Şu cümleyi yine kurmak zorundayım: Cezaevine giriyorum.
Bu sabah kapım çalındı. İstanbul Anadolu 4. İnfaz Hâkimliği’nin bir kararı tebliğ edildi.
Özetle…
Bilen bilir, 15 Şubat 2022 tarihinde denetimli serbestlik tedbiriyle cezaevinden çıkmıştım. Oradaki risklerden biri, denetimli serbestlik süresi boyunca hakkımda dava açılmamasıydı. Kanun, geçtim ceza almayı hakkımda dava açılmasını bile tekrar cezaevine girmemle beni tehdit ediyordu.
Elbette ki, yazılarımdan ve açıklamalarımdan dolayı bu süre boyunca hakkımda birçok dava açıldı. 19 yıldır olduğu gibi, hayatımın önemli bir bölümünü adliyede geçirmek durumunda kaldım. Ancak bu davalar görmezden gelindi, yargı benim için “cezaevi hakkını” kullanmadı.
Ta ki…
“SS” kitabımızı yazdıktan sonra…
30 Mart 2023 tarihinde açılan bir dava gerekçe gösterildi ve açık cezaevine teslim olmam gerektiğine karar verildi. Yargıtay Üyesi Ömer Faruk Aydıner’in ismini kodlayarak Cumhuriyet’te kaleme aldığım köşeye dair açılan bu dava, 19 Nisan 2023’te verilen kararla cezaevine girmeme gerekçe gösterildi.
Hiç kuşkum yok ki “SS” kitabının intikamı alınıyor.
Avukatlarım “açık cezaevine girip, Covid-19 izni nedeniyle birkaç saat içinde çıkacağımı” söylüyor. Çarşamba günü gidip teslim olacağım.
Özetle, AKP döneminde çok kısa süreliğine de olsa dördüncü kez cezaevi yüzü göreceğim.
Sahi, neyi seçtiğimizin herkes farkında mı?
"Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.
Şayet bir gün çaresiz kalırsanız, kurtarıcı beklemeyin. Kurtarıcı kendiniz olun."
-Mustafa Kemal Atatürk
Hep güçlü kalalım ikinci tura da kalabilir dedim ama anlıyorum ki meğer bu kadar birinci turda bitsin denmesinin sebebi bizim tarafın tek atımlık enerjisiymiş. Daha kaybetmeden pes ettik, yazık.
ikinci turda sandık başında bulunmayan canını dişine takmayan sonuna kadar mücadele etmeyen bir kişi bile kalmamalı biraz sinir stres atın ama sonrasında size çok ihtiyacımız var nolur umudunuz kaybetmeyin daha hiçbir şey bitmedi
umutsuzluğa hala yer olmamalı bir dahaki seçimlere 5 sene yok sadece 13 gün var biliyorum moraliniz bozuk sinirlisiniz şaşkınsınız ama hiçbir şey bitmiş değil bu 13 günlük süreçte muhalefet şirinliği bırakıp daha sert olmalı tuttuğunu koparacak düzeyde akpye saldırmalı susmamalı
Sevgili Halkım, dünden bu yana aralıksız çalışıyoruz. Sakın ola ki bir ümitsizliğe kapılmayın. Ben dik duracağım. Olan bitene dair net tespitlerimi size anlatacağım. Sonrasında da ayağa kalkıp hep birlikte bu seçimi alacağız. Her şeyin sonunda, sadece milletimizin dediği olacak.