Sendika yasamızın, 4688’in değiştirilmesi için KPDK ile ilk adım atıldı
Toplu sözleşme görüşmelerinde elde ettiğimiz birikim ve yaşadığımız tecrübe hem kamu görevlilerine hem de yetkili Konfederasyon olarak bizlere açıkça gösterdi ki; kanun değişikliği önümüzdeki en önemli ödevdir.
▪️Örgütlenme özgürlüğü sağlayan,
▪️Toplu sözleşmenin kapsamını genişleten, özerkliğini garanti altına alan,
▪️Günlük tutanak sistemi olan,
▪️Görüşme süresini artıran,
▪️Grev hakkı ve dayanışma aidatı içeren,
▪️Bağımsız ve tarafsız Hakem Heyetine sahip olan
▪️Toplu sözleşme kararları, idare ve yargı yoluyla baypas edilmeyen,
▪️Sahadaki dağınıklığı disipline eden ve işçi sendikacılığındaki gibi çerçeveyi çizen,
▪️Yapacaklarımızı değil sadece yapamayacaklarımızın sınırını belirleyen
▪️Toplu Sözleşme sürecinin en önemli sorunlarından bir olan süre konusunda yeterli zamanı tanıyan bir alan genişlemesine ihtiyaç var.
4688’e yeniden kurgulanmalı, eli yüzü düzgün bir toplu sözleşme yasamız olmalıdır.
Genel Başkanımız Ali Yalçın, Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan ile birlikte Kahramanmaraş’ta saldırının yaşandığı Ayser Çalık Ortaokulu önünde ortak basın açıklaması yaptı.
OKULU BASIP ÖĞRETMENİ DARBEDENLER HUKUK ÖNÜNDE HESAP VERECEK
Genel Sekreterimiz Talat Yavuz, Ankara 8 Nolu Şube Başkanımız Güngör Erdoğan ve şube yöneticilerimizle birlikte, Ankara/Pursaklar Turgut Özal Ortaokulu’nda öğrencilerin gözü önünde darbedilen Türkçe Öğretmeni Ömer Ocak’a “geçmiş olsun” ziyaretinde bulundu.
Ziyarette öğretmenler, yaşadıkları üzüntüyü ve öğrencilerle birlikte maruz kaldıkları travmayı anlattılar. Öğretmen Ömer Ocak ise Eğitim-Bir-Sen’in olayın gerçekleştiği ilk andan itibaren sergilediği kararlı duruştan ve üst düzeyde temsille yaptığı ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti.
Eğitim-Bir-Sen olarak menfur saldırının faillerinin hukuk önünde hak ettikleri cezayı alması için süreci kararlılıkla takip edeceğiz.
Aksa’ya zincir vurulamaz!
Mescid-i Aksa’nın kapılarını günlerdir kapalı tutan işgalci zihniyet, yalnızca bir mabedi değil; inancı, vicdanı ve insanlığın ortak mirasını hedef almaktadır.
Yıllardır katliamla, işgalle ve hukuk tanımazlıkla tüm dünyanın nefretini kazanmış bu pervasız düzen; bugün yine aynı kibirle komşu coğrafyalara saldırmakta, masumların kanı üzerinden varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. Dün Gazze’de, bugün başka bir beldede… Değişmeyen tek şey, zulmün adı ve yöntemidir.
Mescid-i Aksa, Müslümanlar için yalnızca bir ibadet mekânı değil; izzetin, direnişin ve ümmet bilincinin sembolüdür. Ona uzanan her el, milyarlarca müminin kalbine uzanmıştır.
Bu sessizlik sürdürülemez. Bu hukuksuzluk normalleştirilemez.
İbadetin engellenmesi, kutsalların kuşatılması ve masumların hedef alınması karşısında susmak; zulme ortak olmaktır.
