Türkiye f.tö dedikçe Türkiye’ye bela veriyor. En son İstanbul’da sokaklarda arabalar yerine kayıklar transfer yapıyor. Ha gayret ülkeyi yok edeceksiniz az kaldı.
Ablanın yaşı başı gitmiş , kafasındaki kurgularla kendisini avutmaya çalışıyor. Bizim batıdaki pozisyonlarımızı görse uykuları kaçacak. Olsun o da öyle tatmin oluyor.
Hayalleriniz öyleydi; hepimizi tuvalet temizlerken, sürünürken vs. görmek.
Ama Allah üst düzey kurumda iş nasip etti. Bir de sizin fon fon donunuza kadar soyulduğunuzu görmeyi :)
2001 krizinde Türkiye soyulmuştu. Ahmet Ertürk adlı bir TMSF Başkanı vardı. Banka soyguncularının peşine düştü bu muhteşem adam. Dünyanın neresine kaçarlarsa kaçsınlar, hepsini buldu, ümüklerine çöktü ve milletin parasını söktü aldı, devlete geri getirdi.
Şimdi benzer bir soygunla karşı karşıyayız. Hükümete tavsiyem: bulun Ahmet Ertürk’ü, kabul etmez ama görev teklif edin. Hiç olmazsa tavsiye alın. Size dev bir tecrübe aktaracaktır. Şayet bu soygunun üzerine gitme niyetiniz varsa…!
Dinin ayrıntılarını sizinle tartışacak bilgiye sahip değilim ama Arap dini dediğin dininde öyle bir insan tarafından uydurulan bir şey olduğu gibi durmuyor.
@ikalas53 Örneğin, siyasetten önce başı açık kadın kapansa, içici içkiyi bırakmış gibi yapsa, dediğiniz gibi derdim. Ama bu adamlar gibi çekirdekten "dindar" olan ve böyle perçinlenmiş kişiler için böyle konuşursanız, size Arap dinini kurtarmak için derdiniz nedir diye sorarım!
Bu dindar camiadaki ağırlıklı ortalama rezalet çürümeyi düşünüyorum.
Bir din öğretisi nasıl bu kadar çürütür insan oğlunu?
Nasıl bir dindir ki insanı bilerek ve isteyerek bu kadar kötü yapabiliyor? Bina imkan, fetva, yorumu sağlayabiliyor?
Çocuklarınızı uzak tutun.
17/25 aralık polislerinin ortaya çıkardığı hırsızlıklara bu millet ses çıkarsaydı bugün rejimin yaptığı bu fon vurgununu yaşamayacaktı. Allah bir fırsat verdi bu ülkeye değerlendiremediler Cenabı Allah da Rezaa’nın 8 milyar dolarlık rüşvetini Gözyuman millete 20 milyar dolarlık bir tokatla cevap verdi on yıl sonra
Kesinlikle haklısın. Bunun giyimine karışmayacak birisi ile evlenmesi lazım. Ama biz Türk erkeleri öyle yetişmiyoruz. En seküleri bile yeri gelince karışmadan edemiyor. Biz erkekleride anlayın istiyoruzki bir tek bizim olsun. Kimse ilişmesin.
Sizi soyan tiplere bak Fatma Betül Sayan Kaya, Zehra Taşkesenlioğlu gibi gudubet gudubet tipler.
Ulan eskiden Uzanlar gibi klas tipler tarafından soyuluyorduk enteresan hikayeleri, orjinal yaşam tarzları vardı.
Bunlar sizi soyup soyup, kabeden poz atıyor.
