25 yıl önce milletimizin hizmetine adanmış bir yolculuk olarak başlayan AK Parti’miz, bugün Türkiye’nin dört bir yanında eserleriyle, hizmetleriyle ve milletimizin güçlü desteğiyle yoluna devam ediyor.
Çeyrek asırlık bu büyük hikâyede daha yapacak çok işimiz, Türkiye için kuracak daha büyük hayallerimiz var.
#BuDahaBaşlangıç 🇹🇷
En ufak meselede iktidar seçmenine “koyun” diyenler, önlerine konulan her adaya “tıpış tıpış” gidip oy verdiler.
Dünyanın en beceriksiz en ahlaksız adamları, kendilerini Atatürkçülük maskesi ile pazarladı, neredeyse sırtlarında taşıdılar.
Yetmedi… Mücadelenin en yoğun zamanında FETÖ’nün kayığına hiç düşünmeden bindiler, her algı operasyonunun peşine takıldılar.
O da yetmedi… Sırf iktidara zarar verme uğruna devlet kurumlarını itibarsızlaştırdılar; ne idüğü belirsiz dernekleri ise devletin alternatifi gibi pazarladılar.
Bugün oy verdikleri adama “hain” diyorlar.
Para yağdırdıkları adam ise dolandırıcılıkla suçlanıyor…
Millete “koyun” diyenler biraz olsun utanır mı?
Sanmam
Komedi adı altında Mustafa Kemal Atatürk'ün şahs-ı manevisi rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenlerle;
Komedi adı altında Alevi vatandaşlarımız rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenler;
Komedi adı altında İslamın kutsallarına hakaret edildiğinde, bir bakıyorsunuz ne var bunda ifade hürriyeti deyip, utanmadan üzerine iktidarı suçluyorlar.
Hadi oradan ikiyüzlüler!
Eskişehir Tepebaşı Belediyesi Özel Kalem Müdürü’nün eviymiş!
Her türlü yolsuzluğa, hırsızlığa, istismara açık “Belediye sistemi” acilen değiştirilmeli…
Belediyelere sıradan insanlar olarak gelip İngiliz Kraliyet ailesine mensup Lordlar gibi yaşıyorlar. Yazık bu milletin vergisine, emeğine…
İstifa eden Erdoğan’ın yakın koruması sebebini şöyle anlatıyor:
Bir cuma namazında Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Camii’ndeydik. Polis Mehmet’le karşılaştık. Hoş beşten sonra “Hayırdır, burada ne yapıyorsun?” dedik.
O da “Başkan Erdoğan burada, namazı burada kıldık; onu bekliyorum.” dedi.
Erdoğan’ın yakın korumasıydı Mehmet. Hem çok sağlam bir delikanlı hem de kardeşimiz olduğu için sevinmiştik; önemli bir konumda diye. Ama o gün bize görevini bırakacağını söyledi.
Necip de ben de “Yahu sen ne yapıyorsun, ne güzel başkanın yanı başındasın; hayır dua kazanırsın. Milyonlarca insan bu görev için yanıp tutuşuyor, bırakma bu görevi.” dedik.
25–27 yaşlarındaki cıva gibi sportmen, güçlü kuvvetli delikanlı aynen şunları söyledi:
“Abi, ben insanlıktan çıktım. Artık dayanamıyorum. Bu adam günde 2 ya da 3 saat bazen uyuyor, bazen uyumuyor. Gecesi gündüzü yok. Bir günde 2 ülkeye gidiyoruz, yurt içinde bir günde 3 ile gidiyoruz. Sürekli planlar, projeler; devlet liderleri geliyor, gidiyor. Ara sıra evine 3 saat uyumaya gidiyor, orada bile ya Genelkurmay Başkanı ya da MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la telefonla görüşüyor. Gecenin bir yarısı hiçbir devlet görevlisini uyutmuyor, görüntülü telekonferans yapıyor. Öyle bir tempo ki sürekli bir koşuşturma; hiç yerinde durmuyor. Onun mesaisine benim bedenim dayanmıyor. Ailemin, çocuğumun yüzünü göremez oldum. Hiçbir özel hayatım kalmadı. Bu koşuşturmaya normal bir insan dayanamaz abi. Erdoğan ise belki 30 yıldır hep aynı tempoda koşturup duruyor. Hangi can dayanır bu mesaiye? Onun temposunda koşturan ikinci bir şahsı tanıyanınız var mı? Dünyanın neresinde bu tempoda çalışan bir lider, iş adamı, bürokrat, memur, işçi, esnaf, ziraatçı var? İkinci bir şahsı tanıyanınız var mı?”
(Alıntı)
Seninleyiz Reis Yüzyılın Konut Projesi YANINDAYIZ ERDOĞAN
Atam olmasa şimdi birinin 4.karısı olurdun, tayt giyemezdin diyen ÇOMARların 4er tane sevgilileri var..
Ve bu rezilliği savunan insan dışı yaratıklar var…
Kahramanmaraş olayının olduğu günün akşamı şunu ertelemek yerine oynadılar. Sonra da gülerek kahkahalarla röportajlar verdiler.