Tüm dünyanın bu karanlık tabloya karşı ayağa kalkmasını istiyoruz, zulme göz yummayacağız, susmayacağız, zincirler kırılıncaya kadar Mescid-İ Aksa’nın ismini semaya kadar yükselteceğiz?
Mescid-i Aksa özgürdür özgür kalacak.
#AksayaSahipÇık #OpenAqsa #AksayaÖzgürlük #FreeAlAqsa
Tokat-Niksar merkezli meydana gelen ve civar yerleşim yerlerinde de hissedilen depremden etkilenen hemşehrilerimize #geçmişolsun diyorum.
Allah; ülkemizi,milletimizi her türlü #deprem, afet ve musibetten muhafaza eylesin.
📌 Yarıyıl tatilinin ardından yarın ilk dersimiz “Bayrak Sevgisi” temasıyla başlıyor.
Millî kimliğimizin sembolü şanlı bayrağımızın sevgisiyle yoğrulmuş, değerlerine bağlı bilinçli nesiller yetiştirmek ortak hedefimizdir.
Yeni dönemin ilk gününde öğrencilerimiz, okullarını Türk bayrağımızla donatacak; resim, şiir ve afiş çalışmalarıyla bayrak sevgisini yaşayarak öğrenecek.
Bu değerli çalışmalarda tüm öğrencilerimize ve onlara rehberlik edecek öğretmenlerimize kolaylıklar diliyorum. 🇹🇷
#BayraklaBaşlayanOkul
ZAMAN KAYBEDİLMEMELİ, ZAMAN VARKEN KAYIPLAR ÖNLENMELİ
Huzuru sağlamak, ekonominin tutmayan hedeflerinden daha kıymetli ve değerlidir.
Kamuda ücret reformuna ilave olarak, belli başlı sorunlara ilişkin beklenen adım atılmalıdır.
▪️ Kayıpları telafi edecek ve emekliye de yansıyacak seyyanen zam verilmeli,
▪️ Gelir vergisinin yüzde 15’e sabitlenmeli,
▪️ 3600 ek göstergenin hayata geçirilmeli,
▪️ Mühendislik Meslek Kanunu çıkarılmalı, teknik personelin haklı beklentileri görülmeli,
▪️ Akademik zam gelmeli,
▪️ İdari personelin sorunları çözülmeli,
▪️ Yardımcı Hizmetler Sınıfı' Genel İdari Hizmetler Sınıfına dahil edilmeli,
▪️ 4688 sayılı Kanun evrensel ilke ve normlara uygun hâle getirilmelidir.
Sözümüzdür: Hak teslim edilene, adalet sağlanana kadar masada duyulmayan sesimizi meydanlarda duyurmaya, mücadeleden vazgeçmemeye devam edeceğiz.
#ÜcretReformuŞart
“Gel anla ve yaşa doğrusal hüznü
Acılar güvence ölümsüzlüğe”
Düşünceyi eylemle bilgiyi sorumlulukla buluşturan, yazdıklarıyla fikir dünyamızı olgunlaştıran, şiirleriyle şuur kazandıran, öğretmenliğiyle örnek olan, sendikal duruş ve mücadelesiyle Türkiye’de emek hareketine öncülük yapan Kurucu Genel Başkanımız Mehmet Akif İnan’ı vefatının 26’ncı yılında rahmet, minnet ve saygıyla yâd ediyoruz.
https://t.co/DX5Yj1nVQu
İşte ABD usulü demokrasi
“Key & Peele” komedi dizisinde yer alan, ‘yardıma kayıtsız kalıp petrolü duyunca anında müdahale eden’ sahne, ABD’nin Venezuela’da Maduro’yu hedef alan askerî hamlesinin ardından yeniden gündeme geldi.
