığı darbe ile Sudan'daki hegomanya mücadelesini kazandı.
Temmuz 2011'de ise bizzat Ömer el Beşir'in de desteği ile Sudan ikiye bölündü. #GüneySudan isimli yeni bir devlet kuruldu.
Amerika şimdi de kendi ihtirasları dışında hiçbir şey düşünmeyen lejyonerleri ile Sudan'ı yeniden ikiye bölmeye çalışıyor.
Sömürgeciler kendilerine gelince "United States of America" ve "United Kingdom" yani Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık kuruyor. Zira gücün birleşmekte olduğunu biliyorlar.
Ama Müslümanlara gelince; bölüp parçalamayı, aralarına sınırlar çekmeyi ve birbirlerine düşman olmalarını sağlıyorlar. Çünkü sömürgeci kalabilmeleri için Müslümanların darmadağın olmaları gerekir. O yüzden Müslümanları bir çatı altında birleştirecek olan Hilafet'e karşı ortak hareket ediyorlar. Zira küfür tek millettir.
Sudan'daki soykırımın failleri olan vahşi Cancavid'lere dair önemli bir metin
"Sudan'da vahşet saçan bu yaratıklar kim?
Sudanlı yazar Baraka Sakin, romanlarından birinde Cancavid'i dokunaklı bir belagat ve acı dolu bir kesinlikle şöyle betimlemiş:
"Giysileri kirli, ter ve tozla ıslanmış, etraflarını büyük muskalarla sarmış, gür saçları çöl ve yerinden edilmişlik kokan bir halk. Kavurucu güneşin göğsünden süt emdiler ve öldürmekle büyüdüler. Ahlak ve etik değerleri yok. İçlerinden biri kendi kız kardeşine veya annesine bile tecavüz edebilir; onlara saygısı yok. Onlar haydut, hatta daha beterleri. Omuzlarında en önemsiz sebeplerle ateş eden tüfekler var. Merhamet kalplerinden sökülmüş. 'Allahu Ekber'i saygıyla değil, kibirle söylüyorlar ve 'Allahu Ekber'in anlamını bilmiyorlar."
Sonra şöyle bitirir: "Onlar saf kötülük. Ne bir kabile ne de bir etnik köken. İnsan iyi doğar, sonra insan olmayı... veya bir Cancavid olmayı seçer."
Vicdan, aldırış etmektir. Umursamaktır. İçimizin derinliklerinden gelen ve bizi ahlaka çağıran o sestir. Bize ‘başka türlü yapamazdım’ dedirten şeydir.
Çağın merhamet seferine selam. Gazze’ye selam, Sumud’a selam, insanlığa selam. Direniş ve dayanışmaya selam!
İsrail Donanması'na cevap veren bir aktivist:
Biz ilaç ve bebek maması taşıyoruz; siz ise savaş suçu işliyorsunuz!
Benim Gündemim Sumud
Nehirden Denize Özgür Filistin
#Sondakika#FreePalestine#Gazze#QarabağFK Bekir Develi #nazisrael
Dualarımız sizinle 🤲
Sumud Filosu'nda bulunan Bekir Develi, Said Ercan, İkbal Gülpınar ve Erdem Özveren’in bulunduğu tekne salavatlar ve tekbirler eşliğinde Gazze’ye doğru ilerliyor!
#FreePalestine#nazisrael