Hukuktan ayrılıp tıpa geçen biri olarak , tıp bir hastalıktır, yapsan olmaz, yapmasan olmaz. Arafta kalırsın. İnsani tarafın ağırbasarsa az bir para ile yaptığın iyiliklerle kendini avutursun .Gerçi bütün mesleklerde aynı durum söz konusu olur.Fakat kişişel planda büyük para zor
Hukuk fakültesine 1986 yılında girdim. Lise FKB mezunuyum ve çoğu tıp fakültesini tutan bir sayısal puan almıştım. Okulumuza (o zamanki puanlama sitemine göre) 650 fen puanı ile ÖYS derece yapmış bir çocuk girmişti. Hepimiz, "Bilgisayar mühendisliği bari yazsaydın, ne işin var bu puanla hukukta?" demiştik. "Petroçelli yüzünden avukat olmak istedim" demişti. İdealistmiş bir anlamda. Şimdi hâlâ öyle mi düşünüyordur bilmiyorum ama bizim hukukta isteyen herkes tıp fakültesine de girmiş olabilirdi, çünkü hemen hemen herkes zaten sayısal mezunuydu ve önce okulları tercih ediyorduk, sonra sınava giriyorduk. Yani gerçekten hukukçu olmak isteyenler giriyordu hukuk fakültesine. Bundaki amaç da genel olarak 6 yıl tıpta oyalanmak yerine 4 yılda okulu bitirip (ki daha okuldayken çalışmaya başlardı zaten çoğu öğrenci) iş aramaya da gerek kalmadan mesleki kimliği edinmek ve iyi para kazanmaya başlamaktı. Nitekim avukatın kazancında üst limit olmaz. Bunu söyleyen de gençlik yıllarımda tanıdığım bir kadın-doğum uzmanıydı. "Sizde kazancın üst limiti yok, tek davadan milyon dolar da kazanabilirsiniz, bense canım çıkasıya hasta bakar ve ameliyat yaparken öncelikle bedensel limite takılıyorum, sonra da parasal, o yüzden de hukuk okuyup avukatlık yapmayı düşünüyorum" derdi. Nitekim de genel olarak haklıydı. Misal bir masa bir sandalye koyduğu ofisinde aldığı tek arazi davasını halledip 3 milyon USD civarı bir vekalet ücreti kazandıktan sonra daha 28 yaş gibi rölantiye çekilip dünya turuna falan çıkan bir avukat arkadaşım vardı. Demem o ki, saçma bir kıyaslama bu ve genelleme yapmanın da lüzumu yok, özel üniversiteler ve online dersler sayesinde isteyen hukukçu kolaylıkla bir özel tıp fakültesini bitirebilir ama insan üşenir yani, tıp fakültesi ağırdır, bezdirir. Onun yerine salt CMK veya arabuluculuk yapmak bile baya bir para kazandırır avukata. İnsanları iyileştirmek gibi ulvi bir amacı ergenlikte edinmeyen biri için sonradan ne gereği var ki o kadar eziyeti çekmenin...
Not: Hukukta da "masumları savunmak" gibi ulvi bir amaç olabilir tabii...
Birkaç gün önce Kaşif Kozinoğlu’nun Doğu Perinçek’in emriyle Hasan Atilla Uğur tarafından zehirlenerek öldürüldüğünü yıllardır dile getiren Semih Tufan Gülaltay’a suikast yapılmak üzereyken MİT’in bu kişilere baskın yaptığını biliyor muydunuz?! İki torbacıya ya da kermeslere giden başörtülü bacılara operasyon yapınca yeri göğü inleten İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlı’ğında neden ÇIT çıkmıyor? @cevheriguven yine büyük bir olayı ortaya çıkarmış.Birkaç gün önce Milli İstihbarat Teşkilatı bir suikast timine baskın yaptı ve bu suikast timinin üyelerinin hepsi gözaltına alındılar.
Asansör firması çalışanı kıyafeti giymiş bu suikast timi, Semih Tufan Gülaltay isimli önemli bir kişiyi öldürmek için ağır makineli tüfeklerle birlikte hazırlık yapıyorlardı. Ve bunlar suikastten bir saat önce gözaltına alındılar.
Ve Semih Tufan Gülaltay, son günlerin çok popüler konusu olan Kaşif Kozinoğlu’nun öldürülmesi ya da Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü olayıyla ilgili 6-7 yıldır Kaşif Kozinoğlu’nu Doğu Perinçek ve Hasan Atilla Uğur’un zehirleyerek öldürdüğünü iddia eden kişi; en başından beri zehir ve hap konusunu dile getiren kişi.
https://t.co/eTFl7BwLx3