Genel Başkanımız Ali Yalçın, 2025 yıl sonu enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından kamu görevlileri ve emeklilerin yaşadığı gelir kayıplarına dikkat çekerek; taban aylığa seyyanen zam yapılması, kamu personel sistemi reformunun hayata geçirilmesi ve 4688 sayılı Kanun’un evrensel normlara uygun hale getirilmesinin gerekliliğine vurgu yaptı. Açıklamamız ulusal basında geniş yer buldu.
@_aliyalcin_
Genel Başkanımız Ali Yalçın, 2025 yılı sonu enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından düzenlediği basın toplantısında kamu görevlileri ve emeklilerinin alım gücünde yaşanan kayıplara dikkati çekti:
“Seyyanen zamda alınması gereken ölçü, Sayın Cumhurbaşkanımızın 2023 yılında kurduğu “en düşük devlet memuru maaşı, aynı işi yapan en düşük işçi maaşından yüksek olacaktır” ifadesidir.”
“Kamuda çalışma barışını ve ücret adaletini sağlamanın bir yolu budur.”
UYUŞTURULMUŞ ÜNLÜLER https://t.co/UUCauQTphm
12 Ağustos 2013
Duyuru Gazetesi
***UYUŞTURULMUŞ ÜNLÜLER***
Çocuklarımızın her şeyi ile örnek aldıkları dizi oyuncuları, uyuşturucu kullanıyor. Bir tane iki tane değil, kadınıyla erkeğiyle son yıllarda televizyon dizilerinden tanıdığımız yirmi altı oyuncu. İçinde yaşadıkları topluma karşı verdikleri görüntüyü düşününce biraz olsun utanacaklarını düşünmüştüm. Ancak yanılmışım. Emniyetten mahkemeye sevk edilirken kameralara karşı sergiledikleri tavırlarını görünce çok şaşırdım. Uyuşturucu bunları utanmaz, sıkılmaz yapmış. Uyuşturucuyu satın aldıkları “torbacılar” bile yüzlerini kapatırken, oyuncularımız çok rahatlar ve pişkince gülebiliyorlar.
Dizilerde haksızlıklara, kanun dışı yollara sapanlara, çetelere ve uyuşturucuya karşı hayatlarını ortaya koyan kahramanlarımız(!) meğer gerçek hayatlarında kanun kural tanımıyorlarmış. Ahlaki değerlerimizi yok ettikleri yetmezmiş gibi, geleceğimiz olan çocuklarımızın akıl, beden ve ruh sağlığını hiçe sayıyorlar. Biz, uyuşturucunun hammaddesi olan Hint kenevirinin doğu illerinde yetiştirildiğine şahit olmuştuk ama İstanbul’da boğaza nazır teraslarda yetiştiğini de yeni öğrenmiş olduk. Büyük çoğunluğu çevreci olan ünlülerimizden en akıllı olanı, günlük kullanımı için terasta uyuşturucu bitkisi yetiştiriyormuş. Bir de bunlar medyadan şikâyetçi olmuşlar bizi deşifre ettiler diye. Evet, medyanın suçu sizi hak etmediğiniz halde kahramanlaştırmaktır.
Biz eğitimciler biliyoruz ki çocuklar tanıdığı ünlülerin sergiledikleri olumsuzlukları örnek alırlar. Yasak olan, tehlikeli olan, merak uyandıran her şey gençler için cazip oluyor. Çok değer verdiği ve gözünde büyüttüğü dizi oyuncusu uyuşturucu kullanıyor ve bu durumu son derece doğal görebiliyorsa, gençlerimizin yorumu; “demek ki madde kullanmak çok da kötü bir şey değilmiş” şeklinde olacaktır. Bu vebal televizyon sahiplerine de ünlülere de RTÜK’E de yeter ve artar bile.