Ya gerçekten çok duygusuzlar ama bir de millete akıl verirler!
Katliamın olduğu günün gecesi.
9 çocuk ve bir öğretmen öldürülmüş bir psikopat öğrenci tarafından.
Ve Gırgıriye müzikali(!)
Kimler var? Müjdat Gezen, Gülben Ergen, Uğur Dündar…Yok yok…
Vur patlasın çal oynasın.
Ve binlerce seyirci.
Kimin umurunda bu trajedi.
Videodaki Perran Kutman’dan “Dilber dansı” imiş.
Dansın adı “Son Durak” olsaydı daha uygun düşerdi.
Bir teröristin saçı için günlerce saç ördüler...
Ayla Hoca o gün normalde iş bırakma eylemindeydi, çocukları okulda görünce dayanamayıp sınıfa girdi.
Katil sapık öğrenci sınıfa girince öğrencileri zarar görmesin diye üstlerine kapandı.
Can kurtarırken canından oldu...
O da kadındı, anneydi, eşti, bir ana babanın kuzusuydu.
Hiçbir kadın derneği onun ismini anmadı,
hiçbir sol sendika dünkü yürüyüşte onu fotoğrafını taşımadı.
Çünkü onların ideolojilerine tersti, elinde silah yoktu,
kıyafeti uygun değildi, kullanışlı aparat olamazdı.
Bu ülkede acının bile rengi var, acının bile kıyafeti var da nedense üç beş çapulcunun istediği renk, hep ön plana çıkıyor.
Sonra hep o aynı kirli ağızlardan "Kutuplaştırma" masalları dinliyoruz.
Bakın burası çok önemli bir detay:
Kahramanmaraşta saldırının olduğu gün öğretmenler sendika eylemine katıldığı için sınıflarda öğretmenler yokmuş!!
5. sınıf öğrencileri sınıflarında tek başlarınaymış.
Ayla öğretmen ise o gün dersi olmamasına rağmen gönüllü olarak okula gitmiş.
O gün öğrencileri tek başına savunmasız bırakan öğretmenler de sorgulansın.
Maraş katilinin annesi ve ablası.
Koyu Kemalist bir aile...
Şimdi empati yapmalarını sağlamak için ben de eğitim iş'liler, Kamalistler, CHP’liler, solcular gibi yapacağım 👇
Annesi eğitim-iş'li, Eğitim-İş sendikası kapatılsın!
Aile kemalist, mevcut haliyle Kemalizm yasaklansın!
Katil çocuk LGBT eğilimli, LGBT kapatılsın, LGBT eğilimliler tutuklansın!
Katil çocuk, savaş oyunları oynuyormuş, oyunlar yasaklansın, oyun siteleri sahipleri tutuklansın.
Katil çocuk cep telefonu kullanıyormuş, çocuklara cep telefonu yasaklansın..
Katil çocuk sapkın sitelere giriyormuş, bütün sapkın siteler ve uygulamalar yasaklansın!
Katil çocuk Halk TV izliyor, Sözcü gazetesi okuyormuş, Halk TV ve Sözcü kapatılsın!
Katil çocuk Özgür Özel'i ve Ümit Özdağ'ı seviyormuş, Özgür Özel ve Ümit Özdağ tutuklansın😉
👏👏👏👏👏👏👏
Teşekkürler Erol Çam
Bu katil…
Kürt olsa Kürtlere saldıracaktınız.
Suriyeli olsa Araplara yüklenirdiniz.
Muhafazakâr olsa Müslümanlara kin kusardınız.
Ama bu katil “ilerici, çağdaş, Atatürkçü” bir aileden.
Hatta Lgbt eğilimli...
Eee şimdi ne olacak?
Aynı tepkiyi verecek misin?!
Nuray Ateş Düzgün:
“E ama bize şöyle dediler; İslam, Allah, Kitap, Sünnet...
Bunları çıkardığımızda muasır medeniyet
seviyesinde gençler elde edeceğiz. Ettik mi?”
Özgür Özel’in 31 Mart günü Bursa Büyükşehir Şehir Belediyesine yapılan operasyonla alakalı bir şey çok gücüne gitmiş.
31 Mart kedisi “Zafer’in” 😻 doğum günüymüş.
Tabi böyle bir olay olunca kedisinin doğum günü de güme gitmiş oluyor.
Ya Allah’ım sen bize akıl fikir ver: Koskoca muhalefet Partisi’nin liderinin veryansın yapayım derken kedisinin doğum gününü de araya sıkıştırması ne kadar ciddiyetsiz olduğunu bir kez daha gözlerin önüne seriyor.
Cumhuriyet savcıları da yani kedinin doğum gününü nasıl atlar😂😇😻
Buda ayrı bir anormal. :) Allah rızası için bir tedavi ettirsin. Dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir şeyi istiyor. Ayrıca çocuk bu dünyanın en önemli gerçeklerinden birisi. Sen de o zaman toplu taşımaya binme!