Batı toplumunun uyuşturucu ve alkol bağımlılığı yüzünden tehlikede gördüğü gelecekleri için kilisenin yardımına koştuğu bir dönemde, biz içki satışına yasak değil, düzenleme getirilmesini ayaklanma sebebi yapıyoruz, her geçen gün yaygınlaşan ve kullanım yaşı düşen uyuşturucu belasını, televizyon kanallarımız ve ünlülerimizle adeta özendiriyoruz. Bence düşmana gerek yok, günümüzde millet olarak yok olmak için her şey mevcut. Neden alkol ve uyuşturucuya karşı önlem alamıyoruz? Çünkü kafamız karışık, yapacağımız düzenlemeler laik devlete karşı bir rövanş olabilir. En iyisi gençlerimiz alkol ve uyuşturucu batağında ama modern hayatın içinde kalsınlar. Bizim ülkemizde daha tehlike o kadar yakın değil demişti bir siyasetçi.
Gelin toplum olarak, ülkemizde medya ve sanat dünyasında hatırı sayılır bir yer edinmek için gizli bir kural haline gelen, milletimizin değerlerine düşman olma kuralını yerle bir edelim. Gelin okullarda verdiğimiz değerlere medya olarak sahip çıkın. Hak etmeyen insanları üç kuruş reklam geliri için kahraman yapmayın. Uyuşturucu belasına bir şekilde bulaşan insanlarımızın içine düştükleri çıkmazı ve nasıl yok olmaya sürüklendiklerini bu milletin çocuklarına anlatın. Doğruyu yanlış, yanlış doğru göstermeyin. Bu uyuşturucu belasına yarın en yakınınız düşer ve sizin de hayatınız zehir olabilir.
Her şeyi ile içinde yaşadığı topluma yabancılaşmış sonradan görme bu oyuncu takımına verilebilecek en büyük ders bunları izlememektir. Uyuşturucu ile mücadelede kanuni bir boşluk olduğu çok açık. Kullanmak suç değilse satıcıya ceza vermenin ne anlamı kalıyor? Bunlara RTÜK’ÜN ekran yasağı koymasını ısrarla teklif ediyorum.
📌 *Eğitim-Bir-Sen*
Destekleme ve Yetiştirme Kurslarında Görev Alanların Ek Ders Birim Ücretlerinin Artırılmasını Sağlayan SENDİKADIR. (2015)
🛎 H A T I R L A Y A L I M …
📝 Kurum İdari Kurulu Kazanımlarımız
✍🏻 Ekim 2014 Kurum İdari Kurulu gündemine taşıdığımız ‘halk eğitim merkezleri ve okullarda ücretsiz olarak verilecek takviye kurslarında ders veren öğretmenler ile kurum yöneticilerine ödenecek birim ek ders ücretinin artırılması’ talebimizin yerine gelmesinin takipçisi olduk; 2015 tarihli 6639 sayılı Kanun’la 657 sayılı Kanun’un 176. maddesinin değiştirilerek Millî Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi kapsamında görev alan yönetici ve öğretmenlerin ek ders birim ücretlerinin *yüzde 100* artırılmasını sağladık.
🎯 O kazanım da BİZE ait.
✅İyi ki Eğitim-Bir-Sen Var
@EgitimBirSen
🙋🏻 H A Y I R L I C U M A L A R
D İ L E R İ M
KAMU GÖREVLİLERİNİN BÜTÜNÜNÜ KAPSAYAN
SEYYANEN ZAM YAPILMALIDIR
2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu görüşmeleri kapsamında 1 Aralık 2025 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda üst düzey kamu yöneticileri ile uzman, denetçi, müfettiş gibi bazı meslek kadrolarında bulunanların maaş/ücretlerini artıracak şekilde verilen önerge kabul edilmiştir.
Meclis Genel Kurulu’na çağrımız; Kanun Teklifi’nin, üst düzey yöneticiler ve belirli meslek grupları için yapılan iyileştirmeye ilave olarak, kamu görevlilerimizin bütününü kapsayacak, çalışanlar arasında ayrım yapmayacak şekilde tüm siyasi partilerin ortak kararıyla genişletilmesidir.
https://t.co/LwCoetfEFK